Evren'in düşündürdükleri / Sıtkı Uluç [ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] MR'in Türk asıllı politikacıları



Evren'in düşündürdükleri / Sıtkı Uluç [ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] MR'in Türk asıllı politikacıları


     Klavsen sanatçısı Leyla Pınar 2005 yılına girerken "Geleneksel Dostluk ve Barış Konseri"'yle mü-zikseverlerle buluştu. Leyla Pınar'ın başlatmış olduğu "Kadınlar Klavye-de" (Femmes au Clavier) sanat et-kinliği çerçevesinde verilen dizi konserlerin ikinci yılında Avrupa'-nın sayılı büyük orglarından birine sahip olan Avrupa Kültür Merkezi “Musique au Chant d'Oiseau”  ve Belçika Türk Kadınlar Derneği'nin işbirliğiyle gerçekleştirilen konserde klasik batı müziğinin yanısıra Dede Efendi, Ulvi Cemal Erkin, Adnan Saygun gibi değerli Türk bestecile-rin de eserleri çalındı. Konserde klavsen çalan Leyla Pınar'a soprano Danielle Eliane Piana sesiyle ve Francis Givron flütle eşlik ettiler.       Büyük beğeni toplayan müzik grubuyla altı yıldır ortak çalıştıkları-nı söyleyen Leyla Pınar, müzik ar-kadaşlarının İstanbul'a Barok festivali çerçevesinde gelerek çalışmalar yaptıklarını ve buna benzer bir ça-lışmayı Belçika'da da yapma ama-cıyla bu konserlere başladıklarını belirtiyor. Chant d'Oiseau Kilise-si’nin klavsen sanatçısı olan Dani-elle Eliane Piana'nın bu amaçla kendilerine çok destek olduğunu söyleyen Pınar, kendisiyle pek çok Türk eseri üzerinde çalıştıklarını ifa-de ediyor.       Kadınlar Klavyede projesi çer-çevesinde yeni yılı dostluk ve barış içinde karşılamak amacıyla konser verdiklerini belirten Leyla Pınar, Belçika'da bu yıl çok sayıda konser  planlıyor. Pınar'ın Belçika projeleri biraz da Ankara'daki işlerine bağlı. Çünkü Ekim'den bu yana Ankara Devlet Operası'nda bir barok opera sahneliyor. Operanın turnelerinin tarihlerine göre Belçika'daki konserlerini organize etmeyi düşünen Pınar, Türkiye'de bir ilk olan bu gelişmeyi de anlattı.      Leyla Pınar'ın hem klavsen çal-dığı hem de müzik ve sanat yönetmenliğini yaptığı bu opera, George Frideric Handel'e ait. Troya savaşı-nın konu edildiği opera Barok tar-zında sahneleniyor. Türkiye'de bu-nun ilk olduğuna işaret eden sanatçı, operanın büyük arya sesleri olmaksızın konunun sadelikle anlatıldığını, kısacası üslup içinde sahnelendiğini aktardı.      Barok çağının Avrupa'lılar tara-fından sahiplenildiğini söyleyen Leyla Pınar, bunu doğru bulmuyor. Barok çağında dünyanın önemli devletlerinden birinin Osmanlı İm-paratorluğu olduğuna dikkat çeken Pınar, gerek cami mimarilerinin gerekse saray içindeki adapların Barok çağıyla benzeştiğini vurgulu-yor ve "Türkiye'nin tarihi ve arkeolojik mirası bu tür öykülerle dolu, bu çağa biz de sahip çıkmalıyız" ifadesiyle, Barok çağına ait ağırbaş-lı, oturaklı tavır ve tutumların Os-manlı'da zaten bulunduğunu hatırlatıyor, "Bunları Batı'ya biz aktarmalıyız" diyor.      Bugünlerde Ankara Devlet Operası'nda sahnelenen Barok opera Truva'da, Efes'te ve Stut-gart'taki Truva müzesinde de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.      Pınar gündemi yakından takip eden ve modern sanatları dikkatle izleyen Türkiye Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Remzi Buha-ralı'nın da Barok operanın sahnelenmesinde değerli katkıları bulunduğunu söylüyor.     Barok operanın Türkiye'de sahnelenmesine ilişkin zorlukları anlatan Leyla Pınar, Türkiye'nin büyük şehirleri arasında bu konudaki iletişimsizlikten şikayetçi. Sanat faaliyetlerinin bölgesel kaldığından yakınan Pınar, aynı şekilde Avru-pa'nın da Türkiye'yi duymamasına dikkat çekiyor. Türkiye'den Avru-pa'ya sanatçı gelmesinin bürokratik ve maddi engellerine işaret eden Pınar, Avrupalı bir sanatçının yurtdışına giderken devlet yardımı aldı-ğını anlatıyor. Bunun bir çeşit tanı-tım olduğunu söyleyen Leyla Pınar, özellikle genç sanatçılar için bunun gerekli olduğuna işaret ediyor.     Şu anda sahnelenen operayı gençlerle birlikte yapan Pınar, eki-bini oluştururken 12 yıldır Barok müzik sanatının içinde olan oğulla-rıyla çalışmak istemiş. Operanın re-jisörlüğünü, ışık ve video tasarımını Ali Pınar yaparken, dekor ve kos-tümünden de Levent Selahattin Pınar sorumlu olmuş.      Türkiye'deki sanatseverlerin Barok operayı ilgiyle izlediğini söy-leyen Leyla Pınar, Türk gençlerini ülkemizin arkeolojisini, mitolojisini daha iyi bilerek bu çağa sahip çıkmaya çağırıyor. Restaurant La Fantasie