PDF versiyonu: Anadolu Dergisi Nisan 2005 Sayı : 29

Base [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Çocuklara daha fazla önem...



Base [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Çocuklara daha fazla önem...


    Ulusal Egemenlik  Bu sayıda, kapakta değindiğimiz unsurlar hepimizi çok yakından ilgilendiren, etkileyen, üzen ve endişelendiren konulardır. Ve Belçika’da yaşarken, bu konulardaki dosyaların “burnumuzun dibinde” tezgâhlandığını daha iyi görüyoruz.     Bayrak yakma olayını bir süre önce Belçika’da yaşamadık mı? Birkaç kendini bilmez terör örgütü yandaşı Türk bayrağını yakmaya kalktıkları zaman Schaerbeek ve Saint Josse bölgesinde neler yaşandığı unutuldu mu?     Bir ulusun sembolü olan bayrak, (hangi ulus söz konusu olursa olsun) yakılır mı?     Kıbrıs konusunda neler olduğunu, neler olmadığını da en iyi Brüksel’den görebiliyoruz. Kıbrıslı Türklerin “hayal kırıklığı” dillerden düşmüyor. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Brüksel’deki basın toplantısında endişe ve eleştirilere anlam veremediğini söyleyip, “Ne oldu? Bir karış toprak mı verdik? Bir tane asker mi çektik?” diye konuşuyor. Ve hemen not ediyoruz: Demek ki Türk hükümeti, sorun adil bir şekilde çözülmedikçe ne bir karış toprak verecek, ne bir asker çekecek!
     Keşke bunu AB’lilere de bu kadar açıkça söyleseler!     “Kıbrıs’ı satanlar” kategorisine girmemek çok önemli çünkü bunu yapmaya kalkan bazı siyasetçiler, diplomatlar, işadamları ve bireyler hedeflerine ulaşamayacaklar ve onları, bu girişimleri nedeniyle Türk halkı ve tarih affetmeyecek.    Ya Ermeni lobisi! Brüksel’de ne de yoğun çalışı-yorlar! Meydanları boş bulmuşlar, ne de kolay yalanlar uyduruyorlar! Ermeni, Kürt asıllı değerli arkadaş-larımızla konuşuyoruz, bu çeşitli kışkırtmalardan ne kadar üzgünler!          Kör değiliz!      Esas hedefleri Türkiye Cumhuriyeti!      Toprak isteyenlerin, şeriat isteyenlerin, Kıbrıs’ı isteyenlerin arkalarında kişiler veya örgütlerden öte, devletler var. Türk Devleti ile gizli bir savaş sürdür-meyi, tekerlere çomak sokmayı deneyen; bazılarını dost bildiğimiz, bazılarına temkinli yaklaştığımız ama hepsini oldukça iyi tanıdığımız devletler...     Bayrak yakanlar, sözde soykırım naraları atanlar, Kıbrıs’ı satmaya kalkanlar sadece onların maşaları!..      Biz biz olalım, “onun bunun maşalarına” meydanları boş bırakmayalım. Boş bırakınca vurmakla kalmıyorlar, öldürüyorlar. İranlı mollalar aydınlarımızı öyle öldürttü! Ermeniler Azeri kardeşleri öyle öldürdüler! Kıbrıs şehitlerimiz öyle katledildi! Güneydoğu’da teröre karşı duran polislerimiz, askerlerimiz de...      Kapakta verdiğimiz mesaj, Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” mesajıdır.     Kimseyle kavga, savaş istemiyoruz.
     Hoşgörülüyüz.     Ve çok sabırlıyız!     “Ulusal Egemenlik” bayramını kutlayacağız!      Biz, “Ne mutlu Türküm diyene” sloganı altında birleşmiş bir “Ulus”uz. Bizi hafife alanlara, “Deliye her gün bayram” dedirtmeyiz!     “Ulusal egemenlik” olmazsa olmaz!     Bilinçli ve tepkiliyiz. Bu, vatandaşlık görevimizdir.     Bilinçli ve tepkili olmak, Ata’ya, atalarımıza ve şehitlerimize vefa borcumuzdur!    Dolunay  Uluç