ü NATO nereye gidiyor?
İttifak’ta son gelişmeler nasıl? ü Eskiden Varşova Paktı
karşısında savunma durumunda olan NATO, blokların yıkılmasından
sonra daha ziyade istikrar, barış ve güvenliği yaymak gibi bir konuma
girdi. 1980'ler-de savunma alanı dışından söz etmek büyük bir günahtı.
Şimdi Afganistan'-da, Irak'ta, Balkanlar'da NATO var. NATO
Antlaşması'nın kapsadığı böl-ge dışında... Şimdi Afrika, Darfur ko-nusu
gündemde... NATO, Afrika Birliği’ne destek sağlıyor. İttifak'ın
siyasi rolü arttı. Yeni tehditler, yeni strateji ve yaklaşımlar söz
konusu... ü NATO bayrağı İstanbul Zirvesi'n-den sonra Irak'a girdi.
Orada durum nedir?ü Irak konusunda müttefikler ara-sında bölünme
vardı. Başkan Bush'-un son Avrupa gezisinden ve NATO zirvesinden
sonra bazı müttefikler eğitmen gönderdiler. Türkiye gibi bazı
müttefikler, Iraklı güvenlik birimlerine Irak dışında eğitim vermeyi
önerdi. Kurulan bir fona maddi yardımda bu-lunuluyor. NATO'nun Irak'tan
yüz akıyla çıkması için tüm üyelerinin
bir çaba göstermesi ve katkıda bulunması kavramı üzerinde mutabakat
sağlandı.ü NATO Irak'tan "yüz akıyla" ne zaman çıkacak?ü Bunu
yanıtlamak çok zor. Irak hükümetinin ve güvenlik güçlerinin duruma
belirli ölçüde hakim olması gerekir. Anayasa hazırlanıyor. Ekimde
referandum olacak, Aralık'ta seçimler var ve yeni anayasaya göre
kurulmuş hükümet oluşacak. Güvenlik birimleri-nin eğitimi devam ediyor.
Daha sonra ortaya çıkacak tabloda Irak hükümeti "Ben artık duruma
hakimim" diyecek ve bir takvim belirlenecek. Bunlar Irak hükümetinin
kendisine olan öz-güvenine, güvenliği sağlayabilme ko-nusundaki
başarısına bağlı olacak. Bu-gün bir takvim vermek, Irak'taki bir takım
terörist kaynaklara yanlış mesaj olur. Bunların büyük bir kısmı Irak
dı-şından geliyor. Irak'ın parçalanması, pandoranın kutusunun açılması
olur.ü Türkiye'nin Irak operasyonuna katılımı ne düzeyde?ü Irak'ta 5
eğitmen subayımız var. Ankara'daki Barış İçin Ortaklık (BİO)
Merkezi'nde Iraklı güvenlik görevlile-rinin eğitimi söz konusu. Fona
maddi katkıda da bulunduk.ü Avrupa Savunma Kimliği, NATO ile AB
ilişkileri ve bu çerçevede Kıbrıs Rum kesiminin İttifak'a kapıdan değil
bacadan girme girişimleri var. Bu ko-nuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
ü 2002 yılında bir formül belirlendi. NATO-AB işbirliğine yeşil ışık
ya-kıldı. AB, NATO imkan ve yetenekle-rinden yararlanmak istediğinde
iki ko-şul aranıyor. Birincisi, katılacak ülke-lerin NATO ile BİO
işbirliği anlaşması imzalamış olması lazım. AB üyelerin-den Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin ve Malta'nın NATO ile anlaşmaları yok.
İkincisi, İttifak'ın önemli gizli belgeleri olduğu için NATO ile
güvenlik anlaşması gerekiyor. İşbirliğinde iki ayrı dal öngörüldü:
Operasyonlar ve stratejik işbirliği söz konusu... Bosna'-daki Altea
ortak operasyonunda Mal-ta ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yok, 23 AB
üyesi ülke var. Biz, stra-tejik alanda, örneğin kitle imha silah-ları,
Ortadoğu, Ukrayna dosyalarında da aynı formatta işbirliği olur diyoruz.
AB ise, "Biz artık 25'li aile olduk, gö-rüşmelere onlar da gelsin"
diyor. Biz Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanı-mıyoruz ve adanın tamamını
temsil etmedikleri biliniyor. 2002 kararının değiştirilmesine karşı
çıkıyoruz. Bu karar ancak oybirliği ile değişebilir.
Burada AB'nin de yapması gerekenler var. Kıbrıs'taki referandumlardan
sonra sözler verdiler, izolasyonları kal-dıracaklarını belirttiler.
Ticaret konu-