Cittaslow’un ana amacı, acele etmeden, her
şeyi doyasıya ve tadında; geçmişin getirdiği
tarihsel, kültürel ve çevresel
mirası hissederek; daha insani, daha çevreci;
düne, bugüne ve gelecek nesillere
saygılı olarak yaşamaktır. Yaşadığınız kenti, orada
yaşayan veya ziyarete gelen
insanları önemsemek, çevreyi korumak,
yerel özellikleri ve ürünleri öne
çıkarmak, tüm şehirlerin aynılaşmasına
karşı çıkmak ve her bir şehri kendi
özgünlüğü ile desteklemek bu
düşüncenin temelini oluşturmaktadır.
Sakin
Kent (Cittaslow) gelişimi, 1999 yılında
İtalya’da kurulan Cittaslow Birliği ile dünyada
yükselen bir akım halini
almıştır. İtalya’da başlayıp tüm dünyaya
yayılmaya başlayan Sakin Kentler
kendine özgü yerel özelliklerin ön
plana çıktığı bir gelişim modelidir.
Yerel ürünler, el sanatları,
kültürel öğeler, yöresel
restoranlar, bozulmamış
doğa manzaraları, insan dokusu, sanatsal mekânlar,
küçük pansiyon tarzındaki
oteller eski zamanların nostaljisini yaşamak isteyenler
için çok uygun
alternatifler sunuyor. Yeni ve alternatif bir yaşam’ın
felsefesi, Cittaslow
kriterleri ile paralellik taşımaktadır.
Çünkü Cittaslow aslında bir
düşünme
yöntemidir.
Henüz 10 yıl gibi
yeni sayılabilecek bir
geçmişi olan bu gelişim modeli İtalya, İspanya,
İngiltere, Almanya, Norveç,
Hollanda, Portekiz, Belçika, Güney
Kore ve Avustralya gibi ülkelerde
özellikle belediyeler ve şehirler düzeyinde
giderek genişleyen bir
ağa sahiptir. Birlik tarafından belirlenen toplam
altmış kıstas
bulunmaktadır. Bu kıstaslar arasında hava, toprak, su
temizliği, yenilenebilir
enerji kullanımı, yeşil alanlar ve standartlaşma karşıtı
‘özgünlük anlayışı’ en
başta gelmektedir.
Tüm sakin kentler
Seferihisar’daki gibi salyangoz
sembollü Cittaslow logosunu taşıyor. Tüm
yavaş şehirlere turistler çok
büyük ilgi göstermektedir. Cittaslow
Hareketinin Fast Food (hızlı yemek)
yerine Slow Food (yavaş yemek) hareketiyle yakın
ilişkisi bulunmaktadır.
Çünkü bu hareket, sağlıklı yiyeceklerin
tüketildiği; çevre kirliliğinin
olmadığı; trafikte stres ve korna sesinden, keşmekeşten
uzak; doğanın
bozulmadığı; şehirlerin dokusunun, renginin,
hikâyesinin uyumlu bir şekilde
yaşanmasıdır. Sizi rahatsız eden yapılaşma ve
çarpık manzaraların olmadığı ve
hizmet kalitesinin yüksek olduğu bir gelişimdir.
Huzurlu, sakin bir tatili ve
yaşam şeklini hedefleyen bu gelişim modeli,
önemsenmesi gereken bir olgudur.
Türkiye’de ilk olarak İzmir’in güneybatısında
yer alan Seferihisar ilçesi
gerekli kriterleri yerine getirerek, Cittaslow
katılımına hak kazandı. Akabinde
yüzlerce belediye bu ağa katılmak için
girişim başlattı. 10-13 Aralık
2009 tarihleri arasında, İzmir’de düzenlenen
‘Travel Turkey’ Turizm Fuarı’nda
başarılı bir tanıtım yapan Seferihisar Belediyesi, 13-15
Aralık tarihlerinde de
Seferihisar’ın markalaşmış çekirdeksiz
mandalinası adına düzenlenen, Mandalina
Şenlikleri adı ile farkındalık yaratmak maksadı ile
Cittaslow konseptine uygun,
güzel bir festival gerçekleştirdi.
Temennim, ülkemizde
potansiyeli bulunan
diğer yerleşim yerlerinin bu ağa katılmak için
hareketlenmesidir. ‘Cittaslow’
kavramına alışmaya başlamamızda büyük fayda
olacağı inancındayım. Bu kavram
ile tanışmamıza önayak olan Seferihisar
Belediye Başkanı Tunç Soyer ve bu
konuda ona destek veren yardımcılarına özellikle
teşekkür etmek isterim.