Schaerbeek Belediye Başkanı Clerfayt [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Osmanlıca tutukunu Belçikalı



Schaerbeek Belediye Başkanı Clerfayt [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Osmanlıca tutukunu Belçikalı


yönünde genişlerken, bu genişlemenin Avrupa için felaket olacağı-nı, işsizlerin Belçika'ya akın edece-ğini söyleyenler olmuştu. Protesto eylemleri yapılmıştı, çok tartışmalar çıkmıştı ama bugün o tartışmaları kimse hatırlamıyor. Şimdi İspanyolların, Portekizlilerin buraya gelip çalışmalarından, Belçikalıların ora-lara gidip iş yapmalarından herkes memnun. Bu tartışmalar iletişimi kuvvetlendiriyor. Birbirimizi tanımazsak, birbirimizi sevmez ve anlamayız. Konuşursak, tartışırsak; bu tartışmalar sert olsa bile sorunları aşarız. AB, ülkelerin barış ve diyalog ile, birbirlerinin değerlerini kabul ederek bir araya gelmesine tek örnektir. İyi bir diyalog ve tar-tışma, her şeyin söylendiği ortamda olur. Ben Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine güveniyorum, jeostratejik sorular gündemde olsa bile... Düşünsenize, Brüksel'den bakınca, Türkiye'nin katılımıyla Irak ile kom-şu olacağız. Irak bize göre dünya-nın öbür ucu... Din unsuru da var. Bazıları Avrupa'da kaç milyon müslüman yaşadığını unutuyor. Schaerbeek'te varlık oranı ve pra-tik uygulaması en yüksek olan din İslam. Schaerbeek'te yaşayan 120.000 kişinin 10.000'i katolik ise 35.000'i müslüman. Bu bir sorun yaratmıyor.      Korkmamak lazım oysa korku ifade edenler var. Etsinler. AB'nin eski genişlemelerinde de bu korku-yu bazen şiddete başvurarak, diplomasiden uzak yöntemlerle göste-renler oldu. Hepsi unutuldu." TÜRKLERLE GURUR    "Belediyemizdeki Türklerle gurur duyuyorum" diyen Bernard Cler-fayt, "Göçmen olmak kolay değil. Türkler büyük çabalar harcadılar, çoğunluğu büyük başarılara ulaştı. Toplum içinde yerlerini tam olarak almalılar, Belçikalılar da bunu isti-yor ve bekliyor. Türklerin hakları, yükümlülükleri ve üstlenmeleri gereken sorumluklar var. Toplum içinde hak ettikleri yeri tam olarak almalı ve bununla gurur duymalılar" şeklinde konuştu
     Bu arada, Schaerbeek’teki Liedz Meydanı’na önümüzdeki ay-larda Nasreddin Hoca heykeli ko-yulacağını, 750 kiloluk heykelin Ankara’dan gelerek beklemeye alındığını da not edelim.    Yılbaşında “Anadolu” dergisine dost ve okuyuculardan pek çok kutlama kartı ulaştı. Bunlardan biri, “Belçika asıllı Türk” olan Daniel Dumoulin’den geliyordu ki tüm okuyucularımıza da yönelik olduğu için paylaşmak istedik.   Türk tabiyetini elde etmek için büyük mücadeleler veren, “Türkiye aşığı” Dumoulin, Bergama’da kendisinin çektiği bir ay-yıldız fotoğrafını kartının üzerine koymuş ve arkasına, “Bu bayrak bizimdir” yazmış.    Mesaj bu kadar basit ve böylesine anlamlı!     48 yaşında, Türk ismiyle “Aslan Yıldırım”, “Atatürkçü Düşünce” ve “Çanakkale” konularında kitaplara imza atmış, Türkiye’de sosyal ve kültürel etkinlikleriyle de tanınan bir kişi. Ayvalık’ta, Cunda adasında ikamet eden, güzel Türkçe konuşan, “Türkiye benim için bir idealdir” diyen Dumoulin’in, büyük bir istek ve iradeyle Türk vatandaşı olmak için geçtiği yolları, girdiği imtihanları, sağlık kontrollerini ve karşılaştığı bürokratik engelleri dinlediğiniz zaman hayretler içinde kalıyorsunuz ama Dumoulin, “Türkiye’ye ve Türklere toz kondurmamakta” çok kararlı olduğu için sıkıntıları değil, Türk olmanın getirdiği onur ve mutluğu anlatmayı tercih ediyor.     AB konusundaysa, “Onların önünde diz çökecek değiliz. Türkiye’nin müthiş potansiyelini anlayacak yetenekte değillerse kendileri bilirler” diyor.