Belçika'da 6 milyon araç [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Belçika trafik cezalarında abarttı



Belçika'da 6 milyon araç [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Belçika trafik cezalarında abarttı


     Belçika’da Valon liberaller (MR) (Mouvement Reformateur) Türkiye konusunda son derece “dönek” bir tavır izlerken, iki Flaman liberal, Başbakan Guy Verhofstadt ve Dış-işleri Bakanı Karel De Gucht Türki-ye’yi cesur bir şekilde savunmayı sürdürüyorlar.     Başbakan Guy Verhofstadt, Türkiye'nin AB'ye katılımının Avru-pa'ya güç kazandıracağını, Türki-ye'nin boyutlarının ve jeostratejik ağırlığının bunu sağlayacağını, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınırları koru-yacak güçte olduğunu söyledi.     Verhofstadt, AB zirvesi ardından “Le Soir” gazetesine verdiği demeçte Türkiye'ye ilişkin soruları yanıtladı. Gazete, “Türkiye Avru-pa'ya güç kazandıracak” başlığıyla manşetinden verdiği bu demece tam sayfa ayırdı.     “Belçika neden açık bir şekilde Türkiye'nin dostu olarak ortaya çıktı” sorusunu yanıtlayan Verhof-stadt, Avrupa kavramının demokra-si, laiklik, eşitlik, insan hakları gibi değerleri temel aldığını belirterek, “Eğer Türkiye gibi bir ülke AB üye-si olmak istiyorsa, onu müslüman sayısına göre değil, bu değerleri be-nimseme iradesine göre yargılamak gerekir. AB'nin öncelikli kriteri din değildir. AB, dini gerekçeleri kriterleri arasına sokmamalıdır” dedi.     Verhofstadt, “Belçika, Türkiye ile müzakerelerin başlatılmasını neden bu kadar şiddetle savundu?” sorusunu, “Çünkü Türkiye'yi sa-vunmaktan korkmadık” diye yanıtladı ve şöyle devam etti:     “Son yıllarda, Avrupa siyaset dünyasında (Türkiye konusunda) büyüyen bir korku gördüm. O ka-dar ki, bazıları 1963'ten beri var olan imtiyazlı ortaklığı Türkiye için yeniden icad ettiler. Türkiye'yi sa-vunmamızın jeostratejik nedenleri de var. Eğer Türkiye Avrupa ailesine demirlenirse, bu Devlet, büyük bir müslüman toplumla, bizim de-ğerlerimiz temelinde gelişecek. Ülkemize gelen yabancı göçmenlerden de değerlerimizi kabul etme-lerini ve yaşamalarını istemiyor mu-yuz? Eğer bir devlet bu değerleri kabul ediyorsa, katılımını neden reddedelim?”     “Eskiden Belçika insan haklarına öncelik verirdi. Şimdi ilke mi değiştirdi?” sorusuna muhatap olan Başbakan Verhofstadt, bunun söz konusu olmadığını, AB Komisyo-nu'nun, Türkiye'nin siyasi kiriterleri yeterince karşıladığını bizzat açıkla-dığını, insan haklarını koruyan ku-rumların Türkiye'den yana tavır al-dıklarını, Türkiye'de binlerce tutuklunun serbest bırakıldığını, ancak her şeyin mükemmel olmadığını anlattı.     Türkiye'de olası insan hakları ihlalleri halinde “gözlerin kapatılmayacağını” belirten Verhofstadt, “Türkiye'yi İslami köktendinciliğe sürüklemek mi gerekir?” dedi.     Helmut Kohl ve Valery Giscard d'Estaing gibi isimlerin muhalefetle-rinin hatırlatılması üzerine, “Onlar (Türkiye'nin katılımı ile) AB'nin si-yasi gücünün zayıflayacağını söylü-yorlar. Ben tamamen aksini düşü-nüyorum” diyen Verhofstadt, “Tür-kiye'nin boyutları ve jeostratejik ağırlığı sayesinde AB'nin küresel gücü artacak” diye konuştu.     “Yarın, AB toprak bütünlüğü için Türkiye'nin İran, Irak sınırlarını korumak durumunda mı kalaca-ğız?” sorusunu da yanıtlayan Ver-hofstadt, “Hiç merak etmeyin. Türk Silahlı Kuvvetleri sınırları tek başına koruyacak yetenektedir. Oraya asker göndermemiz söz ko-nusu olmayacak. Türkiye uzun za-mandır NATO üyesidir” dedi.     Türkiye'nin AB'ye katılımının önemini kamuoyuna anlatmak ge-rektiğini, bunun için 10 yıl vakit olduğunu belirten Verhofstadt, “Ör-neğin, Türkiye'nin AB'ye demirlenmesinin bir nedeninin de, insanla-rın korktukları köktenincilikle mü-cadele olduğunu anlatmak lazım. Değerlerimizi kabul eden bir müslüman toplumu geliştirmek için bu-nun yapıldığını anlatmak lazım” di-ye konuştu.     Verhofstadt, AB Zirvesinde Kıbrıslı Rumarın yalnız bırakıldıları ve Türkiye'ye “boyun eğildiği” gö-rüşünden hareketle sorulan, “Zirve sonunda Kıbrıs'ın tanınmamasından hiç rahatsızlık duymuyor musu-nuz” sorusuna yanıt verirken, “Tür-kiye'nin katılım antlaşması tüm üye ülkeler tarafından imzalanacak. Eğer sorun çözüm bulmazsa Tür-kiye AB üyesi olamayacak” dedi.     Guy Verhostadt, “Roma bir günde inşa edilmedi” diyerek, Kıb-rıs sorununun 40 yıldır sürdüğünü, BM'nin bile çözümde başarılı olamadığını, Ankara Antlaşması protokolünün imzalanmasının Kıbrıs Rum yönetiminin tanınması anla-mına gelmeyeceğini ancak o yönde atılan çok büyük bir adım oluşturacağını belirtti ve “Biliyorum ki Tür-kiye, sorun çözüm bulunca Kıbrıs'ı tanımak istiyor. Bu mesele sadece hukuki gerekçelerle çözüm bulamaz. Bir de şöyle düşünün: Eğer Türkiye'den Kıbrıs'ı tanımasını isteseydik, Ankara bunu reddedip ma-sadan çekilseydi ve müza-kerleri baş-latmasaydık, o zaman Kıbrıs sorunun çözümü hiç olmazdı” diye konuştu Anadolu Kredi