Büyükelçi Erkan Gezer [ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] Türkçe yüksek okul



Büyükelçi Erkan Gezer [ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] Türkçe yüksek okul


      Belçika’da Türkçe öğrenmek için yoğun çaba harcayanların, bu amaçla okullara gidenlerin ve özel ders alanların sayısı süratle artıyor. Bunların çoğunluğunun amacının bir meslek edinmek olduğu gözlemleniyor ama merak ve keyif için Türkçe öğrenenler de var. Avrupa Birliği memurları ve tercümanları ise Türkçe’yi mesleki hedefler doğ-rultusunda öğreniyorlar.      Belçikalı Pierre Bastin psikoloji eğitimi almış. Türkçe’ye ve Türkle-re özel ilgisi nedeniyle Türkçe öğ-renmeye başlamış. Geçen sene Ha-cettepe Üniversitesi’nde değişim programından yararlanarak eğitim almış. Bugün Türkçe-Fransızca tercümanlık yapıyor ve Belçika Ata-türkçü Düşünce Derne-ği'nde de çalışıyor.     "80'li yıllarda ilk defa Türkiye'ye gittim. Zaman içinde ilgim artmaya baş-ladı ve Türkçeyi öğren-meye karar verdim’’ di-yen Bastin şunları anlatı-yor:     “Dilin ötesinde, Türk kültürünü seviyorum. Gü-zel bir tutku oldu benim için. Hacettepe'deki eği-tim de bana çok şeyler öğretti. Haftada 16 saat Türkçe eğitim dışında normal derslere de gir-dim. Türk toplumu içinde olmayı çok seviyorum. Türkiye'deki çeşitlilik, farklılıklar harika. Türkiye'nin ne olduğunu söylemek neredeyse mümkün de-ğil. Her türlü insana rastlamak mümkün. Örneğin, Hacettepe'de, üniversitede bir çeşit gençlik görü-yorsunuz, 2 kilometre ötede bir mahalleye gidiyorsunuz, gençlik ta-mamen farklı. Türkiye'yi ne kadar çok tanırsanız o kadar az tanı ko-yabilirsiniz. Turist olarak gidenler daha kolay tanılar koyuyorlar oysa tanıdıkça farklılıkları daha çok algı-lıyorsunuz ve yaşamların, insanla-rın, kültürlerin değişik olduğunu gö-rüyorsunuz ve sınıflandıramıyorsu-nuz. Siyasi olarak, kültürel olarak çok karmaşık bir ülke."      "Türkçe’yi dil olarak çok sevi-yorum. Bence çok mantıklı bir dil” diyen Bastin şöyle devam ediyor:     “Türkiye’nin tarihini çok seviyorum. Doğuyla batının bu-luşma noktası olması çok artılar getiriyor.  Türkler Orta Asya'-dan gelip Akdeniz’e yerleşmiş. Dil olarak da neredeyse Asyalı ama Avrupa'nın ortasında... Çok ilginç bir ülke. Türkiye'de yaşamak da çok hoştu. Bir ülkede yabancı olmak hiçbir zaman kolay değil. Türkiye’ye gidince bir şey dikkatimi çekti: Belçika'da tanıdığım Türkler-le Türkiye'de tanıdıklarım arasında çok farklar gördüm. Kendimi Tür-kiye'de daha rahat hissettim ve da-ha kolay iletişim kurabildim. Oysa buradaki Türklerle ilişki aynı kolay-lıkta olmuyor. Bunun nedenini an-latmam çok zor çünkü ben de tam anlayamadım. Belki de buradaki Türkler daha küçük gruplar halinde ve daha kapalı yaşıyorlar ve daha fazla savunmadalar."     Pierre Bastin’den Türkiye’de kendisini rahatsız eden unsurları anlatmasını da istedik:     "Güçlülerin yasalarının geçerli olduğunu hissediyorsunuz. Gücü elinde tutanların bunu hissettirmekten hoşlandığını görüyorsunuz.  