
![]() Dolunay
Uluç - Kışlalı Aralık 2005 Diğer yazıları
Kadın Sözü Kemalist Mücadele Ulusal Egemenlik Kışkırtmalar boşuna Besoin de connaitre la réalité |
"Gölge etme, başka
ihsan istemem..."
Meğer Anadolu dergisinin ne kadar çok izleyeni, okuyanı, bekleyeni varmış !.. Biz maddi sorunlardan bıkıp derginin baskılarını ve dağıtımını askıya alınca “yardım ve destek” önerileri de birbirini izledi. Ama artık çok geç... Sadece paramız değil, “pilimiz” bitti... Bundan böyle “Anadolu” ekibini www.anadolu.be sitesinden izleyebileceksiniz. Çalışmalarımız sürüyor. Yine güvenilir, saygın bir basın ve iletişim organı olarak... Belçika’daki Türk toplumunun önemli bir kesimini temsil ederek... Bugüne kadar, 10 yıllık emeklerden gelen itibarı değerlendirerek... “Anadolu”, bir “çatı” haline geldi. Altında ve çevresinde hem Türkleri, hem dost Belçikalıları toplayan, dernekleri ve sivil toplum örgütlerini kucaklayan, Türkiye’yi ve Türkleri tanıtan, savunan bir çatı... Yolu, çizgisi, ilkeleri her zaman belli olan bir kurum... Internet sitemiz çok süratle gelişiyor. Bizim ekip karşılıksız emek ve hizmet vermeye alışkın. Dergi baskı masrafları olmayınca ve arkamızda birkaç güvenilir sponsor bulununca, bu işleri çabuk ve süratle yoluna sokabileceğiz. Yine yararlı, farklı ve kaliteli bir hizmet sunacağız. Batı Avrupa’da Türkiye’yi ve Türkleri sağlıklı, onurlu, akıllı bir şekilde temsil edecek kurumlara, basın organlarına, derneklere hep ihtiyaç var. Artık “kendimiz için bir şey istemediğimize göre”, daha açık söyleyebilirim: Oturdukları yerden ahkâm kesip, sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına katılmayan ve onlara destek vermeyenler ayıp ediyorlar. Lütfen, bari sussunlar... Dergilere, sitelere, derneklere spronsor olmak, destek sağlamak için veya ticari amaçla ilan verip parasını ödemeyenler utansınlar. Sözlerini tutmayanlar da.. Teşhir edilmeye değmeyecek kadar küçükler... “Anadolu” için “Devletten para alıyorlar” dedikodularını çıkaranlar da, “iflas ettiler” diyenler de duyuldu. Biz bir işi Devlet’e külfet olmadan yapmanın mücadelesini verdik ama şimdi Devlet’e diyorum ki, bu tür hizmetleri verenlere bir şekilde destek olun çünkü karşıdakilerin çok parası var ! “Karşıdakiler” dediğim, laiklik ve cumhuriyet karşıtı aşırı dinciler, terör örgütleri, Türkiye’yi ve Türk toplumunu bölerek tekerlere çomak sokmak isteyenler, Ermeni diasporası vs. vs... Türkiye’nin ve Türk toplumunun gelişmesini, böylesine hızlı büyümesini, enerjisini, potansiyelini, gençliğini hazmedemeyenler çok fazla... Batı Avrupa kamuoyuna kendimizi ve ülkemizi tanıtalım derken, bizleri kötü tanıtma mücadelesi verenlerin varlığını çok iyi görüyor, yaşıyoruz. Ne kadar çok düşmanımız var! Ne kadar az ve kötü tanınıyoruz ! Ve en kötüsü, biz kendimizi ve ülkemizi ne kadar az biliyor, ne kadar az tanıyoruz !.. Biz artık kimseden “ilan”, “sponsorluk”, “destek” istemek durumunda olmamanın rahatlığıyla çalışıyoruz. Sponsorlarımız küçük maddi ihtiyaçları karşılıyor, gerisi arkadaşlarımızın paha biçilmez gönüllü hizmetleridir... Ama deneyimlerle konuşabiliyorum ve işadamlarına, bürokratlara diyorum ki, “Türkiye’yi ve toplumumuzu güzel savunanlara destek verin. Buna çok ihtiyaç var ve bunu herkes yapamaz. Destek verin ki, sonradan pişman olmayın. Meyve veren ağaçlar hep taşlanıyor, dedikodulara kulak asmayın, yapılan işe ve sonuçlarına bakın.” “Anadolu sustu” diye kimse sevinmesin, biz susmayız... İçimizdeki insan ve memleket sevgisi körelmez, biz durmayız... Dostlar bize sitem etmesinler, elimizden geleni yaptık ve yapıyoruz. Kimseye para-pul borçlu değiliz ama ülkemize, Ata’mıza, şehitlerimize, toplumumuza vefa borcumuz hep var. Laik Cumhuriyet dev adımlarla büyüyor, gelişiyor; giderek ufalanan kıskanç bir Batı Avrupa grubuna inatla... Türkiye ve Türk insanı coşkulu, zengin bir geleceğe yönelmiş. Bu çorbada biraz tuzumuz olsun istiyoruz. Türkiyemize ve sevgili insanlarımıza hizmet için biz hep varız. Buna katılmayanlara ise söylenecek tek söz var: “Gölge etme, başka ihsan istemem...” |