Brüksel Hükümeti’nin Devlet Baka-nı Emir Kır’ın bu göreve atanmasının
birinci yılı dolacak. Siyasi arenada ve basında, “Türk asıllı” olduğu
için büyük saldırılara hedef olan Kır bir yandan kendisini azimle
savunurken, bir yandan da “Bakanlık görevini” başarıyla
yürütüyor. Makamında ziyaret ettiğimiz Ba-kan’a
işlerini ve duygularını sorduk. “İnsanları
temsil edebilmenin bir ayrıcalık olduğuna inananlardanım. Brüksel
Hükümeti'ne girme fırsatı bulmak benim için onur verici. Bana gü-venen,
destek olanların bunda büyük payı oldu, teşekkür ediyorum” diyen Kır,
ekliyor: “Büyük deneyimler kazanıyorum. Charles
Picquet'nin hükümetinde ve ekibinde çalışmaktan da gurur duyuyorum.
Kendisi Belçika siyasetinde büyük deneyimleri olan, büyük projeler
ger-çekleştirmiş bir kişi...”
Emir Kır’ın yetki alanında “tarihi yapıların
korunması”, “temizlik”, “spor” ve “sosyal işler” gibi çok önemli ve
kapsamlı dosyalar var. “Belediye Başkan
Yardımcısı olarak 3,5 yıllık deneyimim var. Mimari ve ta-rihi yapılara
çok meraklıyım” diyen Ba-kan şunları anlatıyor:
“Brüksel'de büyük bir mimari zen-ginlik var. Bunları korumak, tanıtmak,
restorasyonunu yapmak bana düşüyor. Bunları yaparken ekonomik ve sosyal
gelişmeyi de sağlayacağız. Koruma al-tında binalar var ama bu alanda
dengeli bir politika gerekiyor. Bir bina ko-ruma altında diye
özürlülere yaya geçidi yapılmasının engellenmemesi, bir güvenlik sorunu
varsa alarm sistemi ko-yulmasına karşı çıkılmaması lazım. Ge-rektiğinde
bu binalara dokunabilmemiz lazım. Bu binaları günümüze uyarlamak
gerekiyor.” “İstanbul surlarıyla bir ön çalışma
başlattık. Brüksel bölgesi olarak Türki-ye'ye restorasyon işlerinde
katkıda bu-lunmak için bir anlaşma projesi hazırlıyoruz” diyen Kır,
temizlik alanında hedefleri şöyle sıralıyor:
“Brüksel AB'nin başkenti ve Avru-pa'nın en temiz kentlerinden biri
olma-sı gerekiyor. Belediyeler ile bölgeler arasında bir koordinasyon
sorunu var. Göreve gelir gelmez bütün belediyeleri ziyaret ettim ve
sıkıntıları not ettim. Çöp atma yöntemleri, sokaklarda sü-pürge
temizlikleri, tarihi binaların çev-relerinin temiz tutulması, izinsiz
çöp atıkları gibi alanlarda sıkıntıları aşmak için çalışıyor, yeni beş
yıllık plan ve projeler hazırlıyoruz.”
“Kaçak çöp atanları cezalandırma aşamasına gelmeden
önce onları bilgilendirmek ve eğitmek gerekiyor. İkinci aşamada,
cezalandırmaya sıra gelin-ce gece operasyonları, aenkli ve adil cezalar
söz konusu olacak. Temizlik politikasında hedefe ulaşabilmek için
herkesin katkısına ihtiyaç var. Yurttaş-lık temizlikten
geçiyor.” Kır, spordan da
sorumlu: “Belediye tesislerini mümkün oldu-ğu
kadar yenilemek istiyoruz. Sağlıklı bir spor politikası geliştirmek
için çalışı-yor, gençlere, çocuklara, ailelere spor yapma imkânı vermek
için çaba harcı-yoruz.” Sentetik sahalar
yapmak, havuzları kurtarmak, gençlik merkezleri oluşturarak bazı
belediyelerdeki kulüpleri gü-zel tesislerle donatmak gibi hedeflerini
anlatan Emir Kır, “Gençlerin topluma kazandırılması için spor sadece
bir araç değil amaçtır” diyor.