Trafikte bile bunu hissediyorsunuz. Yaya olan zayıf olan, altında araba olan güçlü... Yaya arabalıya yol vermek zorunda... Belki de yaşam koşulları buradan daha zor olduğu için insanları biraz daha katı yapı-yor. Çok fazla "sınıf" ayırımı hisse-diliyor. Bunlar dışında her şeyi se-viyorum diyebilirim. Gelecekte fırsatım olursa yine Türkiye'de bir dö-nem yaşayabilirim. Gerçi bütün gün Schaerbeek'te çalıştığım için akşam oradan çıkınca kendimi yurtdışına çıkmış gibi hissediyorum. Yani bir şekilde Türkiye'de gibiyim çünkü sırf Türkçe konuşarak, hiç Fransızca konuşmadan yaşayabileceğiniz bir mahalle Schaerbeek...”  AŞK ŞARKILARI     Kostas Papadopoulos, 1959 yılından beri Belçika'da yaşıyor,  64 yaşında. Türkçesini geliştiren bir Yunanlı... Anlatıyor:     "18 yaşıma kadar Yunanistan'-da okudum, sonra Belçika'ya gel-dim. Babam benden önce gelmişti. Ben liseyi bitirip üniversite okumak için bu ülkeye geldim ve kaldım. Kimya eğitimi aldıktan sonra 32 sene aynı firmada çalıştım.”     Bir Belçikalı ile evli olan 3 ço-cuk babası Papadopulos Fransızca, Yunanca, İngilizce, İspanyolca, İtal-yanca ve Türkçe biliyor:
     "Bir ülkeye gittiğiniz zaman in-sanlarla kendi dillerinde iletişim ku-rabilmek çok önemli. Bir ülkeyi gezmek sadece binalarını, tarihini görmek değil, insanlarını tanımaktır. Meksika'ya gittiğim zaman so-kaktaki çocuklarla konuşup, onlarla iletişim kurmak muhteşemdi. Ailem Türkiye kökenli. Ben de Türkiye’ye çok sık gittim. Ardından bütün ailem gitsin diye gezi düzenledim. Babam Trabzon, annem Amasya doğumlu. Kuzenlerimle beraber se-neye bir daha gezi düzenleyeceğim. Büyükannem, amcalarım ve an-nemle babam bizden gizli konuşacakları zaman aralarında Türkçe konuşurlardı. Onları dinlerken, Türkçe’nin kulağa çok hoş gelen bir tınısı olduğu için bu dili öğrenmek isterdim. Türkçemi geliştirip, annemle babamın memleketlerine gidip insanlara sorular sormak isti-yorum. Hiçbir şey bulamam büyük olasılıkla. 1922'de annem, 1926'-da da babam terk etmiş oraları... Tanıyanlar artık ölmüşlerdir. Belki arşiv bulabilirim ve ailemin tarihin-deki geçmiş hakkında bilgi alabili-rim. Türkçe’yi hem bunun için, hem de çok sevdiğim için geliştiri-yorum.”    “Büyükannem hep bana, ‘Kili-se'de Yunanca, salonlarda Fransız-ca konuşmak, aşk şarkılarını da Türkçe söylemek lâzım’ derdi. Ger-çekten Türkçenin tınısı çok güzel. Türkçe eski müzik plaklarım var. En yakın 3 dostum İstanbul'da yaşayan Türkler."      Papadopoulos, Yunanistan-Tür-kiye ilişkileri hakkındaki düşüncele-rini açıklarken olumlu gelişmeler, ilerlemeler olduğunu, bunların de-vam etmesi gerektiğini, komşu ülkelerin aralarında anlaşmalarının kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu, insanlar arasındaki bağların politi-kacılar tarafından engellenemeyeceğini söylüyor ama şunları da ekliyor:
    “Elbette benim bu anlattıklarım 46 yıldır yurtdışında yaşamış bir Yunanlı’nın görüşleri... Benim ül-kemde bu düşünceler o kadar kolay geçmiyor. Medyanın kışkırtması var ve insanların haber kaynakları kısıt-lı. Aynı şeyi Türkiye'de de görüyorum. Basının verdiği haberler hükü-metlerin verilmesini istediği yönde haberler. Ama yurtdışında yaşadığı-nız zaman olaylara bakışınız çok daha geniş açılardan ve bağımsız oluyor. Burada Türk arkadaşlarım var, 15 yıldır alışverişimi Türk bak-