kalımdan yaparım.
Üstelik Yunan bak-kalları var ama benim Türk bakkalım benim dostum.
Dolayısıyla algınız milletlere göre değil insana göre değişi-yor.
İnsanları gözlerinden tanırsınız ve anlarsınız. Birbirinden nefret eden
Türkler olduğu gibi, Yunanlılar da var. Yani milletlere değil insanlara
bağlanır-sınız.” Türkçe’nin kulağa hoş gelen,
“mü-zikal” bir dil olduğunu söyleyen Papa-dopoulos, uzun cümleler
kurmaya kendisini zorlamadığı zaman sorun yaşamadığını belirtiyor ve
“Büyükannem haklıydı. Aşk şarkılarını Türkçe söylemek lazım, kulağa çok
hoş geliyor” diyor. Bu arada, ikili anlaşmalar
çerçeve-sinde Hacettepe Üniversitesi’nden Bel-çika’ya gelerek eğitim
veya araştırma yapan Türkler de var. Hacettepe Fransız
Dili ve Edebiyatı bölümünde ders veren Nizamettin Kasap ve
çevirmen eşi Özlem Kasap Belçika'ya araştırma yapmak amacıyla kısa
dönem için geldiler. İlke Çiçekoğlu ise
Hacettepe tercümanlık bölümünden Belçika'ya okuma-ya geldi. Bir yıllık
deneyiminin ardından Türkiye’ye dönmeye hazırlanır-ken, “Belçika’da
dostluklar mesafeli. Ben bizim misafirperverliğimizi ara-dım.
Belçikalılarda sevdiğim şey daha açık olmaları... Olaylara, konulara
kar-şı tavırları katı değil, kolay konuşabili-yorsunuz” diyor.q
Belçika'da bir ilk olarak, çevirmen yetiştiren
üç yüksek okul ILMH, ISTI ve Cooremans, işbirliği içerisinde beş yıllık
yüksek okul programı çer-çevesinde Türkçe, Arapça ve Çince bölümlerine
öğrenci kabulüne başladılar. Çince ISTI'de,
Arapça Cooremans'da, Türkçe ise Institut Libre Marie Haps'ta çevirmen
yetiştiri-len diller arasına
katıldı.
Bu eğitim çerçevesinde, yazılı ya da sözlü, anında Fransızca-Türkçe ve
Türkçe-Fransızca ya-nısıra İngilizce-Fransızca ve Fransızca-İngilizce
çe-viri yapabilecek yetkin gençler, Türkiye'nin AB yolundaki müzakere
sürecinde aktif rol alabilecekler.
“Institut Libre Marie Haps”taki Türk Dili ve Uy-garlığı Merkezi
yöneticisi Eser Baysal’ın konuya ilişkin açıklamaları
şöyle: “İlk defa bu yıl, bu bölüme öğrenci
kabulü olacak. Üç sene bakalorya düzeyinde, sonraki iki yıl da mastır
düzeyinde yüksek eğitim söz konusudur. Öğrenciler Türkçe’nin yanı
sıra okulda verilen genel derslerin hepsine girecekler. Ayrıca
Fransız-ca-İngilizce çevirmenlik derslerine de başlayacaklar. İlk sene
dersleri ağır ama başaranlar önemli bir adım atmış olacaklar.
Üçüncü yılın sonunda, isteyenler sözlü çeviriye yönelebilecekler. Sözlü
çeviriye yönelenlerin iş bulma sorunu olmayacak. Çevirmenlere çok büyük
talep var. Türkiye'deki bazı üniversitelerle de Erasmus programı
çerçeve-sinde anlaşmalar yaptık. Hacettepe, Bilkent, Yıl-dız Teknik
Üniversitesi çeviri bölümleriyle anlaşmalarımız yapıldı. Brüksel’de bu
eğitimi görecek öğrencilerin üçüncü senelerinde, en az bir dönem
Türkiye'deki bu okullarda eğitim sürdürme olanak-ları
bulunacak.” Belçika’daki Türk gençlerin yüksek
eğitime yönelimlerinin zayıf kaldığını belirten Baysal şunları
söylüyor: “Güzel bir olanak var ve bunu
değerlendirmek gençlerin istek ve iradelerine kalıyor. Liseyi
bitir-dikten sonra iş aramak daha kolay görünüyor gençlere.
