Erdal ve arkadaşlarının Belçi-ka'daki suçlarını ilgilendiren bu da-va
benim işim değil. Benim işim, 1996'da işlenen ve cezasız kalan
cinayetler…
Bir ara, Fehriye Erdal'ı Belçi-ka'dan
sınırdışı etme kararı da ve-rildi. Danıştay, kararı askıya aldı çünkü
güvence veren ülke bulunamadı. O günden bu yana Erdal sığınma
talebiyle, bir evde gözaltında kalmayı
sürdürüyor. Ben, 2000 yılının kasım ayında,
Türkiye'nin iade talebinin reddedilmesinden sonra, Fehriye Er-dal'a
karşı dava açtım. Cinayet işlemek, cinayet ortağı olmak vs
it-hamlarıyla… Bu davayı açarken, 1977 tarihli Avrupa Terörizme Karşı
Mücadele Sözleşmesi'ni te-mel aldım. Bu sözleşme, 1985'ten beri
Belçika'da da yürürlüktedir. Sözleşmede hedef, teröristlerin hiç
tartışılmadan iade edilmesiydi ama devletler her dosyayı ayrı ayrı
de-ğerlendirme hakkını tercih ettiler. Bu sözleşme, iadeyi reddeden
dev-letlerin, sanıkların işledikleri suçları değerlendirmelerine olanak
tanıyor. Sözleşme, "İadeyi reddederseniz siz yargılamak zorundasınız"
diyor ve ulusal yasaların buna göre belirlenmesini istiyor.
Sözleşmenin birinci maddesin-de, "bombalar ve
otomatik ateşli silahlardan" söz ediliyor. Belçikalı-lar, Sabancı
suikastinde kullanılan silahların "otomatik" değil "yarım otomatik"
olduğu gerekçesini ileri sürdüler. Ben, "Ne kadar bilgililer" diye
şaşırdım. Önce söylediklerinin haklı olduğunu zannettim. Sonra
sözleşmeyi inceledim ve gördüm ki silah tanımı, arşivi yok. Sözleşmeyi
kaleme alanlardan bazılarını buldum. 3 Belçikalı… Onlarla konuştum.
İkisi anlattı. O zamanlar "oto-matik silah" ifadesinin genel olarak
kullanıldığını anlattılar. Bundan sonra davayı
açtım. Biz, Erdal'ın, Türkiye'deki suç-lar
çerçevesinde, cinayet ithamıyla Brüksel'de yargılanmasını istiyoruz.
Brüksel Savcılığı, bu dosya ile Bel-çika'daki suçları kapsayan yargının
birleştirilmesini öneriyor ve davayı Bruges'e göndermek istiyor. Bu,
yanlış bir seçim çünkü oradaki sav-cı, bizimle hiç görüşmeden, diğer
davalar çerçevesinde, bu dosyada bir tavır belirlemiş ve bu tavrını
de-ğiştirmesi beklenemez, aksi halde kendi kendiyle tezata
düşecektir. Brüksel Mahkemesi, 11 Eylül
olaylarından iki gün sonra, 13 Ey-lül 2001'de, müdahil tarafın yorumunu
haklı buldu ve davanın Brük-sel'de kalmasını istedi. Sanık avu-katları
temyize gittiler. Mahkeme, bu kez, Erdal'ın Brüksel'deki ika-metinin
gizli olduğu, yakalandığı bölgenin Bruges olduğu gerekçesiyle farklı
karar verdi. Bütün dos-ya, Mayıs 2002 kararıyla Bruges'e gönderildi.
Yargıtay'a gidip itiraz ettik, savunma hakkı ihlalini bildir-dik
ama dosya Bruges'e aktarıldı. İki dosya birleştirildi. Silah uzmanları
belirlendi. Şimdi son aşamaya gelindi. Bruges Mahkemesi, Erdal'ı
Belçika'daki ve Türkiye'deki ithamlardan yargılanmak üzere bir
mah-kemeye göndermek veya serbest bırakmak kararını verecek.
Türki-ye’deki suçlardan dolayı yargılama konusunda Belçika adaletinin
yetki-si olup olmadığı kararlaştırılacak. Bir “derogasyon” söz konusu.
Bel-çika adaleti, bu ülkede işlenen suç-ları yargılar. Bir yabancının,
yaban-cı bir ülkede, yabancılara karşı işle-diği suç, ilke olarak,
Belçika'da yar-gıya götürülemez. Ancak, sadece, Terörizme Karşı
Mücadele Sözleş-mesi, iade talebi reddedildiği için buna olanak
tanıyor. Bu arada, Belçika hükümetinin iade
reddinden bu yana bazı geliş-meler oldu. Hükümet ve Parlamen-to,
cezasız kalan terör cinayetleri konusunda düşündüler. Hükümet bir yasa
tasarısı getirdi, Parlamento yasayı onayladı. Artık “otomatik
silah”, “yarım otomatik silah” tar-tışması olmayacak. Belçika adaletine
yargılama yetkisi veren yeni yasa, yürürlüğe girdiği tarihten ön-ce
işlenmiş suçlar için de geçerli olacak. Amaç, terörizme karşı etkili
bir mücadele… ü Fehriye Erdal'ın avukatları, bu yasanın sadece kendi
müvekkilleri için ve "gizlice" çıkarıldığını ileri sü-rüyorlar…ü
Parlamento onayladı, Resmi Gazete'de yayımlandı. Erdal, bu ya-sa ile
kendisinin hedef alındığını sa-vunup yasanın geçersiz sayılması için
girişimler başlattı. Yasanın, Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasında…
ü Neticede tüm teröristleri hedef alan, terörizme karşı mücadeleyi
artırmayı hedefleyen yeni bir yasa söz konusu. Bu yasadan, Erdal
dışında alınan, gocunan oldu mu ?