Tülay Özdemir (22), Bektaş Elma (25) ve Taner Özde-mir (24)
örnek, başarılı, çalışkan üç genç. Üç senedir
evli ve mutlu olan Bektaş ve Tülay çiftiyle, Tülay'ın kardeşi
Taner ayrılmaz bir üçlü oluşturmuşlar. Güleryüzlü, sempatik ve çok
çalışkan bu üçlü, 3 ay önce snacklarını hiz-mete açtılar. Satın
aldıkları yeri baştan aşağı onardılar ve titiz, tertemiz bir ortamda
çalışıyorlar. Polisinden, öğrencisine pek çok müşterinin ayağı
alış-mış bile gençlerin mekânına... Tülay ve
Taner kardeşler Maraşlılar. 1992’de, babaları-nın ardından Belçika'ya
gel-mişler. Tülay, "Maraş'ta bahçe-lerde, sokaklarda oynarken Brüksel'e
geldik ve apartman katına girmek zorunda kaldık. Başlangıçta zor
olmuştu" diyor. Muhasebe öğrenimi gören
Tülay Özdemir, bir süre butik işinde ve hastanede çalışmış. Çok düzgün
Türkçesi olduğunu fark ettiğimiz genç kadın bu-nun çok fazla Türkçe
kitap okuması sayesinde olduğunu söylüyor. Taner
Özdemir elektrome-kanik eğitimi aldıktan sonra asansör teknisyeni
olarak Schindler firmasında çalışmış. Ardından da bir süre karton
dönüşümü işinde hizmet vermiş. Bektaş Elma ise
Konyalı bir ailenin oğlu. Marangozluk eği-timi aldıktan sonra gençlere
yönelik bir sosyal merkezde çalışmış. Daha sonra kendi elektronik eşya
dükkanını aç-mış ve Delhaize'de şoförlük yapmış. Bu işe günün 5
saatinde devam ediyor. 7 gün aralıksız ve geç
saatlere ka-dar çalışan gençler çok yoruluyorlar ama kendi işlerini
yaptıkları için mutlular. Gözlerini kararta-rak kredi alan gençlerin
aile-leri onlarla gurur duyu-yor, “boş durmadıkla-rı, çalıştıkla-rı ve
birbirle-rine destek oldukları için.”
Bektaş Elma, hayalinin güzel bir ev alıp çocuklarını
sıcak bir yuvada büyütmek olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Maddi
du-rumumuz ne çok aşağıda, ne de çok yukarıda olmasın. Para-nın
fazlası insanları değiştiri-yor." Tülay
Özdemir’in hayali ise anne olana kadar çalışmak ve sonra
çocuklarıyla ilgilenmek. Bu konuya önem ve öncelik
veriyor: "Çocukların ilgiye, sevgiye, özen
gösterilmeye ihtiyaçları var. Bunun için de zaman harcamak lazım. Ben
geleceği sağlam olan, güzel, eğitimli, düzgün çocuklar yetiştirmek
istiyorum. Şimdi ufacık çocuklar esrar kullanıyorlar çünkü başıboşlar.
Onlara iyi bir gelecek, güzel bir eğitim sağlayacak koşullar yok ve
aileler ye-terince ilgilenmiyorlar. Ben ço-cuklarımı farklı
yetiştireceğim." Yolunuz düşerse bu sempatik
gençlerle tanışmanızı öneriyoruz.q Snack EL & OZ
Ch. de Gand 1284
1082-Brüksel
tel: 0484.522103 - 484.519136 38 yaşındaki işadamı
olan Demir Ercan, Belçika’nın büyük marketle-rinde ünlü markaların
reyon düzenle-mesi alanında hizmet veren şirketiyle başarıyı
yakaladı. Bir tanesi yolda olan 3 çocuk babası
Ercan, enformatik eğitiminin ardından Türk patronların yanında iş
hayatına atılmış ve önce Beta Food, sonra Unit International
firmalarında çalışmış. Kazandığı deneyimler
sonrasında kendi işini kurmaya karar veren işa-damı, Belçikalı ortağı
Hughes Best ile “Top Sales” firmasını 2001 ba-şında kurmuş. Hareket
noktasından itibaren cirosunu hızla arttıran ve bü-yüyen şirketin ana
kadrosunda 6 kişi çalışıyor. Reyon ve standlarda çalı-şanların sayısı
ise 100 civarında... “Top Sales” firması, GB,
Carre-four ve Delhaize gibi büyük market-lerde Belçika’nın ünlü
markalarının promosyon, reyon düzeni gibi işlerini yapıyor. Demir Ercan
yaptığı işi şöyle özetliyor: "Bizim işimiz,
kısaca, malları stoktan alıp reyona dizmek. Yeni malların marketlerdeki
tanıtımını ya-pıyoruz. Craft, Colgate, Hankel, Kel-logs, Spaas ve Cote
d'Or gibi marka-larla çalışıyoruz. Aslında büyük mar-kalar, ürünlerini
çok satın alan süpermarketlere bizim hizmetimizi sunu-yorlar. Örneğin,
bir marka süpermarkete gidiyor ve "Benim ürünümü çok sayıda alırsan ben
de sana bir yıl bo-yunca bu ürünlerin tanıtımını yapa-cak,
müşterilerine tattıracak, hediye kuponları dağıtacak elemanlar
vereceğim"diyor. İşte o elemanlar bizim elemanlarımız. Yani bize parayı
veren mar-kalar bizim hizmetimizi marketlere
sunuyorlar." Bu fikir nereden çıktı?
"Ortağım zaten bu tip bir şirkette
çalışıyordu. Ben de bu piyasayı takip ediyordum ve gelecek vaad
ettiğini görerek kendi şirketimizi kurduk. Or-tağım da eski bir
çocukluk arkada-şım. Çok yoğun bir tempoda çalışı-yoruz ve talep
sürekli artıyor. Belçika çapında, her yerde elemanlarımız var.
Gelecekte Avrupa çapında; Fransa, Hollanda, Almanya'yı da kapsayacak
şekilde genişlemeyi dü-şünüyoruz. Bir başka projemiz de, marketlerdeki
fiyatları sistematik bir şekilde kontrol edebilecek bir yöntem
oturtmak. Şu anda marketlerdeki fi-yatlar konusunda "savaş" var.
Pro-mosyonlar nedeniyle bazen milyonlarla oynanabiliniyor. Düzenli
fiyat taraması yapıldığında, 220 mağazayı her hafta ziyaret ediyoruz ve
2000 ila 3000 malın fiyatlarını beliriliyo-ruz. Özel izinlerle bu
fiyatları alıp sisteme giriyoruz. Böylece markalar hangi markette,
ürünlerinin kaça sa-tıldığını görebiliyorlar. 50 centlik fark
çarptığınız zaman miktar milyonları buluyor.”
Bu tür hizmet veren şirketlerin Belçika'da var olduklarını ancak
bo-yutlarının büyüklüğü nedeniyle hantal çalıştıklarını belirten Demir
Ercan, “Biz hemen harekete geçebiliyoruz, avantajımız da bu oluyor”
diyor. Ercan, çalışmaya istekli ve yete-nekli
genç elemanlar bulmakta zorluk çektiklerine de değinerek şunları
söy-lüyor: “Maalesef dil sorunu devam edi-yor.
Bu ülkede iş yapabilmek için Fransızca ve Flamanca öğrenmek ge-rekiyor.
Bu alanda yeni yeni gelişme-ler kaydediliyor. Bu çok önemli bir
unsur...”q