Ulusal Egemenlik Bu sayıda, kapakta değindiğimiz unsurlar
hepimizi çok yakından ilgilendiren, etkileyen, üzen ve endişelendiren
konulardır. Ve Belçika’da yaşarken, bu konulardaki dosyaların
“burnumuzun dibinde” tezgâhlandığını daha iyi
görüyoruz. Bayrak yakma olayını bir süre önce
Belçika’da yaşamadık mı? Birkaç kendini bilmez terör örgütü yandaşı
Türk bayrağını yakmaya kalktıkları zaman Schaerbeek ve Saint Josse
bölgesinde neler yaşandığı unutuldu mu? Bir
ulusun sembolü olan bayrak, (hangi ulus söz konusu olursa olsun)
yakılır mı? Kıbrıs konusunda neler olduğunu,
neler olmadığını da en iyi Brüksel’den görebiliyoruz. Kıbrıslı
Türklerin “hayal kırıklığı” dillerden düşmüyor. Dışişleri Bakanı
Abdullah Gül Brüksel’deki basın toplantısında endişe ve eleştirilere
anlam veremediğini söyleyip, “Ne oldu? Bir karış toprak mı verdik? Bir
tane asker mi çektik?” diye konuşuyor. Ve hemen not ediyoruz: Demek ki
Türk hükümeti, sorun adil bir şekilde çözülmedikçe ne bir karış toprak
verecek, ne bir asker çekecek!
Keşke bunu AB’lilere de bu kadar açıkça
söyleseler! “Kıbrıs’ı satanlar” kategorisine
girmemek çok önemli çünkü bunu yapmaya kalkan bazı siyasetçiler,
diplomatlar, işadamları ve bireyler hedeflerine ulaşamayacaklar ve
onları, bu girişimleri nedeniyle Türk halkı ve tarih
affetmeyecek. Ya Ermeni lobisi! Brüksel’de ne de
yoğun çalışı-yorlar! Meydanları boş bulmuşlar, ne de kolay yalanlar
uyduruyorlar! Ermeni, Kürt asıllı değerli arkadaş-larımızla
konuşuyoruz, bu çeşitli kışkırtmalardan ne kadar üzgünler!
Kör değiliz!
Esas hedefleri Türkiye Cumhuriyeti!
Toprak isteyenlerin, şeriat isteyenlerin,
Kıbrıs’ı isteyenlerin arkalarında kişiler veya örgütlerden öte,
devletler var. Türk Devleti ile gizli bir savaş sürdür-meyi, tekerlere
çomak sokmayı deneyen; bazılarını dost bildiğimiz, bazılarına temkinli
yaklaştığımız ama hepsini oldukça iyi tanıdığımız
devletler... Bayrak yakanlar, sözde soykırım
naraları atanlar, Kıbrıs’ı satmaya kalkanlar sadece onların maşaları!..
Biz biz olalım, “onun bunun maşalarına”
meydanları boş bırakmayalım. Boş bırakınca vurmakla kalmıyorlar,
öldürüyorlar. İranlı mollalar aydınlarımızı öyle öldürttü! Ermeniler
Azeri kardeşleri öyle öldürdüler! Kıbrıs şehitlerimiz öyle katledildi!
Güneydoğu’da teröre karşı duran polislerimiz, askerlerimiz de...
Kapakta verdiğimiz mesaj, Atatürk’ün “Yurtta
Barış, Dünyada Barış” mesajıdır. Kimseyle
kavga, savaş istemiyoruz.
Hoşgörülüyüz. Ve çok
sabırlıyız! “Ulusal Egemenlik” bayramını
kutlayacağız! Biz, “Ne mutlu Türküm diyene”
sloganı altında birleşmiş bir “Ulus”uz. Bizi hafife alanlara, “Deliye
her gün bayram” dedirtmeyiz! “Ulusal egemenlik”
olmazsa olmaz! Bilinçli ve tepkiliyiz. Bu,
vatandaşlık görevimizdir. Bilinçli ve tepkili
olmak, Ata’ya, atalarımıza ve şehitlerimize vefa
borcumuzdur! Dolunay Uluç