Türkçe SEvdası [ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] Çalışanlar Başaranlar Kazananlar



Türkçe SEvdası [ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] Çalışanlar Başaranlar Kazananlar


kalımdan yaparım. Üstelik Yunan bak-kalları var ama benim Türk bakkalım benim dostum. Dolayısıyla algınız milletlere göre değil insana göre değişi-yor. İnsanları gözlerinden tanırsınız ve anlarsınız. Birbirinden nefret eden Türkler olduğu gibi, Yunanlılar da var. Yani milletlere değil insanlara bağlanır-sınız.”      Türkçe’nin kulağa hoş gelen, “mü-zikal” bir dil olduğunu söyleyen Papa-dopoulos, uzun cümleler kurmaya kendisini zorlamadığı zaman sorun yaşamadığını belirtiyor ve “Büyükannem haklıydı. Aşk şarkılarını Türkçe söylemek lazım, kulağa çok hoş geliyor” diyor.     Bu arada, ikili anlaşmalar çerçeve-sinde Hacettepe Üniversitesi’nden Bel-çika’ya gelerek eğitim veya araştırma yapan Türkler de var.    Hacettepe Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünde ders veren  Nizamettin Kasap ve çevirmen eşi Özlem Kasap Belçika'ya araştırma yapmak amacıyla kısa dönem için geldiler.      İlke Çiçekoğlu ise Hacettepe tercümanlık bölümünden Belçika'ya okuma-ya geldi. Bir yıllık deneyiminin ardından Türkiye’ye dönmeye hazırlanır-ken, “Belçika’da dostluklar mesafeli. Ben bizim misafirperverliğimizi ara-dım. Belçikalılarda sevdiğim şey daha açık olmaları... Olaylara, konulara kar-şı tavırları katı değil, kolay konuşabili-yorsunuz” diyor.q      Belçika'da bir ilk olarak, çevirmen yetiştiren üç yüksek okul ILMH, ISTI ve Cooremans, işbirliği içerisinde beş yıllık yüksek okul programı çer-çevesinde Türkçe, Arapça ve Çince bölümlerine öğrenci kabulüne başladılar.     Çince ISTI'de, Arapça Cooremans'da, Türkçe ise Institut Libre Marie Haps'ta çevirmen yetiştiri-len diller arasına katıldı.            Bu eğitim çerçevesinde, yazılı ya da sözlü, anında Fransızca-Türkçe ve Türkçe-Fransızca ya-nısıra İngilizce-Fransızca ve Fransızca-İngilizce çe-viri yapabilecek yetkin gençler, Türkiye'nin AB yolundaki müzakere sürecinde aktif rol alabilecekler.
“Institut Libre Marie Haps”taki Türk Dili ve Uy-garlığı Merkezi yöneticisi Eser Baysal’ın konuya ilişkin açıklamaları şöyle:     “İlk defa bu yıl, bu bölüme öğrenci kabulü olacak. Üç sene bakalorya düzeyinde, sonraki iki yıl da mastır düzeyinde yüksek eğitim söz konusudur.  Öğrenciler Türkçe’nin yanı sıra okulda verilen genel derslerin hepsine girecekler. Ayrıca Fransız-ca-İngilizce çevirmenlik derslerine de başlayacaklar. İlk sene dersleri ağır ama  başaranlar önemli bir adım atmış olacaklar. Üçüncü yılın sonunda, isteyenler sözlü çeviriye yönelebilecekler. Sözlü çeviriye yönelenlerin iş bulma sorunu olmayacak. Çevirmenlere çok büyük talep var. Türkiye'deki bazı üniversitelerle de Erasmus programı çerçeve-sinde anlaşmalar yaptık. Hacettepe, Bilkent, Yıl-dız Teknik Üniversitesi çeviri bölümleriyle anlaşmalarımız yapıldı. Brüksel’de bu eğitimi görecek öğrencilerin üçüncü senelerinde, en az bir dönem Türkiye'deki bu okullarda eğitim sürdürme olanak-ları bulunacak.”     