Maden ocaklarındaki çalışma-larının ardından hukuk tahsili ya-pan ve
özellikle maden işçilerinin yasal sorunları alanında uzmanla-şan Luc,
damadının aileye katılı-mından sonra yeni bir dünyaya açıldığını
anlatıyor ve Türk gençle-rinin anavatanlarıyla Batı Avrupa arasında
gerçek bir köprü rolü oy-nayacaklarına inanıyor, her birini birer
“büyükelçi” gibi görüyor. “Kültürlere saygıyı ve paylaşımı gerçek
anlamda onlardan öğrene-ceğiz” diyor.Temel ilkeler
korunsun Luc, Türkiye'nin AB'ye katılı-mının
gerçekleşeceğine de inanıyor ve “Başlangıçta herkesin şüpheyle baktığı
Türk politikacıların pazarlık ve müzakereleri nasıl ustaca
yürüttüklerini gördükten sonra, bu işin sonunu getireceklerine de
inanıyorum” diyerek ekliyor:
“Umarım Türk politikacılar Atatürk Devleti'nin
temel ilkelerini korumayı ve savunmayı, artık hiç-bir askeri darbe
gereği olmadan be-cerirler. Bence bugünün Türkiyesi-nin en önemli hedef
ve iradesi bu olmalı…” Batı'dan
bakınca Türkiye'nin AB'ye katılımının bu oluşumu ne kadar
güçlendireceğinin de görül-düğünü belirten Luc, Avrupa'nın tarihi
sorumluluğunu üstlenmesi gereği üzerinde duruyor, “Türkiye'-nin AB'ye
katılım sürecinin frenlenmesi akıl almaz bir siyasi hafiflik kanıtı
olur” diyor ve ekliyor: "Çev-remdeki pek çok insanının bu gö-rüşü
paylaştığını görüyorum…"Daha sağlıklı bir toplum
Yaşamı boyunca Türklerle iç içe olduğunu, onları her zaman daha
yakından tanımaya çabaladığını belirten ve tek üzüntüsünün Türkçe
öğreneme-mek olduğunu söyleyen Luc, “Çok güzel, özel ama zor bir lisan.
Türkçe bil-memem yüzünden iletişimi derinleş-tirmekte zorluk çektiğim
oluyor” diye konuşuyor. Belçika'daki Türk
gençlerinin ar-tan bir şekilde yüksek tahsile yönel-melerinin
sevindirici olduğuna değinen Luc, eski maden ocağı arkadaşlarının
çocuklarının, verdiği derslere öğrenci olarak katıldıklarını görmekten
duyduğu memnuniyeti ifade ediyor: “Bütün bunlar, tüm
sorunların çözüldüğünü kanıtlamaz. Genç Türklerin hedefe ulaşmak için
çok çalışmaları gerekiyor. Üniversiteler-de yabancıların başarı oranı,
Belçi-kalılardan daha düşük. Buna mu-hakkak çözüm bulmalıyız. Bazen
Flamanca bilgisi yetersizliğinden de kaynaklanan bu sorunu aşmak için
onlara ek dersler de vermeyi deni-yoruz. Gençler ve aileler eğitim
alanında çok hassas davranarak ye-ni nesiller bünyesinde tam katılımlı
yer almanın mücadelesini sürdür-meliler.” Luc, hem
Türk hem Belçikalı gençlere yönelik eleştiriler karşısında çok
sinirleniyor ve bu gençlerin "fazlasıyla uslu" olduklarını düşünü-yor:
“Gençlere eleştiri yeteneği ka-zandırmak
lazım. Dünyayı olduğu gibi kabul etme eğilimleri çok arttı. Bizim, daha
sağlıklı bir toplum inşa etmek isteyen, bunun mücadelesi-ne girişen
gençlere ihtiyacımız var.”