Türkiye'deki gençler ise üniversite sınav-larına odaklanıyorlar. Oysa
burada tersi bir durum var. Ben özellikle Türk kökenli gençler için bu
bölümün büyük bir fırsat olduğunu düşünü-yorum. Belçika'da yüksek
eğitim düze-yinde Türkçe derslerin verildiği başka kurum yok. Devletin
teşvikiy-le, 3 büyük yüksek okulun hazırladığı bir program sözkonusu.
Dolayısıyla, "Bu eğitim devam eder mi?" diye kaygılanmak da yersiz. Çok
bilinçli başlanmış bir prog-ram. Şu anda her şey hazır, sadece hevesli
öğrenci bekliyoruz. Eğer gençlerimiz Türkçeyle bağlantılı bir iş yapmak
istiyorlarsa bunu profesyonel bir eğitimle, kuralları doğru öğrenerek
yapabilirler. Yoksa, evlerde 300-500 kelime haznesiyle konuşulan Türkçe
ile çok ileri gidilemez. Bilimsel seviyelere çıkmalıyız. Özel sektörden
tutun da, Türkiye'deki pek çok iş alanında iyi bir Türkçe, Fransızca
ile ve ellerinde bir Avrupa diplomasıyla iş bulma konu-sunda elbette
şansları çok artacaktır. Üstelik ya-bancılar Türkçeyi öğrenebilmek için
son derece fazla gayret sarfediyorlar. Çok da iyi seviyelere
geliyorlar. Türkçeyi 7. dil olarak yapan çevirmenler gördük. Avrupa
Parlamentosu çevirmenleri herhalde her hafta derslere gelerek Türkçe’yi
öğ-renme çabasını boşuna vermiyorlar! AB kurumla-rının bu işe yatırım
yaptıklarını görüyoruz. Bu kurumlar Türkçeye bu kadar yatırım
yapıyorlarsa geleceği olduğu kesin. Belçika hükümeti bunu proje olarak
getirmişse boşuna değil...”
Eser Baysal şöyle devam
ediyor: “Afişler hazırladık ve okullarda
bölümün tanıtı-mını yapıyoruz. Size bir örnek vermek istiyorum: Açık
kapı gününde İspanyolca masasına kayıt yaptırmak için başvuran çok
sayıda insan vardı. Oradaki hocalar "Tamam gelin, kayıt yapalım ama iş
bulamayacaksınız, çok fazla İspanyolca bilen var" diyorlar. Oysa biz
tam tersini söylüyo-ruz: "Türkçe’ye kayıt yaptırın işiniz garanti çünkü
bütün kapılar açık". İlk kayıt yaptıranlar hemen iş bulacaklar. Şimdi
AB ile müzakereler başlayacak ve Türkçe bilen çevirmenlere çok ihtiyaç
var. Za-ten çevirmen olup Türkçe çeviriler için eğitim alan AB
çevirmenlerine 2008'de kabinde çalışacakları talimatı geldi. Yabancılar
süratle hazırlanı-yor, biz Türkler hazırlanmıyoruz. Onlar bizim
di-limizi öğrenip iş imkanlarından yararlanmak için uğraşıyorlar.
Finlandiya AB'ye girmeden önce kendi çevirmenlerini yetiştirmek için
Alman üni-versitesiyle anlaşmış. Bu ülke 4 milyon nüfuslu. Oysa biz 70
milyonla giriş yapacağız. Çok daha fazla sayılarda çevirmene
ihtiyacımız olacak ama hazırlığımız yok. Bizim 12 bin yetişmiş
çevirmene ihtiyacımız var! Bu iş Türkçe’yi bildiğini söyleyip birkaç
yüz kelime kullanan insanlarla olamaz. Fransızcalar da aynı şekilde
eksik, bunların geliş-mesi gerekiyor. Burada yeminli tercüman olmak
için sınavlar açılır ve bizler bu kağıtları okuruz. Maalesef bazen
cümle olmayan sadece kelimelerin tercüme edildiği kağıtlar geliyor
önümüze. Gençle-rimiz dili bildiklerini sanıyorlar oysa çok yüzeysel
bilgilere sahipler.” Baysal, bilgi için
www.ilmh.be sitesine bakılabileceğini ya da info@ilmh.be ve
turc@ilmh.be ad-reslerine yazılabileceğini ifade etti.
Kayıtlar 7-15 Haziran arasında 02 / 50479 08
ve 02 / 549 54 92 numaralı telefonlardan randevu alınarak başlayacak ve
15 Haziran - 8 Temmuz ile 22 Ağustos - 14 Ekim arası devam
edecek.
Her türlü bilgi için 00 32 2 511 92 92
numaralı telefon ve 00 32 2 511 98 37 numaralı faksa başvurulabiliyor.q