PDF versiyonu: Anadolu Dergisi Nisan 2005 Sayı : 29

Çocuklara daha fazla önem... [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Prpf. Luc Cieters Türk madencileri anlatıyor



Çocuklara daha fazla önem... [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Prpf. Luc Cieters Türk madencileri anlatıyor


ve temiz sınıflar temin etmiş durumdalar ancak  gördüğü-müz dershanelerin çoğunluğunun “albenisi” yok. Öğretmenlerin çalışma koşulları sağ-lıklı gözükmüyor. Çocuklar için daha fazla ders cihazı, ki-tap, bilgisayar ve oyuncak ge-rekiyor. Dersleri cazip hale ge-tirmenin yollarının aranması ihtiyacı var.     Ziyaret ettiğimiz sınıflarda güleryüzlü ve mutlu çocuklar çoğunluktaydı. Birçoğu kendini sorgulayacak yetenekte ve hayal gücünü kullanmaya ha-zır ancak “işlenmemiş demir” gibi olanlar da çok fazla... İlgi ve bilgiye açıklar.     Koşullar ne olursa olsun, Belçika’nın hemen her bölge-sinde Türk çocuklara, devletin ve derneklerin çabalarıyla su-nulan eğitim olanakları büyük yarar getiriyor ve bunları de-ğerlendirmek gerekiyor. Ço-cuklar sadece öğrenmekle kal-mıyorlar, birbirleriyle kaynaşı-yor, dil ve kültür farklılıklarını daha iyi kavrayıp bunu bir “kompleks” değil, “avantaj” olarak görme yeteneği kazanı-yorlar.      Derneklere, öğretmenlere, sosyal hizmet verenlere de so-rular yönelttik. Müzik, folklor, dans, bilgisayar kursları gibi yararlı ve çocukları heyecanlandıran birçok güzel faaliyet var. Bunları gerçekleştirenlerin hemen hepsi gönüllü, istekli, çocukları ve gençleri seven, onlar için çalışan insanlar. “Çocuklara daha fazla ilgi ve özen gerekiyor” diyorlar. Bu çağrı sadece ilgisiz velilere de-ğil... Bu tür faaliyetlerin yapıl-dığı yerlere hiç uğramayan iş-adamlarına, işkadınlarına, dev-let yetkililerine, Türklere ve Belçikalılara... “Gelin, görün, anlayın, destek olun...”     Bu dersleri izleyerek biz de dersler aldık: “Anadolu” dergi-sinin çocuklar ve gençler tara-fından nasıl bir ilgi ve sevgiyle izlendiğini görmek bizi biraz da endişelendirdi. Türkçe yayın yok piyasada... Birkaç “çocuk sayfası” ve birkaç yazı, haftalarca okunup yıpranmış sayfalar halin-de çocukların ellerinde!.. Yazdık-larımıza, gösterdiklerimize çok dikkat etmek durumundayız. “Anadolu” ekibi, en kısa zamanda, “çocuk özel sayısı” çıkarmalı, bunu gelenek haline getirip mümkün olduğunca sıklaştırmalı ve bu çocuklara Atatürk’ü, Cum-huriyet’i, Türkiye’yi, Belçika’yı, anlayacakları dille anlatmalı.        Bunu da başarırız!    Bu yazıyı, Charleroi bölgesi öğretmenlerinden Metehan Ge-dik, Mehmet Orhunlu, Necmi Bayrak, Hülya Türel ve Rukiye Birkan’ın imzasıyla bize iletilen bir “çağrı” ile noktalıyoruz:     “Bilindiği gibi Türk okuluna devam etmek bir gönül ve bağ-lılık işidir. Gönlünde vatan özlemi, hasreti ve sevgisi taşıyan, ül-ke ve milletimizin değerlerine, gelenek ve göreneklerine bağlı olan ailelerde her zaman Türk okulları ve öğretmenlerin verdiği hizmetlere ilginin olduğu görül-müştür. Türkçe ve Türk kültürü öğretimi için bölgemizde ulaşılan öğrenci sayısı ne yazık ki yeterli değildir. Charleroi Bölgesi'nde hemen hemen her yerleşim ye-rine yakın bir Türk okulu bulmak mümkündür. Ancak, uzaklık, zamansızlık ve araç yokluğu gibi veliler tarafından dile getirilen Türk okuluna getirmeme sebepleri inanıyoruz ki en asgari dü-zeydedir.     Geriye tek bir neden kalıyor, ne üzücüdür ki, ilgisizlik! Bölge öğretmenleri olarak bizler bu üzücü nedeni ortadan kaldırmak arzusuyla gerek öğrencilere, ge-rekse vatandaşlarımıza yönelik sosyal ve kültürel etkinliklere ağırlık veriyoruz. Ayrıca, bölge derneklerimizin etkinliklerine ak-tif görevlerle destek oluyoruz. Ailelere en büyük tavsiyemiz, bu ülkenin rahat yaşam şartlarından dolayı kapıldıkları rehavetten ay-rılıp, biraz olsun gözlerini ovuşturarak çevrelerine bakmaları, ken-di çocuklarının gelecekteki kimlikleri hakkında düşünmeleri-dir.”