Türkiye NATO'ya nasıl girdi? [ Anadolu .. 30 31 32 33 34 35 36 ] Recep Çırık sergisi



Türkiye NATO'ya nasıl girdi? [ Anadolu .. 30 31 32 33 34 35 36 ] Recep Çırık sergisi


İşdünyası Nazan Uğur      Zamanın iyi kullanımı, iş hayatındaki veri-min ve başarının en önemli şartlarından biridir. Yapmak istedikleriniz için zamanın yetmediğini düşünüyorsanız kendinize zaman yaratmayı ve bu zamanı iyi yönetmeyi öğrenmeniz gerekir.     İşte çok bilinen kurallardan birkaç tanesi:     Zaman yönetiminin ilk adımı hedef ve önceliklerinizi belirlemektir. Hedef tanımı, kapsadığı zaman dilimine göre, "Hayattan ne istiyorum, benim için önemli olan nedir?" de olabilir, "Bu yıl, bu dönem, bugün nereye ulaşmak istiyorum?" da… Hedefsiz, amaçsız hiçbir yere ulaşamazsınız. Nereye gideceğinizi bilmezseniz haya-tınız sadece bu yeri aramakla geçer. Eninde so-nunda o noktaya varsanız dahi yolda çok zaman kaybedebilirsiniz. 
     Hedef belirlemenin ardından yapacağınız iş, bu hedefinize ulaşmak için  gereken yol haritası-nı çıkarmak, yani "planlama" yapmaktır. Çoğumuz planlamanın önemini biliriz  fakat pek azı-mız bunun için zaman harcarız. İş planlaması; kısa ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda yapı-lacak işlerin belirlenmesi, bu işlerin nasıl, ne za-man ve kimler tarafından yapılacağının tesbit edilmesi, düzenlenmesi ve kontrol edilmesi işle-midir. İyi bir iş planı her şeyden önce gerçekçi olmalıdır. Öte yandan, hedeften uzaklaşmamak şartıyla, esnek olabilme özelliği de taşımalıdır. Değişebilecek şartları yansıtamayan bir plan, "düzen ve disiplin" yerine "umutsuzluk" yaratır. Bu yüzden, yapılan planlar belirli aralıklarla ye-niden gözden geçirilmeli ve değişen şartlara gö-re yenilenmelidir. Ama bu yenilemenin amacı, zamanında yapılamayacak işleri ertelemek ol-mamalıdır. Tam tersine amaç, hedeflere ulaşabilmek için başka neler yapmak gerektiğini bulmaktır. İşte kişisel iş planınız için birkaç yararlı tavsiye:      Hedeflerinizi belirledikten sonra, o hedeflere ulaşmak için yapılması gereken işleri bir liste halinde arka arkaya sıralayın. Sonra bu listeyi "önemli", "az önemli" ve "önemsiz" olarak sınıf-landırın. Aynı listeyi bir kere daha inceleyip, bu sefer acil olanları acil olmayanlardan ayırın. Gerçekçi olun ve şu soruya yanıt verin: "Ger-çekten tüm bu işleri belirlenen sürede bitirmek mümkün ve gerekli mi?" Bu sorunun cevabı ge-nellikle "hayır"dır. İşte en önemli aşamaya gel-dik: Önceliklerin belirlenmesi… En kolay yöntem, bu işleme tersten başlamaktır. Madem bazı işleri yapamayacağımız kaçınılmaz bir durum, en mantıklısı, hedef için en önemsiz olan işlerin yapılmaması olmalı… İlk bakışta size gerekli gö-zükse de, o kadar önemli olmayan işleri listeden çıkarın. Kendinize bundan sonra soracağınız soru şu olmalı: "Bu iş, kişisel olarak benim yapmam gereken bir iş mi? Benden başkası bunu yapamaz mı?" Birçoğumuz bir işi bir başkasından istemek yerine kendimiz yapmayı tercih ederiz. Bunun zaman kullanımı açısından daha verimli olduğuna inanırız. Bu yaklaşım kısa va-dede doğru gibi görünse de uzun vadede kesinlikle verimsizlik yaratacak bir tuzaktır. Doğru ki-şilere doğru şekilde devredeceğiniz iş ve sorumluluklar, yapılacak iş listenizi hem kısaltmanıza hem de hedefinize daha çabuk ulaşmanıza yar-dımcı olacaktır.      Şimdi, sadece önemli ve sizin yapmanız ge-rekenlerden oluşan yeni iş listenizi öncelik sırasına göre 1'den başlayarak sıralayın. Bu sıralamada değer ölçünüz, yine ulaşmak istediğiniz hedef kapsamında, o iş bitiminde ulaşacağınız sonuç, kazanacağınız takdir ve bu takdirin nereden gel-diği olmalı…  Meşhur Pareto, diğer ismiyle 80/20 prensibini unutmayın. Başarılarımızın yüzde sekseni yaptığımız işlerin sadece yüzde yirmisinin sonucudur. Öncelik tesbitinde bu doğ-ru yüzde yirmiyi bulup, zamanımızın çoğunu bunları en mükemmel şekilde yapmaya ayırma-lıyız. Doğru yapılamayan bir öncelik seçimi ile zamanımızın çoğunu yanlış yüzde seksene harcayarak sadece yüzde yirmilik bir başarı dilimin-de kalmamız cok olasıdır. Mesela, yüksek bir mevkideki amiriniz, önemli bir müşteriye sunmak için hafta sonuna kadar bir raporu bitirme-nizi istediyse, bu işin öncelik sırası en yüksektedir. İki gün sonra bitirilmesi gereken çok daha az önemli bir iş söz konusu ise, daha alt sırada-dır ve siz, hafta sonunu beklemeden, hemen bu-gün, zamanınızın çoğunu, bir hafta sonra bitiril-mesi gereken raporu en iyi şekilde yazmak için harcamalısınız.     