Kedi Kodu [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Kalbimdeki İstanbul



Kedi Kodu [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Kalbimdeki İstanbul


     Brüksel Hükümeti’nin Devlet Baka-nı Emir Kır’ın bu göreve atanmasının birinci yılı dolacak. Siyasi arenada ve basında, “Türk asıllı” olduğu için büyük saldırılara hedef olan Kır bir yandan kendisini azimle savunurken, bir yandan da “Bakanlık görevini” başarıyla yürütüyor.     Makamında ziyaret ettiğimiz Ba-kan’a işlerini ve duygularını sorduk.     “İnsanları temsil edebilmenin bir ayrıcalık olduğuna inananlardanım. Brüksel Hükümeti'ne girme fırsatı bulmak benim için onur verici. Bana gü-venen, destek olanların bunda büyük payı oldu, teşekkür ediyorum” diyen Kır, ekliyor:     “Büyük deneyimler kazanıyorum. Charles Picquet'nin hükümetinde ve ekibinde çalışmaktan da gurur duyuyorum. Kendisi Belçika siyasetinde büyük deneyimleri olan, büyük projeler ger-çekleştirmiş bir kişi...”
     Emir Kır’ın yetki alanında “tarihi yapıların korunması”, “temizlik”, “spor” ve “sosyal işler” gibi çok önemli ve kapsamlı dosyalar var.     “Belediye Başkan Yardımcısı olarak 3,5 yıllık deneyimim var. Mimari ve ta-rihi yapılara çok meraklıyım” diyen Ba-kan şunları anlatıyor:     “Brüksel'de büyük bir mimari zen-ginlik var. Bunları korumak, tanıtmak, restorasyonunu yapmak bana düşüyor. Bunları yaparken ekonomik ve sosyal gelişmeyi de sağlayacağız. Koruma al-tında binalar var ama bu alanda dengeli bir politika gerekiyor. Bir bina ko-ruma altında diye özürlülere yaya geçidi yapılmasının engellenmemesi, bir güvenlik sorunu varsa alarm sistemi ko-yulmasına karşı çıkılmaması lazım. Ge-rektiğinde bu binalara dokunabilmemiz lazım. Bu binaları günümüze uyarlamak gerekiyor.”     “İstanbul surlarıyla bir ön çalışma başlattık. Brüksel bölgesi olarak Türki-ye'ye restorasyon işlerinde katkıda bu-lunmak için bir anlaşma projesi hazırlıyoruz” diyen Kır, temizlik alanında hedefleri şöyle sıralıyor:     “Brüksel AB'nin başkenti ve Avru-pa'nın en temiz kentlerinden biri olma-sı gerekiyor. Belediyeler ile bölgeler arasında bir koordinasyon sorunu var. Göreve gelir gelmez bütün belediyeleri ziyaret ettim ve sıkıntıları not ettim. Çöp atma yöntemleri, sokaklarda sü-pürge temizlikleri, tarihi binaların çev-relerinin temiz tutulması, izinsiz çöp atıkları gibi alanlarda sıkıntıları aşmak için çalışıyor, yeni beş yıllık plan ve projeler hazırlıyoruz.”
    “Kaçak çöp atanları cezalandırma aşamasına gelmeden önce onları bilgilendirmek ve eğitmek gerekiyor. İkinci aşamada, cezalandırmaya sıra gelin-ce gece operasyonları, aenkli ve adil cezalar söz konusu olacak. Temizlik politikasında hedefe ulaşabilmek için herkesin katkısına ihtiyaç var. Yurttaş-lık temizlikten geçiyor.”     Kır, spordan da sorumlu:     “Belediye tesislerini mümkün oldu-ğu kadar yenilemek istiyoruz. Sağlıklı bir spor politikası geliştirmek için çalışı-yor, gençlere, çocuklara, ailelere spor yapma imkânı vermek için çaba harcı-yoruz.”     Sentetik sahalar yapmak, havuzları kurtarmak, gençlik merkezleri oluşturarak bazı belediyelerdeki kulüpleri gü-zel tesislerle donatmak gibi hedeflerini anlatan Emir Kır, “Gençlerin topluma kazandırılması için spor sadece bir araç değil amaçtır” diyor. 
