Merhaba - Kemalist Mücadele - Dolunay Uluç [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Fehriye Erdal Dosyası



Merhaba - Kemalist Mücadele - Dolunay Uluç [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Fehriye Erdal Dosyası


Fehriye Erdal dosyası       9 Ocak 1996. Sabancı Holding Otomotiv Grubu Başkanı Özdemir Sabancı, Toyota Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe, Sabancı Holding binasında 3 terörist tarafından katledildiler. Bu saldırıyı düzenleyen teröristlerin kimlikleri Mustafa Duyar, İsmail Akkol ve Fehriye Erdal olarak belirlendi.      Mustafa Duyar, aynı yıl kaçtığı Suriye'de, Şam'da, teslim oldu ve çeşitli itiraflarda bulundu. Sonra da, kapatıldığı hapishanede "mafya tarafından" öldürüldü.      İsmail Akkol bugüne kadar yakalanamadı.
     Fehriye Erdal, 26 Eylül 1999`da, Belçika`da, Neşe Yıldırım adına düzenlenen sahte bir pasaportla ele geçirildi ve o günden itibaren, zaman zaman akıllara durgunluk veren bir adli süreç başlatıldı. Türkiye ile Belçika arasında büyük gerginliklere neden olmayı sürdüren "Fehriye Dosyası"nda, önümüzdeki haftalarda çok önemli bir karar verilecek. Terörist ya tamamen özgürlüğüne kavuşacak, ya da Türkiye’de işlediği suçlardan müebbet hapis istemiyle yargılanacak.     Sabancı Ailesi'nin Belçikalı avukatı Fernand Schmitz ile yaptığımız söyleşide, bu  "yılan hikayesi" üzerinde durduk ve yüz binlerce sayfalık dosyalar içinde kaybolduk. Bu dosyalarda müthiş kanıtlar var ancak terörist Erdal, hakkında bir karar verilmedikçe, "zanlı", “sanık” olarak kalıyor. Bir mahkeme aksini söylemedikçe, o “masum”... Türkiye'nin teröristi yargılamasına olanak vermeyen Belçika, "zanlı" Erdal'ı bizzat yargılamaya hazırlanıyor.
     Erdal Dosyası Belçika'nın başını yıllardır ağrıtıyor. Flaman-Valon çekişmeleri, siyasi oyunlar ve 11 Eylül'den sonra, o zamana kadar "terörizmin arka bahçesi ve
sığınak kapısı" olarak nitelendirilen Belçika için bile kaçınılmaz olan uluslararası terörizme karşı mücadele yükümlülüğü bir araya gelince ortaya çok ilginç tablolar çıkıyor. Brüksel hükümeti tavır değiştiriyor. Avukat Schmitz'in anlattıklarını hayret ve esefle okuyacaksınız ü Sayın Schmitz, terör kurbanları çabuk unutuluyor. İnsanların hafıza zayıflığı en fazla teröristlerin işine yarıyor. Müdahil taraf olarak temsil ettiğiniz Sabancı Ailesi de terör kurbanlarından... Belçika’da-ki terör dosyasında önemli geliş-meler olduğunu görerek size gel-dik. Önce olayları özetleyerek bir hatırlatma yapalım mı?ü Cinayetler, İstanbul'da, Saban-cı Center'da, 1996 yılının ocak ayında işlendi. Fehriye Erdal, bu olaydan 5-6 ay kadar önce, 1995 haziranında temizlik şirketi tarafından işe alınmıştı. Erdal, iki caniyi binaya soktu ve yöneticilerin bu-lunduğu kata ulaşmalarını sağladı. 25. kat… Canilerin kimlikleri, İs-mail Akkol ve Mustafa Duyar ola-rak belirlendi. Duyar, 22 Aralık 1996'da, Suriye'de teslim oldu.      Caniler binaya yan giriş kapı-sından girmiş ve ana kapıdan çıkmışlardı. Dolayısı ile, yan kapıda bıraktıkları kimliklerini geri alama-mışlardı. "Ziyaret" etmek istedikleri, "temizlik şirketi" idi.      Duyar, 25. katta, toplantı ha-linde bulunan Özdemir Sabancı ve Haluk Görgün'ü soğukkanlı bir şekilde katletti. Diğer tetikçi ise sağdaki büroda bulunan sekreter hanımı yere yatırarak ve kafa-sına bir kurşun sıkarak infaz etti. Susturuculu tabancalar kullandılar.
