Kaptan Didier Coatanhay [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Kaptan Didier Coatanhay



Kaptan Didier Coatanhay [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Kaptan Didier Coatanhay


     Türkiye'yi yabancılara tanıtmak ve anlatmak konusunda özürlüyüz. Son dönemde, Batı Avrupa ülkele-rinde Türkiye konulu tartışmaları ağzımız açık, şaşkın şaşkın seyredi-yoruz. Ne kadar bilgisiz ve önyargı-lılar... Ama kabahat kimde? Sözde bizler değil miyiz, "Türkiye'nin AB'-deki temsilcileri, elçileri"...      Madem ki biz yabancılara Tür-kiye'yi anlatamıyoruz, bari Türki-ye'deki yabancılar veya Türkiye'ye gitmiş olanlar ülkeyi bize anlatsınlar istedik. İzlenimleri, düşünceleri ne-lerdir? Onlar bizi ve ülkemizi nasıl görüyorlar? Anlatsınlar; saptırma-dan, dürüstçe yayımlayalım...    Bu sayede kendi ülkemizi ve in-sanlarımızı daha iyi tanıyabilir, tanı-tım çabalarımızı da artırabiliriz.     Arkadaşımız Dolunay Uluç, dünyanın en büyüklerinden biri olan Tuzla Tersanesi'nde iki yıldır çalışan Fransız mühendis ve kaptan Didier Coatanhay ile görüştü.      Kaptan Coatanhay Brötanyalı.. 54 yaşında, evli, 3 çocuk babası ve bir de torunu var artık... Eşinden ve ailesinden uzak, "gurbetçi", "ya-bancı" olarak Türkiye'de çalışıyor. 
     Çocuk yaşlarından beri denizci olan kaptan, 12 yaşındayken kendi yelkenli teknesiyle denize açılmış. Elektronik, mekanik eğitimleri görüp "Kaptan" olmuş. Her zaman gemi inşaatı ve mimarisi alanında hizmet vermiş. Büyük petrol gemileri, yolcu gemileri... Dünyayı gez-miş; Yunanistan, Portekiz gibi ülke-lerde uzun süreli görevler yapmış. İki yıldır Türkiye'de ve bu süre zar-fında iki gemiyi denize indirmiş, önünde 3 tane daha var. Bunlar-dan biri Tuzla Tersanesi için bir ilk oluşturacak boyutta, üç gövdeli, hassas kimyevi maddeler taşıyacak bir gemi...      Coatanhay, bir Fransız şirketini temsil ediyor ve 360 kişiyle şanti-yede çalışıyor.      Fransız kaptanı konuşturmak için fazla soru sormak gerekmedi. Türkiye'yi ve Türk insanını ilginç ifadelerle anlatıyor: İNSANLIK BOYUTU     "Türkiye'den olağanüstü güzel anılarım olacak. Aynı şeyi çalıştı-ğım diğer ülkeler için söyleyemem. Bu memleket ve insanları çok farklı... İstanbul'un muhteşem olduğu-nu bana söylemişlerdi ama bu muhteşemlik tahminlerimden öte çıktı. Bu kentten bıkılmaz.           Başlangıçta, Türkiye'deki insanların, komşuların beni nasıl karşıla-dıklarını gördüğümde gözlerime inanamıyordum. Hiçbir sorun yaşamadım, hep yardımcı oldular. Ev taşırken bile yardım ettiler. Böyle komşulukların, dostlukların, insanlıkların var olabileceğini bilmiyordum.      Türk mutfağı da muhteşem. Portekiz'de felaketti, hep hasta olu-yordum. Her fiyata, çok güzel şey-ler yenebiliyor Türkiye'de..."
TRAFİK      "Trafik özel... Her gün şaşırıyorum. Çok dikkatli olmak gerekiyor. Fransa'da en ufak hatalar için cezayı yeriz. Burada, otoyolda ters is-tikametten gelenler, farsız taşıtlar var. Bunlar  garip ama alışılıyor. Za-ten komik olan, ben burada bunlara öyle alıştım ki Fransa'ya dönünce sorunlar yaşıyorum. Karım hep uyarıyor araba kullanırken, "Burası Türkiye değil, sağdan geçemezsin, ters yöne giremez-sin" diye...           Başlangıçta çok sıkıntı çektim. Örneğin, kavşaktaki göbekten geçerken yol önceliğinin hangi taşıtta olduğunu sordum. Fransa'da sağdan gelenin üstünlüğü vardır. Burada sorumu yanıtlarken, "Duru-ma göre değişir" dediler. Anladığım kadarıyla kurallar yerel oluyor burada... Her kavşakta alışkanlıklara göre davranılıyor. İnsanlar deli gibi, bilinçsiz araba kullanıyorlar. Çocuklar önde oturuyor. Kural yok. Bun-lara da alıştım." TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ      "Artık bu konudaki gelişmeleri iyi anlayamıyorum. Politikacıların Türkiye dosyasını kullanma ve suistimal etme şekillerini anlamıyorum. Türkiye mi AB'ye giriyor, AB mi Türkiye'ye giriyor?.. Uzun vadede bu bütünleşme gerçekleşecek ama bugünkü ortamda bu konu politi-kacılar tarafından suistimal ediliyor. Fransa'da insanların büyük kısmı Türkiye'yi tanımıyor. Ben de, bura-ya gelmeden önce, Türkiye hakkında tamamen yanlış düşüncelere sahiptim.      Türkiye'nin katılımının bir teh-like olarak gösterilmesi Batı Avru-pa'daki insanları etkiliyor çünkü bilgisizler. Türkiye'yi daha iyi anlatmak lazım. Türkiye, AB için haz-medilmesi gereken çok büyük bir lokma olacak... Ama AB var ol-mak, ağırlıklı olmak istiyorsa, Tür-kiye de AB'li olmalıdır. Tarihi açı