Röportaj:
Doulnay Uluç Bazı "süper güçler", kardeşi kardeşe vurdurarak,
kışkırtarak, bölerek yönetmek sevdasını sürdürüyorlar. Türkler,
Kürtler, Ermeniler, Azeriler ve diğerleri bu girişimlerden giderek daha
fazla rahatsız oluyorlar. Kendilerine yeni düzenler kurmak isteyenler,
başkalarının düzenini bozarak, devletlerin toprak bütünlüğüne ve
kardeşliklere gölge düşürmeye çalışarak hedeflerine ulaşmak istedikçe,
kenetlenmeler de artıyor. Son dönemde artan bir
şekilde gündeme taşınan sözde soykırım iddiaları ilginç bir örnek. Bu
iddialara destek verenlerin hiçbir tarih bilgileri olmadığını,
araştırmaya gerek bile duymadıklarını ama bol bol konuştuklarını
gözlemliyoruz. Hedefleri koşarak büyüyen Türkiye’yi çelmelemek olanlar,
hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. Dışlanmış bir Ermenistan’ın uyduruk
devlet politikası bile bu hedefe araç olabiliyor.Hiçbir komşusuyla
sağlıklı ilişki
kuramayan, herkesle kavgalı, herkese karşı sataşkan bir devlet olan
Ermenistan'ın bu tavrı en fazla Ermenileri yıpratıyor. Öyle ki,
ülkedeki insanların yarısı, "Böyle politika olmaz, böyle gelecek olmaz"
diyerek kaçıp gitmiş durumda… Sadece Türkiye'nin ve diğer komşularının
değil, neredeyse tüm dünyanın kapılarını kapattığı bir devlet olan
Ermenistan, kendi halkının ve insanlarının da tepkisiyle, yavaş yavaş
"kendine gelmek" durumunda gözüküyor.
Azerbaycan'ın AB ve Belçika Büyükelçisi Arif Mamedov'u ziyaret ettik ve
bölgesel gelişmeleri, sorunları farklı bir bakış açısından dinledik.
Azerbaycan Büyükelçiliği'nde, elbette, kendimizi evimizde
hissettik. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri ne
durumda?
ü Türkiye ve Azerbaycan iliş-kileri dostluk ve
kardeşlik teme-linde, her zaman mükemmel ol-muştur. Haydar Aliyev, "İki
dev-let, bir halkız" derdi.Türkiye, Azerbaycan'ın en büyük
müttefi-kidir. Azerbaycan'ın bağımsızlığı-nı tanıyan ilk devlettir.
Tarih bo-yunca bizi her zaman destekle-miş, en gergin durumlarda
yanı-mızda olmuştur. Türkiye'nin, Azerbaycan'ın en büyük dost ve
müttefiki olduğunu tüm dünya bilir. Azerbaycan'a yatırım yapan ilk
şirketler de Türk oldu. Onlar kanalıyla Batı Avrupa ülkelerine açıldık.
Türkiye, Azerbaycan ile Batı arasında köprüdür, yolumu-zu açan ülkedir.
Bağımsızlığa ilk adımlarda bizim tecrübemiz yok-tu, Azerbaycan'ı
tanıyan da pek yoktu. Türkiye'nin, Türk şirketle-rinin büyük rolü oldu.
Ermenis-tan'ın Azerbaycan'a saldırılarında da Türkiye yanımızdan
ayrılma-dı. Türkiye'nin dostluğunu, kar-deşliğini ve desteklerini her
za-man hissederiz. ü Ermenistan'ın devlet politi-kası
ve Azerbaycan topraklarını işgali hakkında neler
söyleyecek-siniz?ü Ermenistan'ın bütün komşularından
toprak talepleri ve çe-şitli iddiaları var. Gürcistan, Tür-kiye,
Rusya... Ermenilerin yaşa-dığı her yeri kendi toprakları ola-rak ilan
etmeye kalkıyorlar. Neredeyse Fransa'dan bile top-rak isteyecekler. Bu
normal de-ğil. Ermenistan'ın BM tarafından tanınmış sınırları var. 21.
yüzyılda toprakları, sınırları bölmek is-temek doğru ve normal bir şey
değil. Ermenistan toprak iddiala-rından vaz geçip komşularıyla normal
ilişkiler kurmalıdır. Bu, her şeyden önce Ermenilerin kendi menfaatleri
için gereklidir. Bölgede komşularıyla normal ilişkiler kurmalı, tüm
komşuları-nın sınırlarını tanımalıdır. Siz be-nim evime saygı
göstermezseniz, benim evimin bir parçasında gö-zünüz olursa, nasıl
dostluk kura-rız? Sizin gözünüz benim evimin bir hissesindeyse nasıl
iyi komşu oluruz? Ermenistan komşularının toprak bütünlüğünü tanımadığı
sürece, bugünkü tavrını değiştir-medikçe ne Azerbaycan'la, ne Türkiye
ile, ne Gürcistan'la, ne de diğer komşularıyla normal ilişkiler
kuramaz. Her şeyden ön-ce bunu anlamalılar.
Devamlı tarihten söz ediyorlar. Biz de söylüyoruz: Azeri, Türk
tarihçiler de, hep birlikte oturup tarihi meseleleri konuşa-lım ama
bunları siyasi amaçlarla kullanmaya son versinler. Geçmi-şe değil,
geleceğe bakalım. Tari-hi bilmek, öğrenmek, konuşmak güzeldir. Geçmişe
yönelik asılsız iddialarla siyaset yapmak ise çok yanlıştır.
Halklarımız geleceğe bakarak dostluk aramalı. Güçlü bir bölge
oluşturmalıyız. Sorunlar Ermenistan'dan
kaynaklanıyor. Ermenistan, bu politikası yüzünden tüm bölgesel
projelerden dışlanıyor. Petrol bo-ru hatları, Bakü-Ceyhan-Erzu-rum,
Gürcistan'dan geçti. Demir-yolları, AB ile projeler hep Er-menistan
dışından geçiyor. Er-menistan bu durumda ne kazanı-yor?
Dağlık Karabağ, adı üstünde, Azerbaycan
toprağı... Ermeniler, Rus-Türk muharebelerinden son-ra Karabağ
topraklarına getirildi-ler, sığındılar. Şimdi toprak iddia-sında
bulunuyorlar ama kendileri kaybediyorlar. Bu tartışmalardan önce
Bakü'de 200.000'den fazla Ermeni yaşıyordu. Azerbaycan toplumunda en
gelişmiş, en varlıklı insanlardı. Önemli görevler-deydiler. Ermenistan
bu tavrıyla çok şey kaybetti ve bunu yavaş yavaş anlamaya başlıyorlar.
Bu siyasetleri ile Rusya'nın cephesi oldu. Bunu Ruslar söylüyorlar.
Bundan daha aşağılayıcı ne olabilir? Bir ülkenin cephesi ol-mak...
Kafkaslarda Rus üsleri bu-lunan tek ülke. Gürcistan da Rus üslerinin,
askerlerinin gitmesini istiyor. Ermenistan'ın bütün siya-setleri Rus
askerlerinin kontro-lünde. Böyle bir ülkenin geleceği ne olabilir?
Azerbaycan'da Ermeni asıllı vatandaşlarımız
çok. Onlar da üzülüyorlar. Sovyetler dönemin-de Ermenistan'ın bütün
enerjisini, petrolünü, gazını pulsuz, pa-rasız Azerbaycan verirdi.
Demir-