![]() Sıtkı
Uluç
Mart 2006 |
Internet baskısı için
birkaç cümle...
"Gizli Servis Öyküleri"ni, 70'li yıllarda yaşadıklarım, 80'li yıllarda
araştırdıklarımla yazmıştım. Bu bir roman değil, belgesel...
Aradan yıllar geçti, servisler ve yöntemleri biraz değişti, bu servislerin bazıları yok olup gitti. Ama bu kitap "referans" olarak kalmayı sürdürüyor. Belçika'da Fehriye Erdal skandalını yaşadığımız bugünlerde Türkiye'den pek çok meslekdaş ve okuyucu beni arayıp kitabı piyasada bulamadıklarından yakındılar ve Belçika İstihbarat Servisi'nin yıllar önce yazılmış maceralarını hatırlamak istediklerini söylediler. Bu kitap sadece bir baskı yaptı. Hemen, hepsi satıldı ama yayımevi baskıya devam etmedi. "Baskı gördüğü için baskıya devam etmediği" ileri sürüldü, inanmadım. Ben hiç baskı görmedim. Sadece, bu kitabı yazabildiğime ve bir sorunla karşılaşmadığıma göre, benim de bir "ajan" olduğumu anlatanları gördüm... İyi eğlendim doğrusu... İşin komik tarafı, buna inananların başında rahmetli kayınvalidem Nilgün Kışlalı geliyordu !.. (Bunun hikayesini de "İki Türk'ün Ölümü"nde uzun uzun anlattım...) Beni etkileyen bir küçük hikaye var bu kitapla ilgili: Kitabın girişinde, "İstihbaratçı dilberler" bölümünde anlattıklarıma herkes inanmamıştı. Aradan yıllar geçti, Doğu Bloku çöktü... Bir gün, Brüksel'e bir telefon geldi. Telefondaki kişi, "Sizin kitabınızın Bulgaristan bölümünü film senaryosuna çevirmek istiyoruz" dedi, Sofya'dan arıyordu. "O bölüme herkes inanmadı, siz neden inandınız?" diye sordum. Yanıtı hoşuma gitmişti: "Yazdıklarınızın hepsinin doğruluğundan eminiz. Verdiğiniz isimleri, adresleri; anlattığınız yer ve olayları biliyoruz. Bulgaristan'ın o dönemini iyi biliyoruz. Yaşadıklarınızın belgelerini de bulduk. Biz hazırız..." Film çevirdiler Bulgaristan'da... 30 küsür yıldır yaşadığım ve çalıştığım Belçika'ya gelince... Belçika İstihbarat Servisi'nin ismi dışında pek bir şeyinin değişmediğini, Erdal olayından anlamak mümkün... Yıllar geçti ama rahmetli Prof. Ahmet Taner Kışlalı'nın önsözde yazdığı gibi, dünya değişiyor, dostluklar, düşmanlıklar yer değiştiriyor, "servis"ler önemlerini korumayı sürdürüyor. Bu kitaptaki somut örnekler eskimedi, benzerlerini bugün de yaşıyoruz. Sıtkı Uluç - Mart 2006 |