Türkçe yüksek okul [ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] NATO Büyükelçi Ümit Pamir



Türkçe yüksek okul [ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] NATO Büyükelçi Ümit Pamir

    Tülay Özdemir (22), Bektaş Elma (25) ve Taner Özde-mir (24)  örnek, başarılı, çalışkan üç genç.      Üç senedir evli ve mutlu  olan Bektaş ve Tülay çiftiyle, Tülay'ın kardeşi Taner ayrılmaz bir üçlü oluşturmuşlar. Güleryüzlü, sempatik ve çok çalışkan bu üçlü, 3 ay önce snacklarını hiz-mete açtılar. Satın aldıkları yeri baştan aşağı onardılar ve titiz, tertemiz bir ortamda çalışıyorlar.  Polisinden, öğrencisine pek çok müşterinin ayağı alış-mış bile gençlerin mekânına...      Tülay ve Taner kardeşler Maraşlılar. 1992’de, babaları-nın ardından Belçika'ya gel-mişler. Tülay, "Maraş'ta bahçe-lerde, sokaklarda oynarken Brüksel'e geldik ve apartman katına girmek zorunda kaldık. Başlangıçta zor olmuştu" diyor.       Muhasebe öğrenimi gören Tülay Özdemir, bir süre butik işinde ve hastanede çalışmış. Çok düzgün Türkçesi olduğunu fark ettiğimiz genç kadın bu-nun çok fazla Türkçe kitap okuması sayesinde olduğunu söylüyor.     Taner Özdemir elektrome-kanik eğitimi aldıktan sonra asansör teknisyeni olarak Schindler firmasında çalışmış. Ardından da bir süre karton dönüşümü işinde hizmet vermiş.     Bektaş Elma ise Konyalı bir ailenin oğlu. Marangozluk eği-timi aldıktan sonra gençlere yönelik bir sosyal merkezde çalışmış. Daha sonra kendi elektronik eşya dükkanını aç-mış ve Delhaize'de şoförlük yapmış. Bu işe günün 5 saatinde devam ediyor.      7 gün aralıksız ve geç saatlere ka-dar çalışan gençler çok yoruluyorlar ama kendi işlerini yaptıkları için mutlular. Gözlerini kararta-rak kredi alan gençlerin aile-leri onlarla gurur duyu-yor, “boş durmadıkla-rı, çalıştıkla-rı ve birbirle-rine destek oldukları için.”
    Bektaş Elma, hayalinin güzel bir ev alıp çocuklarını sıcak bir yuvada büyütmek olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Maddi du-rumumuz ne çok aşağıda, ne de çok yukarıda olmasın. Para-nın fazlası  insanları değiştiri-yor."     Tülay Özdemir’in hayali ise anne olana kadar çalışmak ve  sonra çocuklarıyla ilgilenmek. Bu konuya önem ve öncelik veriyor:     "Çocukların ilgiye, sevgiye, özen gösterilmeye ihtiyaçları var. Bunun için de zaman harcamak lazım. Ben geleceği sağlam olan, güzel, eğitimli, düzgün çocuklar yetiştirmek istiyorum. Şimdi ufacık çocuklar esrar kullanıyorlar çünkü başıboşlar. Onlara iyi bir gelecek, güzel bir eğitim sağlayacak koşullar yok ve aileler ye-terince ilgilenmiyorlar. Ben ço-cuklarımı farklı yetiştireceğim."     Yolunuz düşerse bu sempatik gençlerle tanışmanızı öneriyoruz.q Snack EL & OZ
Ch. de Gand 1284   1082-Brüksel                            tel: 0484.522103 - 484.519136    38 yaşındaki işadamı olan Demir Ercan, Belçika’nın büyük marketle-rinde ünlü markaların reyon düzenle-mesi alanında hizmet veren şirketiyle başarıyı yakaladı.     Bir tanesi yolda olan 3 çocuk babası Ercan, enformatik eğitiminin ardından Türk patronların yanında iş hayatına atılmış ve önce Beta Food, sonra Unit International firmalarında çalışmış.    Kazandığı deneyimler sonrasında kendi işini kurmaya karar veren işa-damı, Belçikalı ortağı Hughes Best ile “Top Sales” firmasını 2001 ba-şında kurmuş. Hareket noktasından itibaren cirosunu hızla arttıran ve bü-yüyen şirketin ana kadrosunda 6 kişi çalışıyor. Reyon ve standlarda çalı-şanların sayısı ise 100 civarında...     “Top Sales” firması, GB, Carre-four ve Delhaize gibi büyük market-lerde Belçika’nın ünlü markalarının promosyon, reyon düzeni gibi işlerini yapıyor. Demir Ercan yaptığı işi şöyle özetliyor:      "Bizim işimiz, kısaca, malları stoktan alıp reyona dizmek. Yeni malların marketlerdeki tanıtımını ya-pıyoruz. Craft, Colgate, Hankel, Kel-logs, Spaas ve Cote d'Or gibi marka-larla çalışıyoruz. Aslında büyük mar-kalar, ürünlerini çok satın alan süpermarketlere bizim hizmetimizi sunu-yorlar. Örneğin, bir marka süpermarkete gidiyor ve "Benim ürünümü çok sayıda alırsan ben de sana bir yıl bo-yunca bu ürünlerin tanıtımını yapa-cak, müşterilerine tattıracak, hediye kuponları dağıtacak elemanlar vereceğim"diyor. İşte o elemanlar bizim elemanlarımız. Yani bize parayı veren mar-kalar bizim hizmetimizi marketlere sunuyorlar."     Bu fikir nereden çıktı?
     "Ortağım zaten bu tip bir şirkette çalışıyordu. Ben de bu piyasayı takip ediyordum ve gelecek vaad ettiğini görerek kendi şirketimizi kurduk. Or-tağım da eski bir çocukluk arkada-şım. Çok yoğun bir tempoda çalışı-yoruz ve talep sürekli artıyor. Belçika çapında, her yerde elemanlarımız var. Gelecekte Avrupa çapında; Fransa, Hollanda, Almanya'yı da kapsayacak şekilde genişlemeyi dü-şünüyoruz. Bir başka projemiz de, marketlerdeki fiyatları sistematik bir şekilde kontrol edebilecek bir yöntem oturtmak. Şu anda marketlerdeki fi-yatlar konusunda "savaş" var. Pro-mosyonlar nedeniyle bazen milyonlarla oynanabiliniyor. Düzenli fiyat taraması yapıldığında, 220 mağazayı her hafta ziyaret ediyoruz ve 2000 ila 3000 malın fiyatlarını beliriliyo-ruz. Özel izinlerle bu fiyatları alıp sisteme giriyoruz. Böylece markalar hangi markette, ürünlerinin kaça sa-tıldığını görebiliyorlar. 50 centlik fark çarptığınız zaman miktar milyonları buluyor.”      Bu tür hizmet veren şirketlerin  Belçika'da var olduklarını ancak bo-yutlarının büyüklüğü nedeniyle hantal çalıştıklarını belirten Demir Ercan, “Biz hemen harekete geçebiliyoruz, avantajımız da bu oluyor” diyor.      Ercan, çalışmaya istekli ve yete-nekli genç elemanlar bulmakta zorluk çektiklerine de değinerek şunları söy-lüyor:     “Maalesef dil sorunu devam edi-yor. Bu ülkede iş yapabilmek için Fransızca ve Flamanca öğrenmek ge-rekiyor. Bu alanda yeni yeni gelişme-ler kaydediliyor. Bu çok önemli bir unsur...”q