Öncelik sıralamasını yaparken karşılaşılan esas zorluk, farklı hedef ve amaçlar arasındaki öncelik çelişkisidir. Bunlar önemlilik derecesi eşit projeler; iş, aile hayatı, sosyal hayat  veya sağlık gibi değişik kulvarlarda yaşanabilecek iki-lemler olabilir. Böyle bir çelişkiyi sık sık yaşıyorsanız konunun en başına dönüp kendinize aynı soruyu sorun: "Benim hayattaki hedefim için en önemli değerler neler?" Yandaki hikaye bunu çok güzel anlatıyor.      Verimli zaman kullanımının en önemli şartlarından biri de kendini tanımaktır. Zamanın yapmak istediklerinize yetmediği bir gerçekse, size gereken zamanı nereden yaratabileceğinizi bilmek icin  "harcamalarınızı" kontrol altına al-manız lazım. Bunun icin en bilinen yöntem bir muhasebe raporu hazırlamaktır. Bu, en basit anlamda, çok detaylı bir  "günlük" tutma işlemi-dir. Bunun icin, tipik günlük hayatınızı yansıtan sadece 3 günlük bir dönem seçin ve bu dönem-de iş ve özel hayat kapsamında yaptığınız her işi başlama ve bitirme saatleri ile birlikte kaydedin. Her telefon konuşmasını, kahve molasını, oda-nıza merhaba demek için uğrayan bir arkadaşla görüşmenizi, bir dosya hazırlama veya fotokopi işlemini, toplantı veya bire bir görüşmeleri, özel ve işle ilgili  elektronik posta yazışmalarını, TV seyretmeye, kitap okumaya ayırdığınız zamanı, yemek, tuvalet veya banyo zamanlarını, yani her şeyi kaydedin. Zaman probleminiz olmasa dahi yapın bunu... Ne kadar ilginç bir deneyim olduğunu ancak yaptıktan sonra görebilirsiniz. Sonuçları sadece kendiniz için değerlendirin ve yaptığınız her iş kategorisi için kendinize şu soruları sorun:ü "Bu iş gerçekten önemli ve gerekli miydi?" ü "Bu işlem için harcadığım zamanı nasıl kısaltabilirim?"ü "Hangi işleri diğerlerinden daha verimli yapı-yorum?"ü "Günün hangi zamanlarında daha verimli-yim?" ü "Başkaları benim zaman yönetimimi ne kadar etkiliyor?" ü "Stres veya kriz ortamı verimimi nasıl etki-liyor?"
ü "Sevmediğim veya bana zor gelen işleri erteleme eğilimim var mı?"     Bu soruların doğru cevaplarını ve bu konuda neler yapmanız gerektiğini sizden daha iyi kim-se bilemez. İşte yine de size yardımcı olabilece-ğini düşündüğümüz birkaç öneri:ü Zaman değerlendirme raporunuzda gördü-ğünüz, sizi şaşırtan ve onaylamadığınız surpriz harcamalarınızı azaltarak kendinize yeni zamanlar kazandırın. Buna hemen başlayın.ü   Günün en verimli olduğunuz zaman dilimini en önemli önceliklerinize ayırın. Sabahları daha verimliyseniz bu zamanı mesajlarinizi okumak yerine öncelik açısından en üstte olan işi yapmak için kullanın. Daha az verimli olduğunuz zamanları ise daha alt sıralardaki işleri daha kısa sürede bitirmek için kullanın.ü   Verimli  toplantı tekniklerini öğrenin. Kısa ve iyi planlanmış toplantılar veya bire bir görüş-meler genellikle daha verimli olurlar. Bir toplantıya girmeden önce amaç, gündem konuları, ka-tılacak kişiler, toplantı süresini öğrenin ve katılıp katılmama konusunda seçici olun. Eğer sizin bizzat katılımınız gerekmiyorsa bu sorumluluğu başkasına devredin.ü   Sizden sorumluluk ve görev alanınıza girme-yen bir iş istendiğinde kibarca "Hayır" demeyi öğrenin. Hayır diyemediğiniz her istek bir gün göreviniz haline gelebilir.ü   Kırmak istemediğiniz bir arkadaş ziyaretini kısa kesmek için yöntemler geliştirin. En dürüst olanı, açıkça çok işinizin olduğunu söylemek ve daha uygun bir zaman için bir randevu tesbit etmek olabilir. Kişiyle ilişki seviyenize göre gö-rüşme sırasında ayakta durmak, o kişiyle bera-ber yavaşça kapıya yürümek, bir sonraki toplantınızı hatırlatan bir alarm sistemi çalıştırmak gibi bilinen basit yöntemleri de uygulayabilirsiniz.
ü   Yapmaktan hoşlanmadığınız ve erteleme eğilimi gösterdiğiniz önemli ve zor işlerde küçük küçük adımlarla da olsa ilerleme kaydetmeye çalışın. Sizi durduran engelleri tesbit edip bunları halledin.ü   Sorumluluklarınızı devretmeyi öğrenin. Ya-nınızda çalışanlardan daha çok ve daha uzun süreler ofiste kalıyorsanız bu, bu konudaki eksikliğinizi gösteren önemli bir ipucudur. Çalışanla-rınızın eğitimi ve gelişmesi için zaman ayırmayı önemli bir öncelik olarak görün ki gerektiğinde iş ve sorumluluklarınızı üzerinizden alabilsinler.
     Gördüğünüz gibi, zaman yönetimi aslında kendi kendini yönetme sanatıdır