Bu ne kin ! Bu ne düşmanlık ! Neden şimdi
? Bütün bunların basit bir “Ermeni oyunu”
olduğuna bizi kimse inandıramaz. Bu oyun,
Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı büyük bir oyun. Görmemek için aptal olmak
lazım. (Bizim Kedi Osman bile anladı...)
Soykırım iddiaları oyunun küçücük bir parçası. Bu oyunu oynayanlar
Ermeni diasporasının ve Ermenistan devletinin düşman, kindar, terör
yanlısı o küçük kesimi bile değil. Onlar sadece kullanılıyorlar ve
yakaladıkları bir fırsatı değerlendiriyorlar.
Batı Avrupa’da Türkiye korkusu ve hatta Türkiye düşmanlığı hiç bu
boyutlara gelmemişti herhalde... Vatikan’daki Papa’dan tutun da,
Brüksel’de Rumlarla kucaklaştığı için sıkışıp kalmış AB’ye
kadar... O AB ki, genişleme başarısızlığının
faturasını referandumlarla Türkiye’ye çıkarıp paçayı kurtaracağını
zannediyor.
Kıbrıs Rum kesimi Türkiye’ye istediklerini
yaptırtamadığı için kıvranıp duruyor.
Ermenistan ile tüm komşuları sorunlu...
Belçikalı politikacılar öyle hatalar yapmışlar ki, ülke bölünmüş,
haritadan silinmek üzere... Kongo’da, sömürgecilik sırasında ölen 10
milyon insanın hesabını sormak isteyenler de cabası... Boğuluyorlar.
Gündem değiştirmek için uğraşıp duruyorlar.
Türkiye ise almış başını gidiyor coşkuyla; geleceğe, gençliğe ve laik
Cumhuriyet’e tam bir güvenle... Kıskanılmaz mı
böyle bir potansiyel, böyle bir halk, böyle bir
ülke... O halk ki kucaklaşmış Ermenisiyle,
Kürtüyle...
Ne yapsalar da bölseler! Ne yapsalar da
durdursalar! Ne yapsalar da kardeşi kardeşe
vurdursalar! Ne sorunumuz var bizim Ermeni
kardeşlerimizle? Benim Brüksel’de evimin
perdelerini diken terzi Ermeni... Her sabah ekmek aldığım fırıncı
da... Onlarla birlikte Türkiye özlemini
paylaşıyoruz, tatil yaklaştı, Türkiyemizi göreceğiz diye birlikte
seviniyoruz. Birkaç Ermeni Türkiye ve
Türk düşmanlığı yapıyor ama “öbürleri” olmasa, “öbür Türk düşmanları”
olmasa onlar bir hiç’tir! Onlar, Paris’te, Orly katliamında 30’dan
fazla insan öldürdükleri zaman da sevindiler, Türk diplomatlar
katlediği zaman da... Sonra susturuldular. Şimdi konuşuyor, bir şeyler
yaptıklarını zannediyorlarsa, bu “öbür düşmanların” kışkırtması, onları
kullanması, onları “gaza getirmesi”
nedeniyledir. “Le Soir” gazetesi çok dürüstçe
yansıttı: Türkiye’deki Ermeni kardeşlerle röportaj yaptı. “Biz burada
çok mutluyuz” diyorlar... Dikkatli olmak
lazım, bizi birbirimize düşürmeyi deniyorlar, Birinci Dünya Savaşı’nda
yaptıkları gibi.. Bu çirkin taktiğin tek kurbanları Türkler ve
Ermeniler olmuştu o zamanlar... Dikkatli
olmalıyız! Gerçek kıskanç, kindar ve
düşmanları; Türkiye’nin tekerlerine çomak sokmakta menfaat bulanları
iyi görmeliyiz.
Bayrak yakıp, yasa çıkartıp kışkırtma
girişminde bulunanların bu tuzaklarına düşmeyiz; haklarımızı,
fikirlerimizi yasal ve demokratik yöntemlerle
savunuruz. Aman, kardeş kardeşe
vurmasın!
Ve unutmayın dostlar:
Türkiye’nin yolunu artık kesemezler! “İt ürür,
kervan yürür!”
Dolunay Uluç