Bu bayrak bizim [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Belçika'da 6 milyon araç



Bu bayrak bizim [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Belçika'da 6 milyon araç


Elçin Poyrazlar      Daniel Baucy uzun yıllardan beri Türk toplumuyla çalışan, Doğu kültürüyle yakından ilgilenen bir uzman. Brüksel'deki Marie Haps Enstitüsü'nde Osmanlıca dersleri veren Baucy bu işi on yıldır sürdü-yor.      1992 yılından bu yana Belçika polisi bünyesinde islamolog olarak çalışan Daniel Baucy, üniversitede filoloji ve doğu tarihi üzerine eği-tim almış. Türkçeyi gayet iyi ko-nuşan Baucy, Arapça ve Fars-ça’yı öğrendikten sonra  bu iki dilin karışımından oluşan Os-manlıca'yla da tanıştığını söy-lüyor.      Baucy'nin Türklere ve do-ğu kültürüne olan ilgisi Charle-roi'da bir okula Türkiye'den öğ-retmen olarak gelen Muhittin Türk-oğlu sayesinde başlamış. Baucy'nin annesinin müdür olduğu okulda ça-lışmaya başlayan öğretmen Muhit-tin Türkoğlu, yakın bir aile dostu olmuş ve o zaman 17 yaşlarında olan Daniel’le iletişim kurarak onda doğu kültürüne bir ilgi doğmasını sağlamış.       Türk öğretmenden öğrenmeye başladığı Türkçe'yi ve Doğu kültü-rüne olan ilgisini profesyonel bir biçimde değerlen-dirme kararını o dönemde veren  genç Belçikalı, Brüksel Üniversitesi (ULB) profesörlerinden Robert An-ciaux'dan Osmanlıca öğrenmiş ve üç yıl kadar üniversitede asistan olarak çalışmış.     Bugün 46 yaşında olan Daniel Baucy çok uzun süredir üzerinde çalıştığı Osmanlıca'yı "tutkuyla sev-diğini" söylüyor. Bundan önce yaptığı işlerden söz ederken Türk gençlerine Türkçe dersleri verdiğini ve üniversite döneminin ardından Fransa'nın Rochefort kentindeki müzede Osman-lıca makaleleri Fransızca'ya tercüme ettiğini anlatan Baucy, Türk toplumu ve Belçika jandarması arasında  iletişim uzmanı olarak çalış-tıktan sonra, bugün, polis bünyesinde, İslam konusunda danışman uzman olarak hizmet veriyor.      Osmanlıca derslerini çok seve-rek verdiğini ifade eden Baucy, bu kültüre olan yakınlığını anlatırken şunları söylüyor:      "Türkiye uzun bir süredir  be-nim ilgi noktamı oluşturuyor. Şim-diye kadar Türk ya da diğer müslüman topluluklarla çok sağlıklı bir iletişim kurdum. Gerek profesyonel çalışmalarımda gerekse sosyal ilişkilerimde bu kültürün çok pozitif ol-duğunu gördüm."      Bu tür olumlu bir etkileşimle işi-ne devam eden Daniel Baucy, do-ğu dünyası üzerine araştırmaları, sosyolojik yaklaşımları ve bu konu-ya ilişkin gelişmeleri her zaman çok ilginç bulduğunu söylüyor.  Baucy, bugüne kadar 5 kez Türkiye'ye gitmiş, Türk insanı ve kültürü ile ya-kın ilişki kurmaktan hoşlanan biri.       Belçika'daki göçmen sorunlarına değindiğimizde, Baucy, bugünkü göç dalgasının 1950'li yıllarda ya-şanandan çok daha farklı bir düzey-de seyrettiğine işaret ediyor. Sosyal anlamda bir evrim geçiren Türk göçmenlerin bugünkü durumunu gayet olumlu bulan Daniel Baucy, İtalyanların da benzer aşamalardan geçtiğine dikkat çekiyor. Türkler arasında halen devam eden dil so-rununun öneminin gözardı edilemeyeceğini söyleyen Baucy, bunun iş bulma konusunda getirdiği zorlukların temelini oluşturduğunu söy-lüyor.     Türklerin daha çok Türkçe ko-nuşmaya eğilimli olduğunu gören Daniel Baucy, çocukların okullarda bundan kaynaklanan sorunlar yaşa-dıklarına işaret ediyor.
     Türk çocuklarının 6 yaşından önce ana okullarına gönderilmeme-sinin yarattığı ve yaratacağı sorunlara da dikkat çeken Baucy, Belçi-kalı çocukların çok daha erken okula başlamalarının getirdiği avantajları Türklerin yaşayamadığını söylüyor.      Daniel Baucy istihdam alanında da sorunlar yaşandığını belirterek, Türkiye'nin gelecekteki AB üyeli-ğiyle bunların aşılabileceği umudu-nu yansıtıyor.     AB içinde halen Türkiye'nin üyeliği konusunda olumsuz bir gö-rüşün hakim olduğuna dikkat çeken Daniel Baucy, Avrupalıların henüz büyük bir müslüman ülkeyi bünye-lerinde kabul etmeye hazır olma-dıklarını düşünüyor.      Daniel Baucy, Türkiye'deki islami yapının diğer müslüman ülkeler-dekilerden daha farklı bularak, Tür-kiye'nin laik yapısının önemine de-ğiniyor ve "Türkiye'nin sosyolojik yapısı bence Avrupa için sorun ya-ratacak bir unsur değil. Avrupa içinde zaten 12 milyon müslüman yaşıyor" şeklinde konuşuyor.     Türk toplumuyla çalıştığı dö-nemde dernekleri ve camileri gez-diklerini söyleyen Baucy, Belçika kurumlarıyla yabancı topluluklar arasındaki iletişimin büyük önem taşıdığını iletiyor.     Diyanet Vakfı ve çeşitli derneklerle iletişim kuran Daniel Baucy, farklı eğilimleri olan derneklerin ta-nınması için İçişleri Bakanlığı içinde uzmanlara ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.     Baucy, Belçika içinde müslüman topluluklar üzerine bilgi eksikliği ol-duğunu ve bu konuda daha derinle-mesine araştırma yapılması gerektiğini belirterek bu konuda somut çalışmaların yapılmasının önemine değiniyor.      Baucy, ULB'de doğu kültürüne ve dillerine yönelik bölümün mali sorunlar ve ilginin az olmasından ötürü kapanmasını üzüntüyle karşı-lıyor. Özellikle Türkiye'nin müzake-re sürecine gireceği böylesi bir dö-nemde bu bölümlerin olmamasının büyük bir eksiklik yaratacağına dik-kat çekiyor. ULB'deki bölümün de kapanmasıyla Belçika'da Osmanlı-ca eğitimi veren tek kişi olan Baucy'nin bugün ikisi Türk, üçü Belçikalı toplam 5 öğrencisi var.