[ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Azerbaycan Büyükelçisi Mamedov



[ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Azerbaycan Büyükelçisi Mamedov


    İnekler (ve öküzler) “sempatik” ama “tepkisiz” ve biraz da “ahmak” hayvanlar olarak tanı-nırlar. Onların “boş boş” trene bakmaları pek çok karikatüre konu olur.
    İngiliz araştırmacılara göre insanlar, sık sık espri konusu yaptıkları bu hayvanlar hakkında yanılgı içindeler. İngilizler, ineklerin çok ilginç ve zengin bir “ruhsal yapıya” sahip olduğunu keş-fettiler.    Bristol Üniversitesi’nde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre bu hayvanların “dostluk”, “kız-gınlık” ve “alınganlık” duyguları çok gelişmiş.   
    Araştırmayı gerçekleştiren ekibi yöneten hayvanbilimci profesör John Webster, beyinleri vü-cutlarına oranla insanlarınkinden küçük olan hayvanların duygu ve acı çekme yeteneklerinin de az olduğu görüşünün yanlışlığını kanıtladı.      Araştırmacılar, gözlemledikleri sürülerde bazı ineklerin, ikili veya üçlü gruplar halinde dostluklar kurduklarını, arkadaş olduklarını, sevgi paylaştıklarını belirlediler.    Bristol Üniversitesi ekibi, bu hayvanların cinsel yaşamlarının da tahmin edilenden daha ha-reketli olduğunu, ineklerin ve öküzlerin “şehvet düşkünü” olduklarını belirledi.    Araştırmaya katılan Cambridge Üniversitesi profe-sörlerinden Donald Broom da, bu hayvanlar arasında “zekâ yarışı” göz-lemlediklerini, ör-neğin, bir çiftlikte, tahta parmaklıklar arkasına bırakılan yiyeceklere ulaşmak için çeşitli ve kurnaz yöntemler aramakta birbirleriyle yarıştıklarını anlatıyor. Hedefe ulaşmak için tahta parmaklıklara bağlı bir kapıyı açmayı başaran bazı hayvanların kalp atışlarının yükseldiği, heyecanlan-dıkları ve mutlu oldukları, bazılarının sevinçten zıpladığı  gözlemleniyor. Bu tespitler, deney hayvanlarının beyinlerine yerleştirilen elektrotlar sayesinde netlik kazanıyor.     Uzmanlar, bu araştırmaların sonuçlarının, insanoğlu ile inek ve öküzler arasında duygusal tepki yeteneğinin bugüne kadar tahmin edilenden çok daha yakın ve benzer olduğunu gösterdiğini ifade ediyorlar.    Bilimadamları, tüm bu araştırmaların ardından, insanların sadece inek ve öküzlere değil, tüm hayvanlara bakış açılarının değişmesi gerektiğini; insanoğlunu rahatsız eden “aşağılanma”, “hor görülme”, “sevgisiz bırakılma”, “aptal yerine koyulma” gibi unsurların hayvanları da çok “üzebildiğini”  ifade ediyorlar.      Etlerini afiyetle yediğimiz pek çok hayvanın gerçekte “karmaşık bir ruh haline sahip canlı yaratıklar” olduğunun düşünülmesi, bu hayvanlara “sevgi ve saygı duyulması” öneriliyor