PDF versiyonu: Anadolu Dergisi Nisan 2005 Sayı : 29

Kilim derneğinin Türk gecesi [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] Belçika Atatürkçü Düşünce Derneği



Kilim derneğinin Türk gecesi [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] Belçika Atatürkçü Düşünce Derneği


     Belçika Atatürkçü Düşünce Derneği (BADD), bir süre öncesine kadar, dışardan bakıldığı zaman en-dişe veren ve güven sarsan iç çe-kişmeleri geride bırakarak, somut ve etkili faaliyetleriyle ses getiriyor.
     Kurulduğu 1997’den sonra bir “kopukluk” dönemi yaşandığını, “uzlaşma” iradesiyle sorunların aşıl-dığını, “Atatürk ve Cumhuriyet il-keleri çerçevesinde” toplum hizmetine yönelindiğini belirten dernek yöneticileri, “maddi sıkıntılara ve bazı baskılara rağmen” gelişmelerden memnun gözüküyorlar.     BADD Genel Merkezi’ni ziyaret ederek derneği daha yakından tanımak ve okuyucularına tanıtmak is-teyen “Anadolu” ekibi faaliyetlerin iki farklı alanda yoğunlaştığını göz-lemledi.     Birincisi: Türkiye’nin ulusal me-seleleri, BADD için önem taşıyor. Sözde Ermeni soykırımı iddiaları, Kıbrıs sorunu, Türkiye-AB ilişkile-rindeki sağlıksız gelişmeler, Türk ulusuna ve Türkiye’ye yönelik iftira ve saldırılar karşısında “sessiz kal-mamakta” kararlı gözüken dernek, çeşitli etkinlikler, konferanslar, ba-sın bildirileri, gösteri ve eylemlerle “tepki” gösteriyor. Yöneticilerin, bunu yaparken, çeşitli siyasi eğilimlerden kişi ve kurumlarla işbirliğine gitmeleri, ulusal davalarda birlik ve beraberlik arayışına girişmeleri ve bunda başarılı olmaları dikkat çeki-yor. Atatürk’ün, “ulusal egemenlik” hedefine öncelik veriliyor. Yönetici-ler, “Türkiye’den kopuk değiliz. Her şey Tür-kiye bağlantılı gelişiyor” diyorlar ve Türklerin Türkiye’den, anadillerinden, öz kimliklerinden ve kültürlerinden kopartılmalarına yö-nelik gayretlerin varlığına dikkat çe-kiyorlar.     İkincisi: BADD, Belçika’daki Türk toplumuna yönelik somut ve etkili sosyal faaliyetlerini giderek arttırıyor. Bunların ne derece güzel ve faydalı olduğunu görmek için derneğe uğrayıp bir göz atmak ye-terli. Ziyaretimiz sırasında, geniş bir alanda verilen hizmetleri gözlemle-dik. Üst kattaki sınıflarda, Eğitim Müşavirliği’nin öğretmenlerinin Türkçe ve Türk Kültürü derslerini izleyen çocukların mutlu bakışlarını not ettik. Bilgisayar dersleri için ha-zırlanan özel bölümdeki çalışmala-rın ilerlediğini gördük. Çok sayıda genci bir araya getiren folklor derslerinde, birbirleriyle kaynaşmış in-sanların coşkusunu görüntüledik. Onlara katılmış Arap asıllı bir gen-cin Türkçe’ye ve Türk folklorüne nasıl bir sevgi ve istekle bağlandığına da, biraz şaşırarak şahit olduk.     Dernekte yabancılara ve Türk-lere Türkçe, Fransızca, Flamanca dersleri de ciddi bir şekilde, yüksek katılımla veriliyor. Müzik, seramik kursları da var. 
     Belçika’nın sağladığı 4 görevli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 4 öğretmeni, 20 kadar profesyonel eğitmen ve 30 kadar yönetici ile faali-yetler giderek geliştiriliyor.     Görüştüğümüz dernek yöneticileri, her şeyin toz pembe olmadığı mesajını verirken, Belçika’da Türk kimliğini, Türkçe’yi ve Türkiye’yi “aşırı milliyetçiliğe yönelmeden” savunduklarını ancak bunun kolay olmadığını, Belçikalı ve Türk ma-kamların çeşitli baskılarına, haksız eleştirilerine hedef olduklarını, ye-terli desteği görmediklerini ifade ediyorlar. BADD’yi “siyaset üstü” bir kurum olarak nitelendiren, der-neğe girerken “siyasi şapkalarını dışarda bıraktıklarını” belirten yö-neticiler, “Atatürkçü Düşünce’nin penceresinden” bakarak “dostluk ve kaynaşma” hedefine ulaştıkları-nı, bu düşüncenin her şeyden önce “insan sevgisi” aşıladığını belirtiyorlar.
    “Belçika’daki Türk kuruluşların artık ulusal sorunlara ortak bakabil-diklerini ve bir çatı altında, üst kimlikte buluşabildiklerini” belirten  yö-neticiler, kültür ve dil konularına büyük önem verdiklerini, köklü bir coğrafyaya sahip olan Türkiye in-sanlarının başarılarının, kendi kül-tür ve dillerini de iyi tanımaktan geçtiğine inandıklarını söylüyorlar.