du. Önce
Liege’e gönderildi ama gazeteciler yerini hemen tespit ettiler. Sonra
Charleroi'da aynı şey yaşandı. Sonunda Charleroi'dan da alındı ve
gazeteciler de bu oyunu oynamayı kabullendiler. Şimdi ina-nıyoruz ki
Brüksel bölgesinde bulu-nuyor. Tam adresi bizi pek
ilgilen-dirmiyor. Sabancı canileri, 3 kişiyi
öldür-dükten sonra, "Caniler hesap ver-di" yazısını olay yerinde
bırakıp gitmişlerdi. Duyar, itiraflarda bulunur-ken, hapishanede kötü
muamele gören arkadaşlarının intikamını al-mak için önemli kişileri
öldürmeyi kararlaştırdıklarını anlatmıştı. Zaten DHKP-C bugün bile söz
konusu ci-nayetleriyle gurur duyuyor,
övünü-yor. Erdal sürekli bir basın kampan-yası
yaptı. "Kürt" olduğuna herkesi inandırmak istiyordu. Sivas'tan gelen,
Adanalı bir ailenin çocuğu… Hayatının tehlikede olduğunu çün-kü Sabancı
Ailesi'nin kendisini öl-dürtmek için katiller kiraladığını ileri
sürüyordu. Bu bariz yalanlar işe yaradı, bazı Belçikalı makamlar inanıp
etkilendiler. Bazı sivil toplum örgütleri, Bayan Mitterand gibiler
müdhelelerde bulundular. Erdal, televizyonlarda, "Kürt militan" diye
tanıtıldı. Bu durumdan ustaca ya-rarlandı. ü Belçika, tarihinde,
terörizme karşı mücadelede pek parlak değildi. 11 Eylül'e kadar… ü
Belçika'da, "sıcak ağırlama" politikası vardı. Bu gelenek, Fran-sızlara
eziyet eden III. Napolyon döneminden kalma… Fransızlar, İtalyanlar,
İspanyollar, Cezayirliler Belçika'da sığınma kapısı buluyorlardı.ü
80'li yıllarda, örneğin Paris'te toplu cinayetler işleyen teröristler
Belçika'da ellerini kollarını sallayarak gezdiklerinde Fransızlar deli
oluyorlardı…ü Evet, elbette ama elmalarla ar-mutları karıştırmamak
lazım. Ceza-yir'de ülkesinin bağımsızlığı için ça-ba harcayan bir kişi
ile Türkiye'de, halkın dışladığı bir aşırı sol örgütün insanları
katleden militanları arasında hiçbir mukayese yapılamaz. ü Elmalarla
armutları karıştıran Belçika oldu, değil mi?
ü Durum artık değişiyor. 11 Ey-lül etkili oldu ama Erdal olayı da
Belçika'daki parlamenterleri, me-murları düşündürdü ve siyasi sığınma
hakkına ilişkin hukukun daha iyi yönlendirilmesi gereğini onlara
gösterdi. Siyasi sığınma hakkı var olmayı sürdürmelidir ama demok-ratik
bir kontrol ile… Aksi halde, her eli kanlı kişi buraya gelip sığınma
hakkı ister. O zaman Pinochet'-yi de almak gerekir. 11 Eylül'den sonra
"medeni" uluslar masumların daha iyi korunması için çaba harcamaya
başladılar. Terörist; asker-sivil dinlemiyor. Ses getirecek bir eylem
yapmayı, kimsenin güvenlik altında olmadığını kanıtlamayı hedefliyor.
Her kesimden insanı öldürebiliyor. En üst düzeyde Sabancı'yı, ortada
Görgün'ü ve alt düzeyde sekreter bayanı katledebiliyor. Türklere,
"Yeter artık. Devlete değil, DHKP-C'ye çalışacaksınız" diyorlar. Bu
faşizmdir, terördür. Kabul edilemez eylemler söz konusudur.ü Söz
ettiğiniz örgüt AB'nin te-rör örgütleri listesinde ama Belçi-ka'da
temsilcileri var, gösteriler dü-zenlemeyi sürdürüyor ve rahatça hareket
edebiliyorlar. ü Evet. Bunun sınırı nerede? Ba-zı insanlar kendi
görüşlerini belirtirken bu eylemleri beğendiklerini söyleyebilirler.
DHKP-C'nin bir ki-şisi, geçen yıl olduğu gibi televiz-yona çıkıp
İstanbul cinayetlerini sa-vunursa ama otobüste öldürülenlerin yanlışlık
olduğunu söylerse, bir suç işlemiş olmuyor. Söyledikle-riyle kimseyi
ikna edemiyor, aksine insanları isyan ettiriyor. Bu tür ta-vırlar,
kendi kendini yıkmaktan baş-ka bir işe yaramıyor.
ü Ama AB listesinde adı yer alan bir terör örgütü söz konusu…ü Evet,
aynen öyle.ü Ve konuşanlar, bu örgüt adına konuşuyorlar.ü Evet… Ama
şunu da bilin ki bugünkü durumda örgüt Belçika'da adli izlemede…
Bruges'de başlayacak bir davada, Erdal ile birlikte bir-çok kişi, suç
örgütü üyeleri olarak yargılanacaklar. Gerçekte bir terör örgütü söz
konusu ama o zamanlar yasalar bu tanımın yapılmasına mü-sait değildi,
bu nedenle "suç örgü-tü" denildi. Bruges'de, Erdal dosya-sı
çerçevesinde, Erdal ile tutukla-nan Kaya Saz, Musa Asaoğlu ve Zeki
Karaman ile birlikte mahke-meye çıkacaklar arasında, bunlarla işbirliği
yaptıkları belirlenen Akar Özordulu, İrfan Demirtaş, Hasan Ekici, Nebi
Albayoğlu, Zerrin Sarı, Bahar Kimyongür, Aydın Daldal ve hatta,
gıyabında, terör örgütü başı Dursun Karataş var.