     Sosyal işlerde en mağdur kalan in-sanalara yönelik çalışmalar üzerinde de duran Kır, tüm bu çalışmalarında takdir ediliyor. Kır, “Yetki alanımda eleştiri al-mıyorum, aksine... Saldırılar benim dı-şımda gelişiyor” diyor.     Son seçimlerde aldığı yüksek oylarla şaşırtan ve kıskandıran Kır, sakin konu-şuyor:     “Hızlı yükselenler bunları yaşayabi-lir, bunlar devam edecek. Başımda bit yok, aramaya devam edebilirler. Siya-seti kendim için değil insanlar için ya-pıyorum. Bunu da gönül rahatlığıyla söylüyorum.”     “Picquet hükümeti içinde hiçbir ayırımcılık hissetmedim” diyen Kır ekli-yor:
     “Bana, ‘Siz bir etnik grubun oyla-rıyla göreve geldiniz, sizi onlar taşıdı’ diyorlar. Bunun doğru yönü var, inkâr edilemez. Her siyasetçi belirli gruplardan destek alır. Ben sosyal alanlarda çok çalıştım. Aramızda iyi çalışanlar kalacaklar, çalışmayanlar gidecek. Ben üç seçime katıldım. Herkese eşit mesa-fede yaklaşmamız lazım. Türkler açısından elbette Türk asıllı olduğum için ta-nışmışlık, sıcaklık var. Yaşlı Belçikalıla-ra, Araplarla, Polonyalılarla ve elbette Belçikalılarla da diyaloğum var, onların da desteği var. Siyaset kolay bir koridor değil. Belçikalı için de zor, Türk asıllı için de...”
     40 yıldır Belçika'da yaşayan Türk-lerin ekonomi, spor, sanat, siyaset alanlarında önemli mesafeler aldıklarını belirten Kır, “Gençler artık bir yerlere ulaşabileceklerinden eminler, örnekleri görüyorlar” diyor.
     Gerçekten, “örnek olmak” söz ko-nusu... RTBF'in bir röportajında Türk gençlere soruyorlar:      "Emir Kır Bakan oldu. Bu sizin için ne anlama geliyor?"      "Gurur duyuyoruz. O bir işçi çocu-ğu, Türk asıllı politikacı olarak Bakan olabildiğine göre biz de olabiliriz de-mektir. Demek ki önümüz açık, Emir Kır bir örnek oluşturuyor."     “Toplumumuzda her şey tozpembe değil” diyor Kır ve ekliyor:
     “Dil sorunu yaşıyoruz. Yaşadığımız ülkenin dilini iyi öğrenirsek insanlara daha yakın oluruz. Biz onlara doğru bir adım atınca onlar da bize doğru iki adım atarlar. Dil duvarını aşmak lazım.
İyi bir yurttaş olmak ve iyi düzeye ulaşmak için eğitim çok önemli. Anne ve babaların okul saatleri dışında da ço-cukları izlemeli ve yalnız bırakmamalı. Onlarla konuşmalı, onları dinlemeli...”
     “Kökenimizi, geldiğimiz yeri hiçbir zaman inkâr etmeden, yaşadığımız böl-ge ve kentin kimliğini de almak durumundayız. Bunu yapmazsak kendimizi dışlıyoruz, ofsaytta kalıyoruz. Brüksel'-de 30-40 yıl geçirdikten sonra artık ‘Brükselliyim’ demek lazım. Ben Bakan olarak görüyor ve inanıyorum ki biz iyi bir Brükselliyiz.”     Kır, “Türkiye'nin attığı olumlu ve cesur adımlar” üzerinde de duruyor:
    “Türkiye'nin AB için bir şans oldu-ğuna ve AB'ye gireceğine inanıyorum. AB, Türkiye'yi bünyesine alarak bir fırsatı değerlendirmiş olacak, açılım ira-desini gösterecek. Türkiye AB'ye girip AB'nin en geri kalmış bölgesi olmamak için çok çalışmaya devam etmeli. Tür-kiye'ye buradan mesaj vermek belki haddimiz değil ama buradan bakınca bazı şeyleri daha farklı görebiliyo-ruz.”q