Kaptan Didier Coatanhay [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Fabienne Higny



Kaptan Didier Coatanhay [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Fabienne Higny


Avrupa Parlamentosu’nun Cezayir asıllı Fransız sosyalist üyesi Kader Arif ile Söyleşi ü Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin görüşleriniz neler?  Türkiye'nin AB üyeliğini bir AB vatandaşı, bir politikacı ve bir Avrupa Parlamentosu üyesi olarak uzun süredir destekliyorum. Türki-ye'nin üyelik süreciyle öne çıkan birinci önemli unsur Avrupa'nın coğrafi ya da kültürel bir alan ola-rak ele alınmaması gerektiğidir. Av-rupa, demokrasi, özgürlük, hoşgö-rü, barış, anlayış ve dayanışma gibi değerlerin öne çıktığı bir alan ol-malı. Tüm bu değerleri isteyen ve gerçekleştiren ülkeler de bu oluşumun içinde yer almalı. Türkiye de bu değerleri önemseyen ülkelerden...     İkinci unsur, Türkiye'nin üyeli-ğinin sembolik önemi. Müslüman bir ülkenin AB üyesi olması, Avru-pa'ya uluslararası politikada yeni bir bakış açısı getirecektir. Türkiye'-nin üyeliğiyle Avrupa'nın barış sağ-ladığı bu alan içinde medeniyetler arası çatışmanın olacağı yönündeki tezin de çürütülebileceğine inanıyorum. Eğer Türkiye AB'ye üye olursa Avrupa dünyaya medeniyetler çatışması tezini reddettiği mesajını vermiş olacak.      Üçüncü unsur da jeo-stratejik. Coğrafi olarak bu kadar önemli bir yerde bulunan bir ülkeyi nasıl reddedebiliriz? Türkiye'nin Asya ve Avrupa arasında yer alması, Orta-doğu'ya yakınlığı, müslüman ülke-lerle ilişkilerinin yanı sıra İsrail'le olan ortak tutumu gibi unsurlar önem taşıyor.      Bunun dışında Türkiye'nin gençliği, gücü ve dinamizmiyle AB içindeki siyasi ve ekonomik birleş-meyi kamçılayacağına inanıyorum. Tüm bunların yanı sıra Türkiye'nin Avrupa'da, özellikle Almanya ve Fransa'da yaşayan göçmenlerin en-tegrasyonunda olumlu etkileri olacağı kanısındayım.
ü AB içinde Türkiye'nin üyeliği-ne karşı gelen bazı çevreler buna neden olarak Türkiye'nin müslüman bir ülke olmasını gösteriyor. Bu konuda sizin görüşünüz nedir? ü Bu tartışmanın meşru olup ol-madığını sorgulamayacağım. Sade-ce entelektüel anlamda bazı partile-rin Avrupa'nın hıristiyan olduğu id-diasını savunuyor olmasını olağan ve tutarlı buluyorum. Buna kesinlikle katılmıyorum ancak bunun tar-tışılması olağan bir durum. Tartış-ma, her ne kadar buna katılmasam da, bu seviyede devam edebilir. Be-ni asıl rahatsız eden ise bazı siyasi çevrelerin Türkiye'yi reddetmek için ekonomi, insan hakları, ABD'-nin müttefiki olması, 70 milyon nü-fusu olması, sosyal farklılıklar gibi nedenlere işaret ederken aslında tüm bunların arkasında müslüman bir ülkenin AB üyeliği konusunda korku ve endişesini taşımaları... İştebuna tahammül edemiyorum. Mantıklı bahaneler öne sürerek, gerçekte müslüman bir ülkenin kor-kusunu bu nedenlerin arkasına saklamaları beni çok rahatsız ediyor. ü Fransa'da yoğun bir Türkiye karşıtı kampanya devam ediyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?ü Fransa'da herkes Türkiye'ye karşı değil. Örneğin sosyalist parti Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkmı-yor. Fransa'da şimdiki anayasa tartışmalarında Türkiye malzeme ola-rak kullanılıyor. Halbuki Türkiye'nin anayasa ile ilgisi yok. İnsanların en-dişeleri üzerinde oyun oynanıyor. Türkiye'yi kullanarak "hayır" denmesi üzerinde çalışılı-yor. Bunun siyasi an-lamda büyük bir sorumsuzluk olduğunu düşü-nüyor ve dürüst bulmu-yorum. Anayasaya "ha-yır" diyen farklı çevrele-rin hemen hepsi zaten Avrupa karşıtı. Sağcı-lar, aşırı milliyetçiler ya da komünistler... Bu çevreler anayasa iyi ol-madığı için değil, Avru-pa karşıtı oldukları için muhalefet yapıyorlar. Bugün anayasaya yönel-tilebilecek meşru sorular var; örne-ğin ekonomik anlamda fazla liberal olup olmadığı gibi. Sosyal devletin geleceğine ilişkin kaygılar ve korkular bu tartışma çerçevesinde ortaya çıkıyor.  ü Sizce Fransa'daki referandumdan "hayır" mı çıkacak?ü Ben "hayır" çıkacağına inanmı-yorum. Kesinlikle ümit etmiyorum ancak öyle olacağını da sanmıyorum. Zaman içinde anayasaya yö-nelik söylenen yalanlar ve bu kampanyanın etkisinin azalacağına ina-nıyorum. Sonuçta "evet" demeye yönelik gerekçeler "hayır" dan daha fazla...
