
![]() Sıtkı
Uluç
27 Kasım 2005 |
Devlet Bakanı Emir Kır
olayına dikkat !..
Son haftalarda yaşanan “Emir Kır olayı” ilginç bir örnek. Belçika dışından okuyucular için kısa bir bilgi: Yurtdışındaki Türkler arasından (şimdilik) çıkan tek “Bakan” Belçika’da... Brüksel hükümetinde “Devlet Bakanı” Emir Kır... Sosyalist Parti’den... Afyon’un Emirdağ ilçesinden gelenler arasından... Çok iyi yetişmiş, akıllı ve yetenekeli bir genç... “Türk asıllı” bir Türk oğlu Türk “Belçikalı”... Tipini, görüşlerini, yaptığı işleri merak edenler ayrıntıları “Anadolu” sitesinin “Kim kimdir?” bölümünden elde edebilirler. Ben şu kadarını söyleyeyim: Bu genç politikacı “tesadüfen” Bakan olmadı. Mücadelesi, “Türk kimliğine dost kazandırmak...” O, “Belçikalı bir Bakan” ve adı Emir Kır ! Bu kadar basit ! Emir Kır Bakanlığa atanmasından bu yana sürekli saldırılara ve iftiralara hedef oluyor. Başlangıçta, sayıları Türklerden fazla olduğu halde Bakan çıkaramayan Arap kardeşler bu atamaya bozulup tatsızlık çıkardılar. Bunlar pek önemli değildi... Ama Emir Kır görevinde çok başarılı olunca, Türk toplumu ve Türkiye açısından da çok “pozitif bir imaj” yansıtınca düşmanları arttı. Ermeni lobisine karşı zorlu bir mücadele verdik bu yıl... Soykırım iddialarını yasallaştırıp, bu iddiaları reddedenleri “inkarcı” diye mahkeme kararlarıyla cezalandırmayı hedeflediler ama bu hedeflerine ulaşamadılar. Müthiş bir kuyruk acısıyla Türk toplumuna karşı saldırıya geçtiler. Bayrak yakıp kışkırtmalarda bulundular. Bu arada, Türk toplumunun “sembollerine”, Türkleri iyi temsil edenlere de saldırıyorlar. Emir Kır en başta hedefleri... “Türk asıllı” bir “Bakan”ın başarılı olmasına, adının giderek duyulmasına ve saygınlık kazanmasına tahammülleri yok. Kır’a, “inkarcı”, “sahtekâr”, “yalancı” dediler. İstifasını istediler. Hiçbir yasal tanımı ve tanınmışlığı olmayan sözde Ermeni soykırımının adının “Türk asıllı Bakan” ağzından teleffuzunu duymayı beklediler. Sözde liberal eğilimli “Mouvement Reformateur” (MR) partisinin başkanını ve önemli bir bölümünü arkasına almış olan Ermeni diasporası, Emir Kır’ı hedef alarak Türk toplumuna ve Türkiye’ye zarar vermenin yollarını aramayı sürdürüyor. Basının da alet edildiğin müthiş bir karalama kampanyası aylardır devam ediyor. Zirvedeki “Türk”ü aşağı indirmek istiyorlar. Ben bu yazıyı, “Aman, Ermeni diasporasına dikkat edelim” diyerek bitirmek isterdim. Ne yazık ki, Emir Kır’a saldıranlar sadece bunlar değil ! Saldıranlar arasında Türkler de var ! Ermeni lobisine alet olanlar var ! Siyasi rekabet anlaşılabilir... Hele Türkleri “soykırımcı” ilan eden ve Ermeni lobisine tam destek yemini etmiş olan, bunu da hiç saklamayan sözde liberal parti MR’in hizmetindeki Türk asıllı adayların sıkıntıları gayet doğaldır. Böyle bir partiye, bütün yaşananlardan sonra hizmet vermeyi sürdüren “Türk asıllı” politikacılar “vicdanen ve siyaseten” elbette zor durumdalar. Böylesine şiddetli bir şekilde Türkiye ve Türk düşmanlığı yapan bir partiye nasıl hâlâ hizmet verdiklerini, neden hâlâ istifa etmediklerini ben anlamıyorum. Gelecek seçimlerde, Türk asıllı seçmenlerine “inkarcı”, “soykırımcı” diyen, sözde soykırımı kabul etmeyenleri hapislere atmaktan söz eden bir parti için nasıl oy isteyecekleri merakla bekleniyor. Emir Kır’a saldıran Ermeni diasporasının yanında ve arkasında MR neredeyse tam kadro ! Bunun demokratik hesaplaşması da gelecek yıl, yerel seçimlerde, ardından genel seçimlerde yaşanacak. Türk toplumu bu kalleşliği şüphesiz unutmayacak, söyleyeceğini sandık başında söyleyecek. Diğer partilerden, siyasi emellerle Emir Kır’ı yıpratmak isteyen “Türk asıllı” politikacıların olması da doğal sayılabilir. Siyaset böyle bir şey... Aşırı sağcı partiler, Emir Kır aleyhinde “Türkçe” bildiriler dağıtarak kampanya düzenlediler, bu bile “normal” karşılanabilir. Kır'a "beyaz pudralı" zarf gönderenler, bu şekilde fiziki saldırılara başlayanlar daha da vahim! Türk toplumunun içinden çıkıp gelen bazı saldırıları izah etmek ise çok zor. “Biz adam olmayız” demek, “Ermeni lobisine karşı zayıf kalıyoruz” diye feryad etmek çözüm değil... Her toplumun cahili, mikrobu, haini, satılmışı vardır. Türkiye’nin ve Türk toplumunun her zaman çok kıskananı, çok düşmanı olmuştur. Türkiye insanıyla, potansiyeliyle, kültürüyle, eğitimiyle, ekonomisiyle böylesine süratli geliştikçe, bunların sayısı artmaktadır. Bütün bunları, sadece dikkat çekmek için yazdım. “Türk asıllı” Bakan Emir Kır, Ermenilerin, bazı Arapların ve maalesef birkaç da Türk’ün hedef tahtası oldu. Bunun tek nedeni “Türk asıllı” olmasıdır ! Başarıları ve yetenekleriyle “Türk imajını” güçlendirmesidir ! “Sembol” olması, “örnek” olmasıdır ! Türklerin artık neleri başarmakta olduğunu kanıtlamasıdır ! Emir Kır elbette tek değildir ama “zirvedeki temsilcimiz”dir. Belçika’da çok saygın, başarılı “Türk asıllı” politikacılar var. Seçildikten sonra “yan gelip yatanlar” da var elbette... Ben diyorum ki, bugünlerde en yakından izlenmesi gereken, Emir Kır’ın durumudur. Eğer o’nu zirveden indirmeyi başarabilirlerse, Türkiye'ye ve Türk toplumuna bir darbe daha vurabilmiş, zarar verebilmiş olacaklar. Hedefleri budur. Uyumayalım, tepkisiz ve dayanışmasız kalmayalım. Yoksa kötü olacak. Son pişmanlık fayda etmez. |