Belçika trafik
cezalarında iyice abarttı! O kadar ki, bir po-lis komiseri basına
yaptığı açıklamada, ''Bazı cezalar var ki sürü-cülere bunları kesmeyi
reddediyorum ve adamlarıma da bu ceza-ları kesmemeleri talimatı
veriyorum" dedi. Abartılı, insafsız cezalara
örnekler çok fazla: Arabanızın sis lambasını
açık unuttunuz. Ce-zası, hemen öderseniz 175 euro! Dosya savcılı-ğa
giderse 185 euro! Bir yaya geçidinde sorun
yaratacak şekilde taşıt park edenler, bisiklet yolu üzerinde duranlar
artık 52 euro yerine 160 euro ceza ödüyorlar.
Arabanızı park edip de kapısını
kilitlemezse-niz cezası 160 euro! Bir polis
memuru taşıtınızı "çok yavaş" kullandığınıza karar verirse size 160
euro ceza kesebilir!
Hızlı araba kulla-nanlara ve sürat kı-sıtlamalarını
aşanlara verilen ceza-lar korkunç boyutlarda...
Otoyolda acil durumlar için ayrıl-mış olan en sağ şe-ritte gereksiz
yere durursanız veya bu şeridi kullanırsanız 550 euro ceza
ödeyeceksiniz ve 8 gün ehliyetsiz kalacaksınız!
Otoyolda orta şeridi kullanarak trafiği aksatan düşüncesiz sürücülerle
sık sık karşılaşıyoruz. Bu şoförlere öngörülen ceza 60 euro. Ancak siz
sinirlenip o sürücüyü sağından ge-çerseniz tam 550 euro ceza ile
kar-şılaşacaksınız! Hukukçu Karel Van Coillie,
bazı ''mantıksız cezalara" örnekler verir-ken, yaya geçidi üzerinde
park eden bir sürücü-nün 280 euro ceza ödediğini, oysa yasaların bu suç
için 160 euro ceza öngördüğünü, Savcılığın bu cezaya, "yaya yaşamını
tehlikeye sokmak" (60 euro) ve "trafik kurallarını ihlal" (60 euro)
suçlarını da eklediğini anlatıyor. Arabasını
kaldırıma park eden bir sürücünün birkaç ceza yiyerek toplam 1.200 euro
ödemek durumunda kaldığı belirtiliyor. Alkollü
araba kullananlar da en az 400 euro ceza
ödüyorlar. Trafik cezalarının bu boyutlara
ulaştırılması üzerine Touring Otomobil Kulübü hükümeti uyardı ve
sürücülerin şikayet ve tepkisinin arttı-ğını bildirdi. Hukukçular,
sürücülerin bazı cezala-ra itiraz ederek mahkeme yolunu seçmeleri
ha-linde suistimallerin önlenebileceğini ancak çok az şoförün bunu
yaptığını, genelde insanların daha yüksek ceza miktarlarından korkarak
he-men ödemeyi tercih ettiklerini
belirtiyorlar. Touring'in uyarılarını dikkate
almayı reddeden Flaman Sosyalist Parti üyesi Bakan Renaat Landuyt,
cezaların artması sayesin-de suç oranının ve trafik kazalarının
azaldı-ğını savunuyor ve geri adım atılmayacağı-nı belirtiyor.
Uzmanlar, "trafik cezalarını artırarak bütçe
açığını kapatmaya çalışan" bir hükü-metten ve "yetkilerini suistimal
eden acımasız polislerin varlığından" söz ediyorlar ama tüm bu
tartışmalar arasında olan sürü-cülere oluyor. Alkollü araba
kullanan sürücü-ye verilen cezanın ağırlığı pek tartışılmaz ama "sis
lambasını açık unutan" şoföre alkollü mua-melesi yapmanın mantığı yok.
Rakamlar ortada: Belçika devleti 2002’de
trafik cezalarından 194 milyon euro elde etmiş. Bu rakam 2003’te 236
milyon, 2004’te ise 260 milyon euro olmuş.
"Tepkisiz kalmamak lazım" deniyor ama "polis devleti" Belçika'da polise
veya Savcılığa tepki göstermek cesaret ve risk meselesi... En iyisi, bu
cezaları yememek için çok dikkatli ve sabırlı olmak...