Kurban kesimleri [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] Deceuninck Genel Müdürü Clement De Meersman



Kurban kesimleri [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] Deceuninck Genel Müdürü Clement De Meersman


Röportaj: Sofie Brutsaert     ü Deceuninck firmasının gurur duyabileceği zengin bir tarihi var. Kısaca anlatır mısınız ?
     ü 1937'de, dede Bernard Deceuninck şirketi tek başına oluşturdu. Plastik elbise düğmeleri, ta-raklar, çocuk oyuncakları imal edi-yordu. O zamanlar plastik çok yeni bir üründü. Yıllar sonra, üç oğlu, İtalya'da bir tatil sırasında, plastik panjur üretimine yönelik yepyeni bir teknoloji buldular. 1950'li yılla-rın sonunda, 60'lı yılların başında küçük bir devrimdi bu. "Extrusion" olarak adlandırılan bir teknik söz konusuydu ki bugünkü plastik üretimimizde de bu yöntem temel oluşturuyor. O zamandan itibaren Deceuninck ürün çeşitlerini artırdı. Tavanlar için plastik çıtalar, duvarlar için döşemeler… 60'lı yılların sonunda pencere şasileri üretimine başladık. Bugün anahtar ürünümüz bu… Önce Belçika pazarını ele ge-çirdik, sonra, 80'li yıllardan itiba-ren, komşu ülkelerden başlayarak yavaş yavaş küresel pazarda söz sa-hibi olduk. Bugün 32 ülkede faali-yet gösteriyoruz.     ü Deceuninck gibi bir firma için uluslararası bir ticaret politikası neden önemli, hatta kaçınılmazdır?    ü Her şeyden önce, Belçika pazarı oldukça kısıtlı. İhraç etmek lazım, öncelikle bunu yaptık. Ma-alesef ürünlerimiz çok yer tutuyor, hacımlı ve içi hava dolu… Nakliyat maliyeti yüksek olunca üretimi tü-ketim yerinde, pazarında faal ol-mak istediğimiz ülkelerde yapmak gerekiyor. Önce Fransa'da, sonra İngiltere'de fabrika kurduk. Polon-ya'ya ihracatımız vardı, orada üretim başlattık. Rusya'ya ihracatımız var, yakında orada da bir üretim bi-rimi kuruyoruz. Girdiğimiz her yeni pazar için doğal bir süreç bu… Bi-zim sektörümüzde rekabet gücünü korumak için istikrar, süreklilik ve belirli bir tırmanış önemlidir. Örne-ğin hammadde alımında… On yıl önce Solvay'den 20.000 ton plastik hammadde alıyorduk ve en bü-yük müşterisiydik. Bugün grubumuz yılda 200.000 ton plastik hammadde alıyor ve en büyükler arasındayız. Hammaddeyi daha ucuza almamızı sağlayan tırmanış avantajımız olmasa bu pazardaki rakiplerle başa çıkmamız mümkün olmazdı. Bir başka avantajımız da, yeni ürünlere ve yeni teknolojilere yönelik bilimsel araştırmaların ma-liyetini grubumuz bünyesinde paylaşabilmemizdir.      ü Deceuninck, Türkiye'de daha çok "Ege Pen" ismiyle tanı-nıyor. Ne zamandan beri bu ülke-desiniz?      ü 1999'dan beri… O dö-nemde masamızın üzerinde iki proje vardı: Türkiye ve Çin… İkisi de ilginç, cazip gözüküyordu ama Yönetim Kurulu iki projeyi eşzamanlı başlatmaktan yana değildi. Birini seçmek gerekiyordu. Fazla tereddüt etmedik ve en pragmatik yolu seçtik. Çin fazla uzaktaydı, çok farklı bir kültür söz konusuydu ve o zamanlar şirketlerin adli yapısı pek net değildi. Projenin Çin'de gerçekleştirilmesi, Türkiye'ye oranla daha karmaşık geldi gözümüze… Türk pazarı çok daha cazip gözü-küyordu. Genç bir nüfus ve büyük bir inşaat pazarı ve kültürü var Türkiye'de… Üstelik çok yakın ül-ke, gerektiğinde üç saatte oradayız. İnsanlar lisan biliyorlar, İngilizce, Fransızca, Almanca konuşuyorlar. Bütün bunlar, seçimimizi süratle yapmamız için yeterli unsur oldu.     ü Süratli bir seçim yaptınız. İyi bir seçim miydi?     ü Evet. Son 5 yılda aldığımız en iyi karardı bu… Önce Zorlu ailesiyle işbirliği yaptık. Mevcut şirketin yüzde 51 hissesini satın aldık. 2002'de kalan hisselerin de hemen hepsini satın aldık, yüzde 2 kadarı hariç... Türkiye'de hissedarları his-selelerini satmaya mecbur eden ya-sal bir yapı yok ve bu konuda sıkıntılar olabiliyor. Türkiye'nin AB'ye adaylığı çerçevesinde bu alanda da yasal değişiklikler olacak gibi gözü-küyor, tartışmalar iyi yönde gelişi-yor.     ü Türkiye'nin Deceuninck açısından bu kadar önemli bir pa-zar olmasının başka nedenleri var mı?     ü Para kazanılacak pazarlara yatırım yapmak gerekir elbette. Ya-ni gelişen pazarlara… Rekabet or-tamı ve rakiplerin konumu da önemlidir. Yüzde 10, 20, 30 büyü-yen pazarlar caziptir. Bizim için Türkiye, Doğu Avrupa ve Rusya ile birlikte, gerçekten çok iyi bir gelecek vaad eden bir pazar…