ü Türkiye-Belçika
ilişkilerinin son durumunu nasıl değerlendiriyorsu-nuz ? Bir bilanço
yaparsanız bu ilişkilerde olumlu ve olumsuz saptamalarınız nelerdir ?ü
Belçika'da bulunduğum son üç buçuk yıl içerisinde Türkiye-Belçika
ilişkileri devamlı gelişen, çeşitlenen ve güçlenen bir süreç takip
etmiştir. Laeken Zirvesi ve onu takip eden
devrede, Belçika, Türkiye'nin Avrupa Birliği’ne adaylığının kabulü ve
üyelik müzakerelerine başlama kararlarının alınmasında önemli rol
üstlenmiş ve Türkiye'ye güçlü des-tek vermiştir.
Bu yakınlığın yansımaları iki ül-ke siyasi
ilişkilerinin gelişmesine, hükümetler ve parlamentolar arası temasların
artmasına zemin hazırlamış, başta Parlamento Başkanla-rı, Başbakanlar,
Dışişleri ve diğer Bakanlar olmak üzere, her seviye-de ikili diyalog
yoğunlaşmıştır. Bu temaslar, her iki ülkenin
so-runlarının ve karşılaştıkları zorlukla-rın birbirlerince iyi
anlaşılmasına olanak sağlamış, karşılıklı destek ve yardımlaşma
kanalları açılmıştır. Siyasi alanda kaydedilen
bu ge-lişmelere paralel olarak ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de
son dere-ce olumlu ve geleceğe dönük bir iş-birliği ortamı yaratılmış
bulunmaktadır. Belçika'nın Türkiye'deki or-tak yatırımları giderek
artmaktadır. Halen yüze yakın Belçika firması Türkiye'de faaliyetini
sürdürmekte ve yatırımlarını genişletmektedir. Son olarak, Fortis
bankasının Türk Dışbank'ı satın alması Belçika'nın ülkemize ve ülkemiz
ekonomisine verdiği önceliğin bir işaretidir.
Türkiye-Belçika arasındaki ikili ticaret hacmi % 35 oranında bir
ar-tışla 4.2 milyar Euro'ya ulaşmıştır. Türkiye açısından açık veren
ikili ticaretin kapatılması, birçok ürünün re-eksportunu yapan
Belçika'ya, katma değeri ve getirisi yüksek ürünlerimizin ihracı ile
mümkün olabilecektir. Bu kapsamda, teleko-münikasyon, tıbbi ekipmanlar,
ha-zır giyim ve çeşitli tekstil ürünleri, oto yedek parçaları, inşaat
malze-meleri, mobilya ve gıda ürünlerimiz Belçika pazarında artan alıcı
bulmaktadır. Son üç yıl içinde iki ülke
kültü-rel ilişkilerinde devamlı gelişen bir süreç yaşanmıştır. Sanatın
her da-lında Türkiye'yi tanıtma olanağı bu-lunmuştur. Buna en önemli
örnek, Eylül 2004 - Ocak 2005 ayları arasında dört ay devam eden ve
yaklaşık 68 bin kişinin gezdiği "Analar, Tanrıçalar ve Hanım
Sul-tanlar" sergisi olmuştur.
2004 yılında Türkiye'nin İspan-ya'nın önüne
geçerek Belçikalıların birinci turizm tercihi ülkesi olması
ilişkilerdeki en somut gelişmeye işa-rettir. 2005 Nisan ayı sonu
itiba-riyle Belçika turizm acentalarının verdiği rakamlar bu yıl
ülkemize re-zervasyonların % 31 oranında arttığını göstermektedir.
Başka bir deyişle, 2004 yılında 420 bin Bel-çikalı’nın ziyaret ettiği
ülkemize bu yıl 560 bin civarında Belçikalı beklenmektedir. Bu sektör
ülkemizin Belçika'da olumlu tanıtımı açısından bulunmaz bir imkan
sağlamaktadır. İki ülke ilişkilerinin
gelişmesine çok önemli, güçlü ve olumlu bir katkı da Belçika'da 40 yılı
aşkın bir süredir yaşayan 150 bin civarındaki vatandaşımızdan
gelmektedir. Belçi-ka toplumuna büyük ölçüde uyum sağlamış, ülkenin
yasalarına saygılı, katılımcı, güvenilir ve dürüst vasıfla-rıyla
tanınmış insanlarımızın, eğitim düzeyi her gün yükselen dinamik genç
kuşağımızın beklediğimiz ve inandığımız başarılarıyla Belçika'nın
siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, sportif ve diğer alanlarında daha
fazla söz sahibi olacakları günler yakındır. Türk toplumunun ülkede
süratle gelişeceğine inandığım ağırlıklı ve değer verilen konumu
bireylerimizin kendilerine olan güvenini güçlendireceği ve Belçika
siyasilerini ve toplumunu etkileme potansi-yelini arttıracağı gibi,
Türkiye-Belçi-ka ilişkilerinin gelişmesinde güvenli ve inanılır bir
köprü vazifesi görecektir. Ülkeler arasındaki
ilişkilerde za-man zaman anlaşmazlıkların doğması doğaldır. Bu anlamda
Türkiye-Belçika ilişkileri bir istisna değildir. Önemli olan, sorun
teşkil eden ko-nuların iki ülkenin temel ilişkilerini zedelemeden
çözmeye çalışmaktır. Bu kapsamda, başta
işadamla-rımız olmak üzere, Belçika’ya gel-mek isteyen
vatandaşlarımızın ülke-mizdeki Belçika temsilciliklerinden vize almakta
karşılaştıkları zorlukla-rı ifade etmek mümkündür. Diğer bir konu da
başta Fehriye Erdal ol-mak üzere, Türkiye'de terör suçu işlemiş aranan
kişilerin ülkemize ia-desinde müşahede ettiğimiz yavaştan almadır. ü
Belçika'daki Türk Toplumunun gelişmesi, birlik ve beraberlik
sağ-lanması için yoğun çaba harcadı-nız. Son dönemde basına yansıyan
bir değerlendirmenizde bariz bir hayal kırıklığı yaşadığınız
hissedildi. Sizce aksayan noktalar hangileri? ü Belçika'da göreve
başlamamı takiben ilk önceliklerimden biri Bü-yükelçiliğimiz ve
Başkonsoloslukla-rımızla Türk toplumu arasında sıkı bir diyalog tesis
etmek, devlet-vatandaş ilişkilerinde saygı, karşılıklı anlayış ve güven
yaratmak ve en önemlisi de, Türk toplumunun birlik ve beraberliğinin
sağlanması yo-lunda çaba harcamak olmuştur. Bugün, aradan üç buçuk
yıllık bir süre geçtikten sonra, bu hedeflere büyük ölçüde varıldığını
memnuni-yetle görüyorum. Bu gayretler so-nucu gerçekleşen birçok
başarılı örnek mevcuttur. Bunlara açık bir örnek, Anadolu Dergisi’nin
Özel Sayısı ile katıldığı 40'ıncı yıl kutlamalarıdır. Bu vesileyle Türk
Toplu-mu, Federasyon, Dernek ve Birlik-lerimiz büyük bir dayanışma,
birlik ve beraberlik içinde olduklarını ka-nıtlamışlardır. Diğer yakın
bir örnek ise, bir yılı aşkın ısrarlı bir çalışma-mız ile İslam Yönetim
Genel Kuru-lu seçimlerinde, nüfusumuz Belçi-ka'daki Faslı
kardeşlerimizin