“Anadolu” dergisi tarafından Belçika Başbakanı’na, Hükümet üyelerine ve tüm parlamenterlere gönderilen mektup




Brüksel, 3 Mayıs 2005


Konu: 23 Mart 1995 tarihli yasaya O. Maingain tarafından verilen değişiklik önergesi...

Sayın Başbakan,
Sayın Hükümet Üyeleri,
Sayın Parlamenterler,
Sayın Bayanlar ve Baylar,


Belçika’da yayımladığımız “Anadolu” isimli aylık dergiyi muhtemelen tanıyorsunuz. (www.anadolu.be) Kazanç amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütü olarak, 10 yıla yakın bir süredir Belçika’daki yabancıların ve özellikle Türk asıllıların uyum çabalarına ve vatanlarımız olarak algıladığımız Türkiye ile Belçika’nın ikili ilişkilerine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Endişelerimizi paylaşmak amacıyla size bu mektubu yazıyoruz.


Endişelerimiz, Sayın Maingain tarafından, 23 Mart 1995 tarihli, İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman nasyonal sosyalist rejim tarafından gerçekleştirilen soykırımın inkâr edilmesini, önemsiz gösterilmesini, haklı ve yerinde bulunmasını cezalandırmaya yönelik yasaya ilişkin olarak sunulan değişiklik önergesinden kaynaklanmaktadır. Bu önerge, yasa kapsamına sözde Ermeni soykırımını da sokmayı hedeflemektedir.


Sayın parlamenterin bu “soykırım” iddiasını desteklemek için siyasi olmayan hangi tarihi ve görsel kanıtları temel aldığını bilmek isterdik ancak yargılamak bize düşmez. Biz de, onbinlerce Ermeni, Türk ve diğer insanların ölümüne neden olan son derece trajik olayların yaşandığı bu dönem hakkında uzman tarihçiler tarafından daha iyi aydınlatılmayı arzu edenlerdeniz. Bu nedenle, Ankara’nın söz konusu dosyayı tarafsız tarihçilerin ellerine teslim etmek ve devlet arşivlerini açmak önerisini memnuniyetle karşıladık. Gerçeklerin öğrenilmesini ve kabul edilmesini istiyor, buna ancak, kaynağı ne olursa olsun, siyasi müdaheleler dışında ulaşılabileceğini düşünüyoruz.


Size bir alarm sinyali göndermek için yazıyoruz çünkü söz konusu değişiklik önergesi ve tarihi bir konuya siyasi çözüm aranması girişimi, Türk toplumunun uyumu ve Türkiye-Belçika ilişkilerinin sağlıklı gidişatı yönünde çabalarımızı son derece olumsuz etkileyecektir. Belçika’daki Türk toplumu bünyesinde giderek büyüyen bir rahatsızlık gözlemliyoruz. Bu toplum, bir Devlet’e ve Ulus’a karşı büyük bir haksızlık, yargısız infaz yapıldığı görüşündedir. Bu toplum, söz konusu girişim yüzünden yaralanmaktadır, hayal kırıklığına uğramaktadır ve kızgındır.


Türkiye’nin daha fazla demokrasi için önemli adımlar attığı; siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin gayet iyi gittiği; Belçika’daki Türklerin ve Türk asıllıların bu ülke toplumuyla ahenk içinde yaşadığı ve uyum çabalarını hızlandırdığı bir dönemde hiç kimsenin, isteyerek veya istemeyerek, iki vatanımız arasındaki ilişkileri bozmaya yönelik kışkırtmaları desteklemek isteyeceğini düşünmüyoruz.


Bu çağrımızı dikkate almanızı ve Türkiye-Belçika ilişkilerinin daha da gelişmesine, Türk toplumunun uyumuna yönelik çalışmalarımıza destek vermeyi sürdürmenizi rica ediyoruz.


Sizi, Belçika’da mutlu yaşayan Türkleri, Türkiye’de mutlu yaşayan Ermenileri düşünmeye çağırıyoruz. Sizi, tarihi gerçekleri bilmek arzusunda olan tüm bu insanlar adına, bilimsel ve tarihi araştırmaları desteklemeye çağırıyoruz. Sizi, daha geçen hafta Brüksel’de Türk bayrağı yakarak, hassasiyeti gayet iyi bilinen Türk toplumunu kışkırtma girişiminde bulunanları desteklememeye çağırıyoruz. İki vatanımızda üzücü olaylara şahit olmak, ilişkilerin kötüleştiğini görmek istemiyoruz. Ve bu tür sapmaların önüne geçilmesinde rol oynayabilecek konumda olduğunuzu düşünüyoruz.


Bölmek ve kışkırtmak yerine, yapacağımız, paylaşacağımız, engelleyeceğimiz, keşfedeceğimiz çok şey var.


Saygılarımızla.


Anadolu ASBL ekibi

anadolu@anadolu.be