Elçin
Poyrazlar Türkiye'nin AB üyelik sürecini
yakından izle-yen Avrupa Parlamentosu Hollan-dalı üye Joost Lagendijk,
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik adım atması gereken tarafın Güney
Kıb-rıs Rum Kesimi olduğunu söyledi.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller grubu üyesi ve AB-Türkiye Karma Parlamento
Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, “Anadolu” dergisine yaptığı
değerlendirmesinde Rum tarafının Annan Planı'nın tekrar ele alınması
için, bu planda istediği değişiklikleri bir an önce bildirmesi
gerektiğini vurguladı. Nisan’da
Kıbrıs'ta her iki tarafa da ziyarette bulunacağını belirten Lagendijk,
"Rum tarafını Annan Planı'na yönelik getirmek istedikleri
değişiklikleri bildirmeleri konusunda ikna etmeye çalışacağız. Çünkü
planda ne tür değişiklikler istedikle-ri belli değil. Kıbrıs konusunda
şim-di harekete geçmesi gereken taraf Rumlar" dedi.
Kıbrıs konusunda çözümden ve Annan Planı
görüşmelerinin deva-mından yana olan çevrelere destek vereceklerini
ifade eden Lagendijk, Türk tarafının çözüm yanlısı tutumunu devam
ettirmesinin önemine değindi. "Ben
çözümü ve Annan Planı görüşmelerini destekleyenleri des-tekliyorum"
diyen Lagendijk, Türki-ye'nin AB müzakerelerine başlayacağı varsayılan
3 Ekim tarihinden önce adada herhangi bir çözüme ulaşılmasının uzak bir
olasılık oldu-ğunu belirterek şunları söyledi:
"3 Ekim'den önce adada herhangi bir çözüme ulaşılması ger-çekçi değil.
Ancak tarafların karşı-lıklı oturarak Annan Planı'nı tartışmaları
gerekiyor. Rumların bu ko-nuda adım atması gerekli. 3 Ekim'-den önce
adada çözüme yönelik görüşmelerin başlamaması üzücüolacaktır. Kıbrıs'ta
asıl çözümün iki-üç yıl sonra olacağını
sanıyorum." Çözüm yanlısı Kuzey Kıbrıslı
Türklerin yanısıra Türkiye'nin olumlu tutumuyla adada görüşmele-rin en
kısa zamanda tekrar başlayacağını umut ettiğini söyleyen La-gendijk,
Rumlara bu konuda görev-ler düştüğünü hatırlattı.
Türkiye'nin AB üyelik sürecin-de Kıbrıs
konusunda atması gere-ken adımların önemine de değinen Hollandalı
parlamenter, Türkiye'nin Ankara Anlaşması'ndan doğan ek protokolü
imzalayacağına yönelik teyit mektubunu sevinçle karşıladı-ğını
bildirdi. Türkiye'nin bu konu-daki olumlu ve yapıcı tutumunun AB
açısından önem taşıdığı belirten Lagendijk, "Türkiye'nin 3 Ekim
ta-rihine kadar ek protokolü imzalamasının yanısıra TBMM onayından
geçirmesi bu süreçte güçlü bir siya-si sinyal olacaktır" diye
konuştu. Müzakerelerin başlamasına da-ha
6 ay olduğuna işaret eden parlamenter, "Türkiye'nin ek protokolü hem
imzalaması hem de onaydan geçirmesi; ciddi, hilelere baş-vurmayan ve
gere-keni yapan bir ülke olduğunu gösterecektir" dedi.
Joost Lagendijk, bu tutumuyla güven yaratacak
Türkiye'nin önüne Rumların engel koyacağını sanma-dığını belirtti.
AB'nin müzakerelere başlama koşulları
konusunda, Hırvatistan örneğinde olduğu gibi, kararlılığını
gösterdiğini ifade eden Lagendijk, "Ankara Anlaşması ek protokolü-nün
imzalanmaması durumunda Hırvatistan örneğinde yaşananlar
gerçekleşebilir. AB müzakerelere başlama koşulları konusunda ciddi
olduğunu gösterdi. Koşullar yerine getirilmezse hayale kapılmamak
gerekir" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Belçika Temsilcisi Yalçın Vehit Brüksel’deki görevine başladı.
Lefke, 1949 doğumlu Vehit, KKTC-AB
ilişkilerinin en hassas ve zor döneminde atandığı yeni görevi
çerçevesinde Türk basın mensuplarıyla tanıştı.
Kıbrıs’ta yapılan referandumların ardından
AB’nin verdiği sözleri tutmadığı süre bu ay tam bir yılını
dolduruyor. Kıbrıslı Türklerin izolas-yondan kurtarılmaları, maddi
destek görmeleri, ticaret yollarının açılması, Türk ve Rum tüccarlara
aynı fırsat eşitliği tanınması, Rumların “ikna edilmesi”, ulaşım,
uçuşlar, turizm kapılarının açılması gibi pek çok konu askıda kalıyor.
AB, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’dan medet
umuyor; Annan “iki defa elinde patlamış” plan hakkında konuşmak bile
istemiyor.
Kıbrıs’ta hayal kırıklığı içinde bir Türk
halkı olduğu gözlemleniyor. Türkiye’nin AB’ye katı-lım müzakerelerinin
3 Ekim’de başlamasının, “Kıbrıs sorununun çözüm sürecine gerekli
hareket kıvılcımını oluşturacağı” görüşünü savunanlar var. Eğer
müzakereler başlarsa...
KKTC Temsilcisi Yakçın Vehit, Belçika’ya
yerleşirken, dikkatli ve temkinli bir diplomat olarak gözlemlere
öncelik vermeyi tercih eden bir tavır sergiliyor, kendisiyle tanışan
gazetecileri dikkatle dinliyor ve sadece “Sonuç gör-meye ihtiyacımız
var” demekle yetiniyor.
Kolaylık ve başarılar diliyoruz.