Gözler Türk politikacılarda [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Kedi Kodu



Gözler Türk politikacılarda [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Kedi Kodu


     MR'in Türk asıllı politikacıları bu partide daha ne kadar hizmet verebilirler, bilinmiyor. Kalite, yete-nek ve deneyimlerine rağmen, ge-lecek yıl yapılacak seçimlerde, "in-kârcı" seçmenlerinin değil, “seçmenlerini "inkâr eden" partilerinin kurbanı olmaları olasılığı ön plana çıkıyor. Türk toplumunun MR'den aldığı darbelerin yarası çok derin! DİĞERLERİ      Senatör Fatma Pehlivan ve Devlet Bakanı Emir Kır, olağanüstü bir "performans" ile etkili oldular. Olay, basında veya yürüyüşlerde "boy göstermek" boyutunu çok aşı-yordu. Her şey kulislerde, siyasi arenada ve çok sert koşullarda ya-şandı.
    Halis Kökten, CDH bünyesinde yer edinmenin ve toplumu temsil etmenin mücadelesini tek başına veriyor. Partisi ile Türk toplumu arasındaki diyaloğu geliştirmek için çaba harcıyor.
     Flaman kesiminde, ciddi adımlarla politikada ilerle-yen Türkler giderek ağırlık kazanıyorlar. Partile-rinde ve bölgelerinde etkilerini gösteriyorlar.     Bütün bunlar, bazı gerçekleri gözler önü-ne seriyor. Türk asıllı politikacıların bakan, milletvekili, belediye meclisi üyesi olmalarını hazmedemeyenler çok fazla. Daha bir süre önce Türklerin doktor, polis, avu-kat olmalarını hazmedemeyenler gibi... Alışacaklar. Paylaşım, demokrasi, istikrar hedeflerine ulaşmak bunu gerektiriyor.      Bu deneyimlerin ardından unu-tulmaması gereken unsurlar var:     Saldırıya uğrayan Türk asıllı politikacılar, "Türk asıllı" oldukları için saldırıya uğruyorlar. Karalama kampanyaları, sürekli sataşmalar devam edecek gözüküyor. Türk toplumu, siyasetteki temsilcilerinin arkasındaki desteğini arttırmayı sür-dürerek, siyasi partilere tek sesli bir mesaj yansıtıyor:     "Biz varız!"     Ve bu mesaj, Belçika'nın tüm kesimlerindeki "akıllı" politikacılar tarafından dikkate alındığı içindir ki, sözde soykırıma ilişkin yasa ta-sarısı Valon MR ve Yeşillerin elle-rinde "yanlış ayarlanmış bir saatli bomba" gibi patladı.    Yine unutulmaması gereken bir unsur: Belçika Senatosu, 1998’de sözde soykırım iddialarını tanıdığı ve bu konuda yaptırım gücü olma-yan bir karar aldığı zaman siyasi arenada tek Türk asıllı politikacı yoktu! Şimdi var!     Yaşananlar, Türk asıllı siyasetçi-ler, sivil toplum örgütleri ve tüm Türkler için büyük deneyim oldu. Hizipçiler dışlandı, toplum bütünleşti, bireysel tepkilerin etkisi anla-şıldı. Türk toplumu, bir kez daha, savaştan değil barıştan, dostluktan, uyumdan yana olduğunu gösterdi; geçmişe değil geleceğe bakma çağ-rısında bulundu.
     Belçikalı siyasetçiler de dene-yim kazandılar. Birlikte, huzur için-de yaşamanın önemini büyük kısmı daha iyi fark etti. Kin besleyenlerle, "sulh" isteyenler artık daha net ayırt ediliyor.
     Belçika’da, özellikle Valonya kesimindeki ve Brüksel’deki siyasi partiler yakın takipte... Sosyalist Parti (PS) Başkanı Elio Di Rupo ve hıristiyan demokrat CDH partisi başkanı Joelle Milquet Türk toplu-muyla sağlıklı diyalog arayışlarını sürdüren liderler olarak gözüküyorlar. MR’in “batışında” ise Louis Michel’in AB komiserliğine geçişi-nin ve partinin “başıboş” kalması-nın önemli rolü olduğu düşünülü-yor.     Flaman kesimde sosyalistler, li-beraller ve hıristiyan demokratlar, son yaşananlarda, Türk toplumunun huzursuz edilmesine karşı al-dıkları tavırla dikkat çektiler. O ta-raftan hiçbir “çatlak ses” duyulma-dı.      Bu mücadelede Türk politikacılara desteğe devam gerekiyor. Tabii “arazi olanlara” hariç!q