|
İzmir
Büyükşehir ve Seferihisar belediyelerinin
ortaklaşa düzenledikleri “Kültürler Buluşması”, tüm
Türkiye’ye örnek olacak bir etkinlikti. Farklı
kültürlerin ayrılık değil zenginleştirme
nedeni olduğunu kanıtlayan bu “barış hareketi”, Hakkari’de
yaşanan ve tüm yurdu mateme boğan terör
yüzünden yarım kaldı.
Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden
gelerek Seferihisar’ı oluşturan farklı
kültürlere sahip insanların birbirlerini
tanımalarının, kaynaşmalarının amaçlandığı
etkinliklerde, farklılıklardan yola çıkarak
benzerlikleri bulmak, bir arada yaşamanın zenginliğini
keşfetmek ve toplumsal barışa katkı koymak
hedefleniyordu. Afyonlular, Ahıska Türkleri, Doğu
ve Güneydoğu Anadolulular, Karadenizliler,
Tokatlılar, Yozgatlılar bu yıl ön plandaydı. Bir
çeşit kucaklaşma… Seferihisar Belediye Başkanı
Tunç Soyer’in yapıcı inisiyatiflerinden biri…
Kortej yürüyüşü, açılış
töreni, Ahıska Türklerinin mantısı, yerel
sanatçılar, halk oyunları, fener alayı,
Tokatlıların nohutlu pilavı, yöresel kıyafetler,
şarkılar, türküler, şiirler, Karadeniz horonu
ve hamsisi, Yozgat’ın testi kebabı, renkli sahneler…
Başkan
Soyer, barış, kültürel zenginlik, kardeşlik ve
kucaklaşma mesajlarının Seferihisar’dan hareketle
tüm Türkiye’ye aktarılmasından duyduğu
mutluluğu anlattı,
“Farklı kültürler bizim en büyük
zenginliğimiz. İşte biz Seferihisar’da olmaz denilen
bir olayı ikinci kez başarıyoruz ve tüm
Türkiye’ye sesleniyoruz. Etnik kökenimiz ne
olursa olsun, biz hep birlikte yaşamaktan mutluyuz.
Hepimiz Seferihisarlıyız, hepimiz Türkiyeliyiz.
Bu bir barış projesi. Anayasa tartışması uzunca
süre hepimizin gündeminde olacak. Bu
anayasanın omurgası barış ve toplumsal uzlaşma olmak
zorunda. Biz Seferihisar olarak,
küçücük bir ilçe olarak
geçen yıl başladığımız bu yolculuğun, Anayasa
tartışmalarına da katkısı olacağını
düşünmeye ve görmeye başladık.
Türkiye'nin en çok ihtiyacı olan şey
barış. Bunu sağlamak için geçen yıl
yaptığımız işi bu yıl daha da büyüterek
gerçekleştiriyoruz. Barışı dile getirmenin
binlerce yolu olabilir. Elbette gülüp
eğleneceğiz, kol kola gireceğiz, ama istiyoruz ki
buradan bütün Türkiye'ye
güçlü bir barış mesajı gitsin”
dedi.
Katılımcılar arasında bulunan İzmir Milletvekili Musa
Çam, “ Şu günlerde en çok ihtiyacımız
olan dostluk, kardeşlik mesajlarının verildiği bu
etkinliğin” önemine değinirken, “Her belediye başkanı yol
yapar, park yapar. Ama bu tip organizasyonları herkes
başaramaz” diyordu.
İlk gecenin sahibi Ahıska Türkleri Derneği’nin
Başkanı Ahmet Mirza,
“Geçen yıl ilk kez yaptığımız etkinlikte ne
kadar büyük zenginliğimiz olduğunu anladık.
İşte biz Seferihisar’da dilimiz, dinimiz, etnik
kökenimiz ne olursa olsun kardeşçe
yaşabiliyoruz. Bu da tüm Türkiye’ye
örnek olsun” derken, Tokatlılar Derneği
Başkanı İsmail Bazen, “Tarihten
beri en önemli özelliğimiz birlik,
beraberlik içerisinde tek vücut
olmamızdır. Bu yüzden bizi kimse yıkamamış. Şimdi
bizim de gelecek nesillere aynı birlik, beraberliği
bırakmamız gerekiyor. Bu etkinlik bu anlamda
çok önemli” sözleriyle alkış
topluyordu.
Karadenizliler Derneği Başkanı Mustafa Ulu, bu
etkinliklerde herkesi birbirine tanıştırmak,
kaynaştırmak, örf ve adetlerini birbirine tanıtmak
hedefine
dikkat çekerken,
“Tek bir amacımız var, hepimiz Türk Bayrağı’nın
altında Türkiye Cumhuriyeti için
çalışan, bu vatan için canını veren
insanlar olarak buradayız” dedi.
Yozgatlılar Derneği Başkanı Tekin Bucak da, “Barış” teması
üzerine vurgu yaptı ve “Türk Milleti’nin özünde var
olan kardeşliği pekiştirmek ve gelecek nesillere
taşımak istiyoruz. Biz Seferihisar’da böyle
yaşıyoruz, tüm Türkiye’ye yayılsın
istiyoruz” dedi.
Her şey çok güzeldi, coşkuluydu. Mesajlar
çok netti. Ama, 18 Ekim 2011’de, tam da, “Doğu ve Güneydoğu
Anadolulular Gecesi” ile etkinliklere devam
edilecekken, Doğu ve Güneydoğu Anadolulular adına
konuşan Ahmet Hacıibrahimoğlu; “Bizler Tokatlıyız, Afyonluyuz,
Diyarbakırlıyız, Ahıska Türk’üyüz, hep
birlikte Seferihisarlıyız, Türkiyeliyiz. Her şey
Türkiye için” derken, Hakkari’den
terör haberi geldi, Seferihisar’dan yansıyan barış
ve kucaklaşma çağrılarına inat !.. 24 Şehit, pek
çok yaralı… Bir hain saldırı daha, bir barış
sabotajı daha…
Ve Türkiye’nin mateme boğulmasıyla, barış,
kardeşlik, kültürel zenginlik, kucaklaşma
mesajlarının verildiği etkinlikler askıya alındı.
|