Sosyal işlerde en mağdur kalan in-sanalara
yönelik çalışmalar üzerinde de duran Kır, tüm bu çalışmalarında takdir
ediliyor. Kır, “Yetki alanımda eleştiri al-mıyorum, aksine...
Saldırılar benim dı-şımda gelişiyor” diyor. Son
seçimlerde aldığı yüksek oylarla şaşırtan ve kıskandıran Kır, sakin
konu-şuyor: “Hızlı yükselenler bunları
yaşayabi-lir, bunlar devam edecek. Başımda bit yok, aramaya devam
edebilirler. Siya-seti kendim için değil insanlar için ya-pıyorum. Bunu
da gönül rahatlığıyla söylüyorum.” “Picquet
hükümeti içinde hiçbir ayırımcılık hissetmedim” diyen Kır ekli-yor:
“Bana, ‘Siz bir etnik grubun oyla-rıyla göreve
geldiniz, sizi onlar taşıdı’ diyorlar. Bunun doğru yönü var, inkâr
edilemez. Her siyasetçi belirli gruplardan destek alır. Ben sosyal
alanlarda çok çalıştım. Aramızda iyi çalışanlar kalacaklar,
çalışmayanlar gidecek. Ben üç seçime katıldım. Herkese eşit mesa-fede
yaklaşmamız lazım. Türkler açısından elbette Türk asıllı olduğum için
ta-nışmışlık, sıcaklık var. Yaşlı Belçikalıla-ra, Araplarla,
Polonyalılarla ve elbette Belçikalılarla da diyaloğum var, onların da
desteği var. Siyaset kolay bir koridor değil. Belçikalı için de zor,
Türk asıllı için de...”
40 yıldır Belçika'da yaşayan Türk-lerin
ekonomi, spor, sanat, siyaset alanlarında önemli mesafeler aldıklarını
belirten Kır, “Gençler artık bir yerlere ulaşabileceklerinden eminler,
örnekleri görüyorlar” diyor.
Gerçekten, “örnek olmak” söz ko-nusu...
RTBF'in bir röportajında Türk gençlere soruyorlar:
"Emir Kır Bakan oldu. Bu sizin için ne anlama
geliyor?" "Gurur duyuyoruz. O bir işçi
çocu-ğu, Türk asıllı politikacı olarak Bakan olabildiğine göre biz de
olabiliriz de-mektir. Demek ki önümüz açık, Emir Kır bir örnek
oluşturuyor." “Toplumumuzda her şey tozpembe
değil” diyor Kır ve ekliyor:
“Dil sorunu yaşıyoruz. Yaşadığımız ülkenin
dilini iyi öğrenirsek insanlara daha yakın oluruz. Biz onlara doğru bir
adım atınca onlar da bize doğru iki adım atarlar. Dil duvarını aşmak
lazım.
İyi bir yurttaş olmak ve iyi düzeye ulaşmak için eğitim çok önemli.
Anne ve babaların okul saatleri dışında da ço-cukları izlemeli ve
yalnız bırakmamalı. Onlarla konuşmalı, onları dinlemeli...”
“Kökenimizi, geldiğimiz yeri hiçbir zaman
inkâr etmeden, yaşadığımız böl-ge ve kentin kimliğini de almak
durumundayız. Bunu yapmazsak kendimizi dışlıyoruz, ofsaytta kalıyoruz.
Brüksel'-de 30-40 yıl geçirdikten sonra artık ‘Brükselliyim’ demek
lazım. Ben Bakan olarak görüyor ve inanıyorum ki biz iyi bir
Brükselliyiz.” Kır, “Türkiye'nin attığı olumlu
ve cesur adımlar” üzerinde de duruyor:
“Türkiye'nin AB için bir şans oldu-ğuna ve AB'ye
gireceğine inanıyorum. AB, Türkiye'yi bünyesine alarak bir fırsatı
değerlendirmiş olacak, açılım ira-desini gösterecek. Türkiye AB'ye
girip AB'nin en geri kalmış bölgesi olmamak için çok çalışmaya devam
etmeli. Tür-kiye'ye buradan mesaj vermek belki haddimiz değil ama
buradan bakınca bazı şeyleri daha farklı görebiliyo-ruz.”q