ü 25. kata çıkabil-mek için ne gerekiyordu?ü Asansörlere binmek gerekiyordu ama önce bir alt katta durdular. Bacaklarına bantlarla yapış-tırdıkları tabancaları çıkarıp hazırladılar. Susturucuları taktılar. Feh-riye Erdal, bir iş arkadaşından elektronik kilit kartını ödünç aldı. Saat 10.28'de, yönetim katının kapısını canilere açtı. Saat 10.32'-de, aynı kartı kullanarak binadan çıktı. Ve bir daha hiç dönmedi. Video kayıtları, Erdal'ın aceleyle, üstünü bile değiştirmeden binadan ayrıldığını gösteriyor. Erdal, gider-ken, binadaki tüm eşyalarını bir çantada toplamıştı ve geride hiçbir şey bırakmadı. Hemen ardından da diğer iki cani çıktılar. Dosyada kanıt olarak bulunan fotoğraf ve görüntüleri basına veremem.
     O dönemde temel bir güvenlik sistemi vardı ama Sabancılar için güvenlik çok da öncelikli bir unsur değildi. Yöneticiler sokaklarda tek başlarına geziyorlardı. Sabancılar, insanlarla doğrudan temas kuran, alçakgönüllü kişilerdi; zırhlı araba-larda, korumalarla gezen patronlar değildi söz konusu olan… Bina gi-rişinde elle kullanılan metal arama sistemi vardı ama tabancalar ba-caklara yapıştırılarak saklandığı için gözden kaçtı.     Hedef, Başkan Sakıp Sabancı idi. O da binada, hemen yandaki bürodaydı.ü Olay 3 kişinin işi gibi gözükü-yor. Akkol, Duyar ve Erdal. Akkol ne oldu?ü    Bilinmiyor. Belki de o da Bel-çika'dadır. Farklı bir kimlikle, kim bilir?.. Bir aptallık yapmadıkça, suç işlemedikçe kolay bulunmaz.
ü Erdal Türkiye'den nasıl çıktı?ü Bilmiyorum. Almanya'dan geçtiği söyleniyor. Belçika'da, Knock'ta, 26 Eylül 1999'da, Neşe Yıldırım adına düzenlenmiş sahte bir pasaportla yakalandı. 16 Ara-lık'ta sahte ismini kullanarak, 28 Ocak 2000'de ise gerçek kimliği ile Belçika'dan siyasi sığınma talebinde bulundu.    Yakalanmaları da ilginç koşullarda oldu. Knock'ta, bir apartman dairesinde yangın baş-langıcı görüldü. Polis ve itfaiye bi-rimleri olay yerine gelince içerdeki kişilerden şüphelendiler. Binaya tekrar dönen polis, bu kişilerin apar topar oradan ayrılmakta ol-duğunu gördü, izledi, gözaltına aldı ve bu insanların üzerinde çalınmış telefonlar, tabancalar, susturucular, bomba ateşleme cihazları bulundu. Gerçek kimlikler, 4 Kasım'da, In-terpol'ün müdahelesiyle belirlendi. Türkiye, hemen iade talebinde bu-lundu.     Belçika'da, Erdal ile birlikte 3 kişi daha yakalandı.     31 Mayıs 2000'de verilen ka-rar Türkiye'ye, 29 Ağustos 2000'-de iletildi ve Erdal'ın iade talebinin reddedildiği resmen bildirildi. Çün-kü, iade talebi siyasi nedenlere da-yandırılmıştı. İdam cezası uygulanmayacağı garantisi verilemiyordu. Erdal, kararı Türkiye'den daha ön-ce öğrenmişti. 2000 yazında ha-pisten çıktı. Adalet Bakanlığı so-rumluluğuna verildi. Bakanlık, bu kişinin Belçika iç güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu kararlaş-tırdı ve hapiste kalmasını istedi. Erdal açlık grevi başlattı. Bir evde gözaltında tutulması kararlaştırıldı. Zanlı bunu kabul etti ama adresi-nin gizli tutulması talebinde bulun