C E Gent BVBA
AB Dönem Başkanı Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, sözde Ermeni
soykırımı konu-sundaki tartışmalara ilişkin değerlendirmesinde,
Türklerin ve Ermenilerin sorunu birlikte çözmeleri için rahat
bırakılma-ları gerektiğini söyledi.
Juncker, Belçika Senatosu Adalet Komisyonu'nda, sözde Er-meni soykırımı
iddialarını reddedenlerin cezalandırılmasını hedefleyen yasa tasarısı
tartışmaları de-vam ederken, siyasi ve sosyal gerginlik kaynağı olan bu
konuya özellikle değindi. “Ermeni soykırımı
meselesi Türkleri ve Ermenileri karşı karşıya getiren bir konudur”
diyen Juncker şöyle konuştu:
“Türk Başbakan Erdoğan, çok uluslu bir
komisyon kurulmasını önerdi. Bırakalım, tarihin yükünü taşıyan Türkler
ve Ermeniler gerekeni yapsınlar. Özellikle, Türk hükümetinin, ilk defa,
inceleme ihtiyacı olduğunu beyan ettiği böyle bir dönemde, sorunun
çözümü için bizim bir şey yapabileceğimizi
düşünmüyorum.” Belçika'daki siyasi tartışmalar
hakkında görüşünü yansıtan Juncker, “Benim siyasi grubumda da böyle
girişimler oldu ama sonuç bulmadı. Açık konuşalım. Sosyalist Parti
bünyesinde Türk asıllı politikacıların olması, bu tartışmala-rın
Belçika'ya taşınması için yeterli bir gerekçe değildir” dedi.
Junker, sözde soykırımın Belçika Senatosu'nda
tanın-dığının hatırlatması ve bir yasa gerektiğinin savunulması üzerine
şunları söyledi: “Belçika, kendi yaptıklarının
her zaman örnek teşkil etmediğinin bilincinde olarak, tavırlarını
kontrol etmelidir. Belçika toplumunu bazen besleyen bir nevi yükseklik
kompleksi (megalomani) var ama bu, yabancı ülkelerde kimseyi
etkilemiyor.”q Belçika'da
bazı politikacıların sözde Ermeni soykırımı iddialarını yasallaştırma
girişimleri devam ederken, Brüksel Üniversitesi profesörlerinden
Olivier Corten, siyasetçilere, “yapmak istedikleri işin getireceği
sonuçları iyi düşünmeleri” çağrısında bulundu.
Brüksel Üniversitesi (ULB) Uluslararası Hukuk Merkezi profesörü Olivier
Corten'in “Le Soir” ga-zetesinde yayımlanan çağrısı etkileyici
oldu. Prof. Corten, yazısında, herhangi bir
soykırım iddiasının siyasi ve hukuki çerçevede ele alınması-nın ne
kadar tehlikeli sonuçlar getirebileceğini, ha-yali senaryolarla
anlattı. Bir mahkemenin, sağlam kanıtlara
dayanma-dan bir soykırımdan söz etmesi ve hukukçu bir bi-limadamının bu
tür bir kararı eleştirmesi halinde, söz konusu bilimadamının para ve
hapis cezalarına çarptırılacak olmasının anlamsızlığına ve tehlikesine
işaret eden Prof. Corten, Belçika'da tartışılan yasa tasarısının bu tür
bir senaryoya yeşil ışık yaktığına dikkat
çekti. Meclis'in bir hukuk organı olmadığını,
siyasi kararların hukuksal değer taşıyamayacağını belirten profesör, bu
tür yasaların fikir ve savunma özgürlü-ğünü kısıtlayacağını
vurguladı. Prof. Corten, özetle şu ifadelere
yer verdi: “İnsan haklarını savunmak adına,
Avrupa Par-lamentosu'nun veya Belçika Parlamentosu'nun, ta-rihte
yaşanmış bir özel durumu soykırım veya in-sanlık suçu olarak
nitelendiren bir kararını eleşti-renlere yasal takibat öngörülüyor.
Demek ki, Belçi-ka Senatosu'nun, Kral II. Leopold'ün Kongo'da
uyguladığı politikayı insanlık suçu olarak görmesini eleştiren bir kişi
de kendisini hapiste bulacak.” Prof. Corten,
Fransa'da bir karara dayanılarak Belçika'da bir kişinin mahkum
edilebileceğini hatırlattıktan sonra, “Peki ama ya Fransa'da başka bir
hakim, daha sonra, başka bir kararda, soykırım olmadığına karar
verirse, daha önce mahkum olan kişinin durumu ne olacak? Yoksa yeni
kararı veren Fransız yargıç mı mahkum edilecek?” sorularını gündeme
getirdi. Belçikalı politikacıların sözde Ermeni
soykırımı üzerine odaklaştıklarını belirten profesör, “Politika-cılar
gerçekten yaptıkları işin getireceği sonuçların bilincindeler mi?
Umarız ki bu yaptıkları artniyet değil de sadece bilinçsizlik olsun”
dedi. “Tarih üzerindeki tartışmalara çözüm
getirmek için ceza hukukuna başvurulması yönteminin tehli-keleri”
üzerinde duran Prof. Corten, “Ne bir ha-kim, ne de ulusal veya
uluslararası bir siyasi organ, insanları hapise sürükleyecek şekilde
tarihi bir ger-çek değerlendirmesi yapmak iddiasında olamaz”
ifadelerine yer verdi. Belirli olaylar konusunda bazı
kişilerin kabul et-tiği, bazı kişilerin red ettiği düşüncelerin
uluslararası hukuk çerçevesinde yasaklanmasının en temel dü-şünce ve
tepki özgürlüklerine aykırı olduğunu belir-ten Prof. Olivier Corten,
Belçika'daki yasa tasarısı konusunda, “Bu girişim, anısına saygı
gösterilmek istendiği iddia edilen bir olay üzerinde araştırma
yapılmasını da engelleyecektir” dedi.q