Belçika’daki Türk gençlerin yüksek eğitime yönelimlerinin zayıf kaldığını belirten Baysal şunları söylüyor:    “Güzel bir olanak var ve bunu değerlendirmek gençlerin istek ve iradelerine kalıyor. Liseyi bitir-dikten sonra iş aramak daha kolay görünüyor gençlere. Türkiye'deki gençler ise üniversite sınav-larına odaklanıyorlar. Oysa burada tersi bir durum var. Ben özellikle Türk kökenli gençler için bu bölümün büyük bir fırsat olduğunu düşünü-yorum. Belçika'da yüksek eğitim düze-yinde Türkçe derslerin verildiği başka kurum yok. Devletin teşvikiy-le, 3 büyük yüksek okulun hazırladığı bir program sözkonusu. Dolayısıyla, "Bu eğitim devam eder mi?" diye kaygılanmak da yersiz. Çok bilinçli başlanmış bir prog-ram. Şu anda her şey hazır, sadece hevesli öğrenci bekliyoruz. Eğer gençlerimiz Türkçeyle bağlantılı bir iş yapmak istiyorlarsa bunu profesyonel bir eğitimle, kuralları doğru öğrenerek yapabilirler. Yoksa, evlerde 300-500 kelime haznesiyle konuşulan Türkçe ile çok ileri gidilemez. Bilimsel seviyelere çıkmalıyız. Özel sektörden tutun da, Türkiye'deki pek çok iş alanında iyi bir Türkçe, Fransızca ile ve ellerinde bir Avrupa diplomasıyla iş bulma konu-sunda elbette şansları çok artacaktır. Üstelik ya-bancılar Türkçeyi öğrenebilmek için son derece fazla gayret sarfediyorlar. Çok da iyi seviyelere geliyorlar. Türkçeyi 7. dil olarak yapan çevirmenler gördük. Avrupa Parlamentosu çevirmenleri herhalde her hafta derslere gelerek Türkçe’yi öğ-renme çabasını boşuna vermiyorlar! AB kurumla-rının bu işe yatırım yaptıklarını görüyoruz. Bu kurumlar Türkçeye bu kadar yatırım yapıyorlarsa geleceği olduğu kesin. Belçika hükümeti bunu proje olarak getirmişse boşuna değil...”
     Eser Baysal şöyle devam ediyor:     “Afişler hazırladık ve okullarda bölümün tanıtı-mını yapıyoruz. Size bir örnek vermek istiyorum: Açık kapı gününde İspanyolca masasına kayıt yaptırmak için başvuran çok sayıda insan vardı. Oradaki hocalar "Tamam gelin, kayıt yapalım ama iş bulamayacaksınız, çok fazla İspanyolca bilen var" diyorlar. Oysa biz tam tersini söylüyo-ruz: "Türkçe’ye kayıt yaptırın işiniz garanti çünkü bütün kapılar açık". İlk kayıt yaptıranlar hemen iş bulacaklar. Şimdi AB ile müzakereler başlayacak ve Türkçe bilen çevirmenlere çok ihtiyaç var. Za-ten çevirmen olup Türkçe çeviriler için eğitim alan AB çevirmenlerine 2008'de kabinde çalışacakları talimatı geldi. Yabancılar süratle hazırlanı-yor, biz Türkler hazırlanmıyoruz. Onlar bizim di-limizi öğrenip iş imkanlarından yararlanmak için uğraşıyorlar. Finlandiya AB'ye girmeden önce kendi çevirmenlerini yetiştirmek için Alman üni-versitesiyle anlaşmış. Bu ülke 4 milyon nüfuslu. Oysa biz 70 milyonla giriş yapacağız. Çok daha fazla sayılarda çevirmene ihtiyacımız olacak ama hazırlığımız yok. Bizim 12 bin yetişmiş çevirmene ihtiyacımız var! Bu iş Türkçe’yi bildiğini söyleyip birkaç yüz kelime kullanan insanlarla olamaz. Fransızcalar da aynı şekilde eksik, bunların geliş-mesi gerekiyor. Burada yeminli tercüman olmak için sınavlar açılır ve bizler bu kağıtları okuruz. Maalesef bazen cümle olmayan sadece kelimelerin tercüme edildiği kağıtlar geliyor önümüze. Gençle-rimiz dili bildiklerini sanıyorlar oysa çok yüzeysel bilgilere sahipler.”     Baysal, bilgi için www.ilmh.be sitesine bakılabileceğini ya da info@ilmh.be ve turc@ilmh.be ad-reslerine yazılabileceğini ifade etti.
     Kayıtlar 7-15 Haziran arasında 02 / 50479 08 ve 02 / 549 54 92 numaralı telefonlardan randevu alınarak başlayacak ve 15 Haziran - 8 Temmuz  ile 22 Ağustos - 14 Ekim arası devam edecek. 
     Her türlü bilgi için 00 32 2 511 92 92 numaralı telefon ve 00 32 2 511 98 37 numaralı faksa başvurulabiliyor.q