ü Hayır. Bu yasanın
sadece kendisi-ne karşı çıkarıldığını ve Anayasa'ya aykırı olduğunu
ileri sürüyor. Belçika hükümeti de bunu reddediyor. Erdal'-ın itirazı
2004 haziranında adalete geldi. Son olarak geçen ocak ayında ele
alındı. Eğer Erdal haklı bulunursa yasa iptal edilecek. ü Biraz komik
bir durum değil mi? Bir Türk terörist Türkiye’de cinayetlere ortak
oluyor, Belçika'ya gelip suçlar işli-yor. Üzerinde silahlar, bom-ba
ateşleme cihazları bulu-nuyor. AB’nin terör liste-sinde yer alan
bir örgüt ta-rafından korunuyor, besle-niyor. Sonra da Belçika’-nın,
yani bir devletin te-rörizme karşı mücadele ya-salarını değiştirmek
veya ip-tal ettirmenin mücadelesi veriyor…ü Bu Belçika'da demokrasi
oyunu… Yabancıların hakları eşit ve terörizme karşı mücadele de yasal
olmalı. Söz konusu yasanın amacı te-rörizme karşı mücadele… Eski
suçlara af olanağı da vermemek gerekiyor. İnsanlar suç işledikten sonra
Belçika'-ya gelip bir sığınak elde edememeli.
Bir-iki ay içinde karar belirlenir. Adli bir karar olmadıkça Erdal
sadece bir zanlıdır. Bir mahkeme kararı ol-madıkça, “masum” değildir
ama “ma-sum sayılır”.ü Siz azılı bir terör örgütüne karşı, bu örgütün
kurbanlarını adalet önün-de savunan bir avukat durumundası-nız. Tehdit
aldınız mı?ü Ciddi bir tehdit almadım. Bazı
yazılar oldu. Belçika onlar için lojistik, stratejik bir üs. Kendi
üslerini yakmaz-lar. Bugünkü koşullarda Belçika'da si-yasi cinayetler
işlemezler.ü Eğer günün bi-rinde Erdal Türkiye'-de işlediği suçlardan
dolayı Belçika’da gerçekten yargıla-nırsa, itham edil-diği suçların
Bel-çika yasalarındaki bedeli nedir? Te-röriste hangi ceza
öngörülebilir?ü En fazla müebbet hapis. Planlı ci-nayet için öngörülen
bu. Her insanın yaşama hakkı vardır ve ko-runmalıdır. Savunma hakkı da
var. Erdal gerçekten, iddia ettiği gibi suçsuzsa, Belçikalı hakimlerden
korkması için bir neden yok. Tahliye de edilebilir. Tarafsız bir
mahkemede kendisini savunma şansı tanınıyor, suçsuz ise rahat olmalı.
Belçika'da, bugüne kadar hiçbir hakkı, en ufak şekilde ihlal edilmedi.
Tüm haklarını kullandı,tüm savunma imkânlarından yararlandı. Neden
korkuyor ki? Belçika Yabancılar Polisi'nin açıkladığı 2004 yılı
istatistikle-rine göre bu ülkeye siyasi mülteci olarak girmek
isteyenlerin oranında bir yıl öncesine oranla % 10 azalma görüldü.
Verilere göre, 2004'te Belçika'ya giren siyasi mültecili sayısı 15.357
ol-du. Bunların 561'i Türkiye'den geldi.
Siyasi mültecilerin en fazla Kongo'dan (1.471)
ve Rusya'-dan (1.361) geldikleri belirlendi. Bu arada iki Fransız, bir
Alman, bir Kanadalı, bir İspanyol ve iki Portekizli de Belçika'dan
siyasi sığınma talebinde bulundular.
Belçika'dan siyasi sığınma isteyenlerin sayısı 2003'te 16.940; 2002'de
18.805 olmuştu. Sürekli azalmanın nedeni, hükümetin 2002 başında aldığı
önlemler ve getirdiği kısıtlamalar. Mültecilere maddi yardımın
kesilmesi ve talepleri-ne yanıt beklerken belirli mer-kezlerde
gözaltında tutulmaları caydırıcı etken olarak gösterili-yor.
Bu arada, geçen yıl, Belçika, Hollanda ve
Lüksemburg'da yakalanan kaçak yabancılar ve siyasi sığınma başvuruları
reddedilen bazı kişilerin, askeri veya sivil uçaklarla, toplu olarak ve
zorla sınırdışı edilmeleri de sürüyor. Bu askeri uçaklardan biri de,
geçen yıl, 18 Mart tarihinde Ankara’ya inmiş ve 16 kaçak Türk, Türk
yetkililere teslim edilmişti. Esenboğa Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri
alınan Türkler, Belçika'da yaşadıkları deneyimlerden sonra pişmanlık
duyduklarını, umduklarını bulamadıklarını söylemişlerdi. Kaçak
yollardan yurtdışına çıkmayı kimseye tavsiye etmediklerini anlatan
Türkler, çıkış süreci ve sonrasında “eziyet yaşadıklarını” ifade
etmişlerdi.