ü Türkiye'nin AB ile müzakerele-re başlamasının İslam dünyasına nasıl etkileri olabilir? ü Türkiye'nin müzakere süreci Arap ülkelerinde yeni bir demokra-si hareketinin başlamasına neden olabilir. Türk demokrasisi zorluklarla karşılaşsa da ilerliyor ve bu yön-de olumlu gelişmeler var. İdam ce-zasının kaldırılması buna iyi bir ör-nek. Türkiye Arap ülkesi olmasa bile müslüman ve laik bir ülke ola-rak Arap dünyasının demokratikleş-mesine yardım eden bir unsur olabilir. Laiklik bir ülkede dini koruyan önemli unsurlardan biridir. ü Peki bu sürecin İslam dünyası ile AB ilişkilerine sizce ne gibi etkileri olabilir?
ü Avrupa'nın İslamı tanımadığını söylemek doğru olmaz çünkü Fran-sa ve İspanya gibi ülkelerin İslam dünyasıyla sıkı bir tarih bağı var. Ancak bu sürecin sembolik etkileri olacaktır. Avrupa kurumsal olarak İslam dünyasıyla başka bir ilişki içi-ne girmeye hazır olduğunu bu şe-kilde duyuracak. Bugün AB'nin Mı-sır, Ürdün, İsrail, Filistin, Libya, Su-riye, Tunus, Fas, Cezayir gibi Ak-deniz ülkeleriyle ekonomik ve kül-türel işbirliği var. Türkiye'nin üyelik sürecinde bu işbirliğinin daha da güçlenmesiyle bu ülkelerde siyasi kültür gelişebilir. Ben bu diyaloğun büyük önemi olduğuna inanıyorum.  ü Avrupa'da yaşayan müslüman topluluklar Türkiye'nin üyelik sürecinden nasıl etkile-nebilir? ü Avrupa'da yaşayan müslümanların günlük hayatı Türkiye'nin üyeliği ile değiş-meyecek. Bu toplulukların günlük yaşantısı ulusal siyasete bağlı. Bu noktada, burada yaşayan müslümanların entegrasyonunun iyileşti-rilmesi ve işsizlik, kişisel özgürlükler, güvenlik gibi sosyal sorunların çözümüne yönelik konular ulusal düzeyde ilerleyecek. Ancak gene de Türkiye'nin üyeliği önemli bir sembol oluşturacak. Benim korkum Türkiye'nin üyeliğinin sudan ne-denlerle reddedilmesi. Avrupa'nın taleplerini yerine getiren bir Türki-ye'nin reddedilmesi durumunda bu-rada yaşayan Arap müslümanların bundan yara almaları ve alınmaları söz konusu. Çünkü bu topluluklar Türkiye'nin müslüman kimliğinden dolayı reddedildiğini düşünebilirler. Köktendinciler ise bunu öne süre-rek, "Bakın Avrupa Türkiye'yi  müslüman olduğu için istemiyor" diyebilir. Bu, siyasi sorumluluğu olan kişilerin dikkatle yaklaşması gereken bir konu çünkü bunun et-kileri müslüman mahallelerinde his-sedilebilir. Ben bu durumun belli bir düzeyde tehlike getirebileceğini dü-şünüyorum. ü "Avrupa Düşüncesi"ne yönelik hayaliniz nedir? ü Bunu kısaca anlatmak gerekir-se "Çeşitlilikte birleşmek" diyebiliriz. Benim Avrupa vizyonumda tek şekillilik ya da tek tip yok. Büyük pazarda herkes aynı şekilde yesin, yaşasın ya da düşünsün gibi. Bence farklılık ve çeşitte birleşme olmalı. Ortak noktaları ise dış politika, sa-vunma, barış, dayanışma ve zen-ginliğin paylaşımı oluşturmalı. Benim "Avrupa Düşüncesi"ne yönelik haya-lim bu.