ü Deceuninck'in 5 yıldır İzmir'de Ege Pen adı altında üretim yapan bir
fabrikası var. Geçenlerde Sabancı Grubu'ndan Winsa'yı devir alacağınızı
da duyurdunuz. Bu karar nereden kaynaklandı? ü
Süratle gelişen pazarlarda oyuncular da çoktur. Bazıları uzun vadeli
yaşamayı başaramazlar, bazı-ları da bundan istifade edip büyürler. Bu
aynı zamanda bir kalite me-selesidir. Ege Pen, özellikle Marma-ra
bölgesinde büyük kalite markası olarak tanınıyor. İstanbul'da
varlığı-mız çok güçlü değil oysa İstanbul pazarı neredeyse Belçika
pazarı bo-yutunda… Sabancı grubuyla temas kurup işbirliği arayışına
giriştik. Onlar aniden satış kararı aldılar, biz de Winsa'nın tamamını
satın aldık. Winsa da üstün kaliteli ürünleriyle tanınıyor. Bu gelişme
bizim için İs-tanbul pazarına giriş açısından çok önemli bir adım. Bu
sayede paza-rın yüzde 17 ila 18'ini ele geçirece-ğiz ve daha da ileri
gitmeyi hedefli-yoruz.
ü Türkiye'de çalışma düzeni-niz nasıl ?
Türkler mi, Belçikalılar mı ön planda? ü
Yöntemlerimiz ülkelere gö-re değişiyor. Yerine göre teknisyenler,
finans uzmanları, yöneticiler gönderiyoruz. Türkiye'de bize ön-celikli
gözüken, enflasyon sorununu yönetecek bir finans uzmanının varlığı
oldu. Enflasyonlu ekonomi-de çalışmak kolay değil. Gelişmele-ri her gün
izlemek ve TL'nin gidi-şatına göre değerlendirmeler yapmak gerekiyor.
Teknik açıdan Türkler grubumuzun en iyi ve en yetenekli öğrencileri…
Onları diğer fabrikalarımızda sık sık örnek gösteriyoruz. Ama
Türkiye'de en muh-teşem olan, çalışma zihniyeti… Bu alanda tavırlarını
bizim Flaman ke-simindekiyle mukayese ediyorum…
ü Bu görüşünüzü biraz açar mısınız ?
ü Türklerle aynı çalışma zev-kini, aynı
sorumluluk duygusunu, aynı girişkenlik iradesini paylaşıyo-ruz. Türkler
çok meraklı insanlar; sürekli öğrenmek, yenilikleri denemek, gelişmek
ve geliştirmek iste-ğindeler. Grubun en iyisi olmak istiyorlar. Bir
rekabet ortamı ve ira-desi var. Her ay, tüm birimlerimiz arasında bir
değerlendirme, sıralama yaparız. Bunu yaparken iş ka-zaları, atık
oranları gibi çok değişik ve çeşitli unsurları kriter olarak gö-rürüz.
Ege Pen ekibi her alanda kesinlikle en iyi olmak istiyor. Bu elbette
mümkün değil. Bir örnek vereyim: 2002'de, şirkette feci bir su baskını
oldu. Her yerde bir met-re su vardı. Bütün makineler su ve çamur
içindeydi. Ismarlanan malları zamanında üretemeyeceğimiz ve
makinelerimizi kurtaramayacağımız için çok büyük zarara uğrayacağı-