Engellilere engel olmamak [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] İnekler duygusal...



Engellilere engel olmamak [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] İnekler duygusal...


     "Anadolu" okuyucuları "Doğuş" derneğini iyi tanıyorlar. Limburg bölgesinde bir avuç ev hanımının kurduğu küçük ama çok işler başa-ran bir dernek... Engellilerle daya-nışmak, onlara yardımcı olmak ve korumak amaçlı dernek, geçen yaz bir TIR kamyonu dolusu elektrikli sandalye ile sağlık ve hastane mal-zemesini Türkiye'ye göndermişti. Belçika'da ve Türkiye'de çok yo-ğun mücadelelerden sonra Anado-lu'nun birçok bölgesindeki engelile-re dağıtılan bu malzemeler, Doğuş'-tan taleplerin artmasına da neden oldu.
     Dernek temsilcileri bu yıl 250 tekerlekli sandalyeyi Türkiye'de dört gözle bekleyen engellilere ulaştırmak hedefinde. Bu amaçla ilk gece düzenlendi. Belçika'daki duyarlı Türklerin yardımlarıyla bu başarıya da ulaşacaklarına inanan Doğuş ekibi işadamlarına çağrıda bulunuyor: "Bir avuç ev kadını kamyon dolusu sakat arabasını Türkiye'ye yollamayı ve yerlerine ulaştırmayı başarabiliyorsa, haydi ayaklanın, bize destek olun, daha fazla engelliye 'ayaklarını' verelim."     Dernek kurucularından Şükriye Zevne, Türkiye'ye sakat arabası yollanmasından rahatsızlık duyan Belçikalı bir kesim olduğunu, bunu anlamakta güçlük çektiklerini belir-terek, son zamanlarda Belçika bası-nında yabancı derneklerin çok ka-palı olduğunun yazıldığına ve eleşti-riler yansıtıldığına dikkat çekiyor.Zevne şunları söylüyor:     "40.000 euro bulup, 250 sakat arabasını alıp Türkiye'ye yollamak istiyoruz. Bu arabaları  Türkiye'de heyecanla bekliyorlar. Bu amaçla çeşitli yardım geceleri düzenleyece-ğiz. Bunlardan biri de 17 Nisan'da.  Peygamberimizin doğum yıldönü-müne denk gelen bu dönemde "Gül Bahçesi" adlı, ilahi söyleyen bir grup gelecek. O gelir de en-gelliler için arabaya ayrılacak.."      "Maalesef her yere ulaşamıyo-ruz" diyen Şükriye Zevne şunları anlatıyor:     "Hepimiz ev hanımlarıyız. Aile-lerimizde engelliler de var. Hepimi-zin başından bir şeyler geçti.Türk işadamlarına çok ihtiyacımız var. Sadece geceler düzenleyerek Türki-ye'den bize gelen sakat arabası ta-leplerini karşılayamıyoruz. Ufacık Belçika'dan bir kaç kadın, 300'den fazla araba gönderdik. Biz üniversi-te bitirmiş kadınlar değiliz, sıradan ev hanımlarıyız. Biz bunu başarabiliyorsak, işadamlarının ayaklanması gerekiyor. Örneğin, uçak şirketleri taşıma işinde yardımcı olabilirler. Cebimizden çıkan paraları ve harcadığımız çabaları bilsinler ve destek olsunlar istiyoruz."    Zevne şu bilgileri veriyor:     "Doğuş derneğinde faal olarak çalışan 10 kişi ve 32 de üye var. Bu ay düzenlenen gecede 500'e yakın kadın katılımcı bulundu. İn-sanlar engelliler konusunda çok du-yarlılar. Erkekler de duyarlı ama kadınlarımız özellikle çok hassaslar. Bu gece bütün yiyecekler gönüllü-ler tarafından hazırlandı. Üyemiz olmayan pek çok bayan geceye katkı sağladı. Doğuş'u ayakta tu-tan, başta Limburg bölgesi olmak üzere, insanların duyarlılığı... Eşleri-miz, esnaflarımız, çocuklarımız, hepsi katkı sağlıyorlar."      Şükriye Zevne, Belçika'da en-gellilere büyük imkanlar sunulduğu-nu ancak yabancı olmanın işleri ko-laylaştırmadığını belirtiyor. "Engelli çocuğu olan Türk aileler haklarını bilmiyorlar. Belçikalılar da açıklamı-yorlar" diyen Zevne, ısrarcı ve ta-kipçi olmak gereği üzerinde duru-yor. Türk engellilerin birbirleriyle ileti-şim ve dayanışma içinde olmalarını öneren, deneyimlerin paylaşılması-nın yararına değinen Zevne, bu so-runu yaşayan aileleri birleştirebilecek bir Türk kuruluşu olmadığını, Doğuş çatısından bu amaçla da ya-rarlanılabileceğini söylüyor ve şunları anlatıyor: "Basit bir örnek vereyim: Beringen Belediyesi'ne ayda bir defa Sağlık Bakanlığı'ndan bir uzman geliyor. Ona istediğiniz soruları soruyorsu-nuz ve yanıtları alabiliyorsunuz. Bu-nu bilenler çok az. Beringen Bele-diyesi'ndeki başkan yardımcısı bize serzenişte bulundu. "Türk engellileri dışarıda görmüyoruz, çok kapalı yaşıyorlar" dedi. Belçika'da, en-gelliler için bir fon var. Kayıtlı ol-mak gerekiyor. Bu yapıldığında, ih-tiyaç olan malzemeler fondan kar-şılanabiliyor. Bunu da bilen çok az.”"