Anadolu'nun Kafkaslara ve Orta Asya'ya açılan kapısıdır Kars. Aşıklar
kahvesinden gelen ozan seslerinin Kars Kalesi'nden kente yayıldığı,
tarihin binalarda kol gezdiği, ikliminin soğuk, insanının sıcak,
dağlarının kristal bir toz ile kaplı olduğu doğulu bir güzeldir Kars.
MÖ 9000'lerden bu yana kesintisiz bir yerle-şime
sahip olan Kars, Anadolu'nun kültürlerini harmanlayıp bir potada
erittiği tarihine binlerce yıldır tanıklık ediyor. Türkiye Cumhuriyeti
dönemine kadar bu diyardan kimlerin geçtiğine ba-karsak bu kentin
zenginliğine biraz ışık tutabiliriz. Kars bu tarih tünelinde Hurriler,
Urartular, Sasaniler, Ermeniler, Bizanslılar, Moğollar, Gürcüler,
Selçuklular, Osmanlılar ve Ruslar'a yerleşim merkezi olmuş bir kent.
İklimlerin en serti Kars'ta ge-çer. Her mevsim
ayrı bir güzelliğe sahip Kars çağlar boyu defalarca is-tila edilmiş,
doğal afetler sonucu yı-kılmış ama her seferinde yeniden doğmuş.
GURURLU KARS KALESİ Anadolu'nun en görkemli
kalelerinden biri olan Kars Kalesi 1152 yılında Saltuklu veziri Firuz
Aka tarafından yapılmış ve Moğol istilası sonucu harap olmuş. 16.
yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı padişahı III. Murat döneminde
ona-rılan kale daha sonra Ruslar tarafından yıkılmış. Son olarak Kars
Kalesi'ni 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu yeniden inşa ettirmiş. İç
ve dış olmak üzere iki bölümden oluşan ve üç kapısı bulunan kaleden
baktığınızda, Kars'ın etkiliyici manzarasıyla
karşılaşırsınız. Kaleden bakınca, kentin içinden akan
Kars Çayı'nı ve bazalt taşından yapılmış köprüyü görürsünüz. Kars'ın en
önemli yapılarından biri olan kalenin eteklerinde, Kaleiçi mahallesinde
bulunan, görünümü nedeniyle halk arasında "Kümbet Cami" diye anılan
Havariler Kilisesi bulunur. Bir süre müze olarak kullanılan kilise, 10.
yüzyılda Ermeni Bagrat Krallığı döneminde II. Abbas tarafından
yaptırılmış. Düzgün kesme taşlardan yapılmış kilisenin kubbesinin 12
ke-merinde 12 havarinin kabartmaları bulunuyor. KARS’IN BALTIK
MİMARİSİ Kars'ın iki kez yaşadığı kent
imarlarının ilki Osmanlı dönemine rastlar. O dönemlere ait ca-mi,
hamam, köprü, ev, konak gibi bazı yapıları bugün görmek hala mümkün.
Özellikle Kars Çayı'nın iki yakasında, eski hamamlar ve Ana-dolu
özellikleri taşıyan verandalı evler ve konak-lar göze çarpar. Kars'ın
ikinci imar planı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası, Kars'ın 1918'e
kadar, kırk yıl boyunca Rus işgalinde kaldığı dönemde başlamış. Kars'ı
askeri garnizon ilan eden Ruslar, bugünkü Yusufpaşa, Orta-kapı ve
Cumhuriyet mahallelerinin oluşturduğu yeni kent planını Hollanda'dan
getirdikleri mü-hendislere yaptırmışlar. Yeni kent planına göre kent
birbirini dik kesen ızgara planlı geniş caddelerden oluşur. Bu geniş
caddelerin üzerine Baltık mimari tarzında, bugün de kente damga-sını
vuran binalar dikilir. Bu taş binalar, düzgün kesme bazalt taştan tek
veya iki katlı olarak ya-pılmış. Binalarda ilginç bir ısıtma sistemi
bulunu-yor. "Peç" adı verilen, dikdörtgen biçiminde, çini kaplamalı ve
üzeri de kabartmalarla süslü bu merkezi ısıtma aracı tavana kadar
uzanıyor. İçerisinde kömür yakılan bu araç sayesinde iç mekan
duvarlarından geçen borularla binanın tamamı ısıtılıyor. Belediye
Binası, Öğretmenevi, Orduevi, Defterdarlık, Maliye, Milli Eğitim
Mü-dürlüğü binası Baltık mimarı tarzında yapılmış yapılardan
bazıları...KIŞ TURİZMİNİN MERKEZİ Kars, kültür
turizminin yanısıra, kış turizmin-de de önemli bir yer tutar. Kars'ın
Sarıka-mış ilçesine iki kilometre uzaklıktaki Sarıkamış Sarıçam Kayak
Tesisleri, kar kalitesi ve pistleriyle Türkiye'-nin en önemli kayak
merkezle-rinden biri. Kimi zaman bir-bir buçuk metreye varan
yükseklikte karla kaplı merkezde kasım orta-sından nisan ortasına kadar
sü-ren uzun bir kayak sezonu var. Sarıkamış'taki kayak merkezini
benzerlerinden ayıran en büyük fark ise kar özellikleri... Sadece
Alplere has olan kristal kar burada da görülür. Bu kar Sarıkamış'-ın
kuru soğuk iklimi sayesinde oluşur. Bu bölge-de Sarıçam ormanları,
rüzgarı kesip karların bi-rikmesine olanak tanıdığı gibi heyelan ve çığ
tehlikesinin de olmadığı bir alan yaratır. 2900 rakımlı Cıbıl Tepe'deki
kayak tesislerinde hem yeni başlayanlar hem de profesyoneller için
farklı pistler mevcut. Türkiye'nin en uzun kayak pistlerinden birine
sahip olan Sarıkamış'ta, kar-şınızda Allah-u Ekber dağları, çevreniz
sarıçam ormanlarıyla kaplı pistlerde kristal karın ve ter-temiz havanın
keyfini çıkarabilirsiniz. Kars'ı ziyaret
edenlerin gitmesi gereken di-ğer bir yer de Kars müzesi. Alt katında
arkeoloji, üst katında etnoğrafya bölümleri bulunan mü-ze Anadolu'nun
en zenginlerinden biri. Kars'ın önde gelen
özelliklerinden biri de peyniri. Kars'ın kendine has eski kaşar,
gravyer ve çeçil peynirlerinin yanısıra şifalı balı da tatmaya değer.
Ozanlarıyla ünlü Kars'ta "Aşıklar Kahvesi" olarak da
bilinen Çobanoğlu Kahvesi görülmesi gereken yerler arasında. Doğu'nun
güzeli Kars'a en büyük aşklarını sunan ozanlar ancak bu büyülü kentte
duyabilir.q