PDF versiyonu: Anadolu Dergisi Nisan 2005 Sayı : 29

AKP'li Devlet Bakanı Güldal Akşit [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Piyanist Işıl Bengi



AKP'li Devlet Bakanı Güldal Akşit [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Piyanist Işıl Bengi


Batı Avrupalı muhataplarının töre cinayetleri üzerinde de durduklarını belirten Güldal Akşit, bir parlamenterin, bu tür cinayetlerin İtal-ya'da da işlendiğini hatırlattığını kaydederek, “Bu, sadece yasal dü-zenlemelerle çözülecek bir sorun değildir. Zihinsel bir dönüşümün gerçekleşmesi gerekir. Zihniyet de-ğişikliği zamanla ve eğitimle olur” dedi.      “Türk kadınının siyasi yaşama katılımı en zayıf kaldığımız alan'' diyen Akşit, pek çok Avrupa ülke-sinden önce, 1934'te seçme ve se-çilme hakkı elde eden Türk kadını-nın, o dönemde Meclis'e % 4,6 oranında girdiğini, bu oranın bu-gün sadece % 4,4 olduğunu belir-terek, kadınların önündeki engelle-rin kaldırılması gereği üzerinde dur-du.      Avrupa Parlamentosu'ndaki toplantıda, Türkiye'de kendisini dö-ven kocasını haklı bulan kadın ora-nının % 39,2 olduğunun söylenmesine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Akşit, “Sadece kadının değil, tüm toplumun zihniyeti değişmeli. Bu-gün gençlerde bile var olabilen 'er-kek döver' mantığı beni şaşırtıyor. Bu durumu ancak eğitimle değişti-rebiliriz” dedi.      Akşit, kadının sadece fiziksel değil, psikolojik, ekonomik, sözel şiddetlere de hedef olduğuna dikkat çekerek, “Bu mücadele tüm dünya kadınlarının mücadelesidir” diye konuştu.
     Güldal Akşit, Türkiye'-de “kendine güvenen ka-dınların”, koltuk ve ma-kam için değil, “elini ta-şın altına koymak, so-rumluluk üstlenmek için” siyasete girmeleri, top-lum adına devlet için çalışmaları çağrısında bulundu. ANADOLU’DAN SORULAR    Bakan Akşit, “Anadolu” dergisine verdiği özel demeçte soruları şöyle yanıtladı:ü    Başlangıçta AKP'nin vitrininde bayan milletvekilleri vardı. Şimdi sesleri duyulmuyor. Neden suskunlar? Konuşuyorlar da sesleri mi du-yulmuyor? Yoksa dinleyen mi yok?ü    Bunların hiçbiri değil. Takdir edin ki 550 milletvekilinin 24'ü ka-dın. AKP’de 360 milletvekilinden 12'si kadın. Ne kadar sesiniz çıkar-sa çıksın duyurmak çok kolay değil. Bayan milletvekili arkadaşlarımız özellikle kadın konularında konuşmak istiyorlar. Diğer komisyonlarda da konuşmalarını yapıyorlar. Ko-nuşturulmama ve susma gibi eğilim yok. Ancak konuşmak için de se-bep olmalı, laf olsun diye konuşmak da doğru değil...ü   Sizce konuşmak için Türkiye'-de yeterince sebep yok mu? Sa-mimi gerekçe bu  mu?ü    Samimi söylüyorum, ben böy-le görüyorum. Benim gördüğüm kadarıyla başka bir sorun yok. Meselâ ben hep ko-nuşuyorum, beni ne kadar duyuyorsu-nuz? Sizin dediğiniz gibi bir izlenim varsa benim dönünce milletvekili arkadaşları-mı uyarmam gerekiyor. "Arkadaşlar sesiniz duyulmuyormuş" diyeyim. Şu da var ki parlamento çok yoğun çalışıyor. Çalışmalar sabaha karşı bitiyor. Hele geçen yasama döneminde çok yıpratıcı bir tempo var-dı. Kimsede konuşacak hâl kalmı-yor. Bir susturulma olsa bunu ben de yaşardım. Ben diğer arkadaşla-rın da konuştuklarını düşünüyorum, bilakis konuşmayı da seviyorlar, her bayan gibi... Belki basın yeterince seslerini duyurmuyor olabilir. Şimdi beni de düşünmeye sevkettiniz bu sorunuzla, arkadaşların sesleri yete-rince duyulmuyor mu diye... Konu-şuyorsunuz, anlatıyorsunuz ve bir bakıyorsunuz basında kibrit kutusu kadar yer alıyor. Ya da farklı bir şekilde yer alıyor. Basının da bu konuda daha duyarlı olması lazım. ü Brüksel'de Türk kadın dernekleriyle bir araya geldiniz. Avrupa'-daki Türklerin ve kadınların durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?ü Samimi fikrimi söyleyeyim, be-nim beklentimin çok ötesinde. He-le kadınların böyle etkin olduğunu ve mücadele ettiğini görünce daha mutlu oluyorum. Bir araya gelmek ve birşeyler yapabilmek gayretini çoğu zaman Türkiye'de göremiyo-ruz. Burada böylesi bir birliktelik çok güzel. Burada bir başka hoşuma giden konu, Avrupa Parlamen-tosu’nda Türk kökenli parlamenterlerin olduğunu görmek. Bazı soruları ben nasıl cevaplarım diye düşü-nürken onlar çok güzel cevaplar verdiler. Bizim açımızdan çok güzel bir şey. Avrupa'daki bu potansiyelimizi iyi değerlendirmemiz lazım. Değişik ülkelerin temsilcileri olarak da parlamentoya gelseler, Türkiye'-nin birer savunucusu olacaklar. Hem de buradaki sorunları bilip yaşayan insanlar olarak savunacakları için çok daha iyi bir savunma olacak. Buradaki tablo beni çok mutlu etti. Biz her zaman buradaki Türklerin yanında yer almalıyız.