Kaptan Didier Coatanhay [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Kader Arif - Avrupa Parlamentosu



Kaptan Didier Coatanhay [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Kader Arif - Avrupa Parlamentosu


dan bakınca da, Türkiye Avrupa'-nın bir parçası... Bunun aksinin söylenmesi yanlış. İnsanların korkuları var, aşırı dincilik korkusu var ve Fransa'da bunu sürekli ön plana çıkarıyorlar.
     Neticede, Fransa'da, benim çevremdeki insanlar Türkiye konu-sunu hiç tartışmıyor, bilmiyorlardı. Konu birdenbire gündeme taşındı. Her şey birbirine karıştırıldı. Karım da Türkiye'yi tanımıyordu, gelip gördüğü zaman çok sevdi.      Fransa'ya döndüğümüzde dostların bize soru sorma fırsatı bile kalmıyor, o kadar çok anlatıyoruz ki Türkiye'yi ve Türkleri... Buradan götürdüğümüz eşyalar o kadar çok ki, bizim Fransa'daki evi-mizde, sizin Türkiye'deki evinizdekinden daha faz-la Türk eşyası, Osmanlı eşyası var... İnsanlar bunları çok beğeniyor, ilgi gösteriyorlar. Müze-lerdeki cisimler, halılar o kadar güzel ki..."
LİSAN SORUNU YOK      "Türkiye'de lisan sorunu yaşamadım. İnsanların çoğu İngilizce konuşuyor. Türkçemi biraz daha geliştirebilseydim insanlarla diya-loğum daha da güzel olacaktı. İstanbul'da Fransızca konuşan o kadar fazla ki şaşırıyorum. Burada benden daha iyi Fransızca konuşan insanlar tanıdım. Özellikle yaşlılar arasında kendilerini Fransızca'da benden daha iyi ifade edebilenler var."
ÇALIŞMA ORTAMI      "Pazar günleri bazen biraz dinlenebiliyorum. Bunun dışında her gün, yorucu bir çalışma içindeyiz. Çalışma ortamımdaki insanlar uz-man kişiler, onlara çok güveniyorum, işlerini iyi biliyor, iyi yapıyorlar. Birlikte çalıştığımız gemi mü-hendisleri Yavuz ve Tarkan çok kültürlü, bilgili insanlar.      Fransa'da, İslam konusunda in-sanlar kendilerini çok sorguluyorlar. Benim burada camiye giden müslüman arkadaşlarım var. Ilımlı, kendi dinlerini yaşayan insanlar... Türkiye'de de, bazı müs-lüman ülkelerde gör-düğüm gibi, namaz saati geldiğinde iş-lerin duracağını zannediyordum. Hiç öyle olmuyor.
     Sabahları ezan sesiyle uyanmak hoşuma gidiyor." FUTBOL  MERAKI      "Bir de futbol merakı var... Bir gün kendime bir kahve fincanı satın aldım, getirip bü-romun üzerine koydum. Ben ne bi-leyim, üzerindeki resim Beşiktaş armasıymış. Bazıları, "Bu ne ya?" diye eleştirmeye başladılar. O za-man durumu anladım, gittim, bir de Fenerbahçe ve Galatasaray ar-malı fincanlar aldım. Karşımdakine göre bir fincan kullanıyorum ama ben de sonunda Galasaraylı ol-dum." KADIN HAKLARI      "Farklı bir kültür söz konusu... Kültür farklılığı güzel bir şey ama insan zaman zaman kendini sorguluyor, bazı şeyleri anlamaya çalışı-yor, bazılarını anlamakta güçlük çe-kiyor. Örneğin kadın-erkek ilişkile-rinde gördüklerim, duyduklarım be-ni şaşırtıyor. Kadınların yaşam ko-şulları ideal değil, yapılacaklar var. Genç yaşlarımdan beri dünyayı ge-ziyorum. Kültür farklılıkları her za-man oluyor. Kadın koşulları Türki-ye'de daha iyi olabilir. Evlilik yöntem ve koşulları garip gözükebili-yor. Çalışan 8 yaşındaki çocuklar var. Bunlara alışkın değiliz. Pendik pazarına gittiğim zaman, bir yaban-cı olarak bazı çarşaflı kadınları gör-düğümde, bunun gerçekten bir din gereği olup olmadığını anlamakta zorluk çekiyorum. İçimde bir şüphe var, bu kadınlar gerçekten isteyerek mi çarşafa bürünüyorlar? Neden?"  ATATÜRK      "Atatürk, küresel düzeyde çağa iz bırakanlardan biri... Hatırlıyo-rum, annem ve babam ondan söz ederlerdi, tanırlardı. Türkiye'de ka-dınlara seçme ve seçilme hakkının Fransa'dan çok daha önce veril-diğini yeni öğrendim, şaşırdım. Türk tarihini öğrenmek için kitap-lar okuyorum. Atatürk'ün yaptıkla-rını öğrendikçe inanılmaz buluyorum. Sadece alışkanlıkları değil, zihniyetleri değiştirmiş, müthiş bir iş başarmış. O gerçekten "Türklerin Babası"... Türkiye O'na çok şey borçlu diye düşünüyorum.           Ortadoğu'da olup bitenlere ba-kıyorum. Atatürk olmasaydı bugü-nün Türkiyesi nasıl olurdu diye kendimi sorguluyorum. İlk geldi-ğimde, her yerde Atatürk heykelle-ri, resimleri gördüğümde garipse-miştim. Bu pek hoşuma gitmemiş-ti, insanlara sorular sormaya başla-mıştım. Aldığım yanıtları da tem-kinli analiz ediyordum. Bu insanlar kendilerine ezberletilen resmi bir nutuğu mu tekrarlıyorlar yoksa iç-ten mi konuşuyorlar, anlamaya ça-lıştım. Hep Atatürk için çok güzel şeyler söylediler. O'nun yaptıkla-rının büyüklüğünü, boyutlarını za-manla gördüm. O Türkiye'yi ele al-dığı zaman ülkenin durumu ne ka-dar umutsuzmuş! O'nun gerçekleş-tirdiklerini yapabilmek için gerçekten büyük adam olmak gerekir. O, küresel tarihin en büyük adamlarından biri..." ORDU      "Batı Avrupa'daki Türkiye ko-nulu tartışmalarda "ordunun rolü" de sık sık gündeme getiriliyor. Ben Türkiye'de yaşadığımdan beri, belki yanılıyorum ama edindiğim izlenim şu: Ordu iktidarda değil, ezici de-ğil... Ordu demokrasinin, Atatürk Cumhuriyeti'nin bir garantörü... Benim edindiğim izlenim böyle. Fransa'da, Türk ordusunun rolünü anlamıyorlar. Bence, ordu bu ro-lünden vazgeçerse sapmalar olabi-lir."  SOYKIRIM TARTIŞMASI      "Avrupa televizyonlarında Er-meni soykırımı iddialarından da çok söz edildiğini görüyorum. Bu-radaki arkadaşlarımı bu konuda da sorguladım. Ne olursa olsun, sultanlar zamanında yapılmış bazı şeylerin bugünün Türk gençlerine so-rulmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu, dünyanın her yeri için ge-çerli, aksi halde tarihi sorgulama-nın sonu yok. Ermeni meselesinde, okuduğum kadarıyla, isyanlar ol-muş, ölenler, korkunç şeyler olmuş. Britanya'nın geçmişinde de kor-kunç olaylar var. Bence bunlar yanlış ve suni tartışmalar. Bu görüşlerimi herkesin paylaşması beklenemez, ben böyle düşünüyorum.