Brüksel Üniversitesi'nde (ULB) kimya ve eczacılık bölümlerine kayıt
olan 10 kadar Arap kız öğrenci, türban nedeniyle derslere alınma-yınca
toplu olarak Louvain Katolik Üniversitesi'ne (UCL) nakil yaptırdılar.
UCL yetkililerinin soruna buldukları çözüm "Belçika fıkrası" gibi
gözükse de ilginç ve düşündürücü: "La Libre
Belgique" gazetesinin haberine göre, Brüksel Üniversitesi'nde derslere
başlayan kız öğrenciler laboratuvarlara girerken türbanla-rını
çıkarmayı reddettiler. Belçika'da konuya ilişkin yasa bulunmuyor ve
eğitim kurumlarından bu hassas sorunu kendi iç yönetmelikleri
çerçe-vesinde çözmeleri isteniyor. Profesörler, söz ko-nusu kız
öğrencilere, laboratuvar çalışmalarında türban takmanın yasak olduğunu,
tehlike oluşturduğunu, tüm öğrencilerin sadece özel koruma önlükleriyle
laboratuvarlara girebileceklerini belirterek iç yönetmeliği uygulayınca
öğrenciler okuldan ayrılmak zorunda kaldılar. ULB güvenlik
sorumlularından Stephane Lejeune, konuya ilişkin açıklamasında,
öğrencilerin türban takma-larının sadece laboratuvarlarda
yasaklandığını, diğer derslere türbanlı katılabildiklerini
belirtti. Louvain Katolik Üniversitesi
yönetimi, ken-dilerine kayıt için başvuran türbanlı öğrencilerin
durumunu inceledi. Prof. Bernard Tinant, konu-yu rektörlüğe
danıştıklarını, "hoşgörülü davranmak" için gerekenin yapılması talimatı
aldıklarını açıkladı. Çözüm, Brüksel'deki Paul
Lambin Enstitü-sü'ne edilen bir telefonla bulundu. Enstitünün
laboratuvarlarında 20 kadar türbanlı kız öğren-cinin çalıştığı dikkate
alınarak yapılan danışma sonunda UCL de konuya açıklık
getirdi. Prof. Tinant, çözümün "kimyacı
türbanı" ol-duğunu açıkladı ve şu bilgileri
verdi: "Paul Lambin Enstitüsü'nde bir kimya
profesörü ateşe dayanıklı bir türban icad etmiş. Bu profesör söz konusu
türbanları kendisi, dikiş makinesinde üretiyor ve 5 euroya satıyor.
Öğ-rencilerin bu türbanları kullanmaları koşuluyla kayıtlarını kabul
ettik." "Kimyacı türbanı" üreten ve satan
profesör ise kendisiyle görüşen basın mensuplarından is-minin
yayımlanmamasını istedi ve "Ben bir kim-ya doktoruyum, terzi değil...
Yüzlerce kişinin bana türban ısmarlamasını istemiyorum"
dedi. ULB'nin ve diğer eğitim kurumlarının
reddettiği "kimyacı türbanı" çözümünü kabul eden UCL'de çok az olan
türbanlı kız öğrenci sayısı-nın artacağı ileri
sürülüyor. Belçika'da hassas sorunlara
ilginç çözümler bulunmasının bir başka örneğini de bir süre önce görmüş
ve yansıtmıştık: Çarşaflı dolaşan kadınların
sayısında artış görülmesi üzerine belediyeler yasal önlemler almaya
veya mevcut kanunları uygulamaya başladılar.
Brüksel'de, Arap asıllı yabancıların yoğun bulunduğu Molenbeek
Belediyesi'nde yetkililer, çözümü karnaval yasalarında bulmuştu.
Polise, çarşafla sokağa çıkan kadınları gözaltına almak ve 150 euro
para cezası kesmek yetkisi verildiği
duyurulmuştu.. Belediye, “kamuya açık yerlerde
çıplak veya maskeli gezilemeyeceğine” ilişkin yasaları hatırlatarak, bu
hakkın sadece karnaval döneminde tanındığı üzerinde
duruyordu. Belçika’daki birçok belediye,
çarşafa karşı mücadele amacıyla aynı yolu izliyor.
Belçika’da her yıl yaklaşık 25.000 yangın
oluyor ve 120 kişi bu yangınlar sırasında yaşamını yitiriyor, 900 kişi
ağır yaralanıyor. İstatistik verilerine göre
yangınların yarıya yakını konutlarda meydana geliyor ve en fazla ölüm
de ev yangınlarında oluyor. Belçikalı
uzmanlar, ateş karşısında insanların çaresiz kaldığını, ailelerin
evlerinde yeterli önlem almadıklarını ve bu kapsamda, yangın sigortası
mecburiyeti dışında yasal zorunluluk da bulunmadığını
belirtiyorlar. Verilere göre yangınların büyük
çoğunluğu mutfaklardan kaynaklanıyor. Ailelere, mutfakta bir yangın
söndürme cihazı bulundurmalarını tavsiye eden uzmanlar, en ölümcül
yangınların da geceleri meydana gelenler olduğunu belirtiyorlar. Duman
algılayan
alarm sistemlerinin de büyük felaketleri ve can kayıplarını
önleyebileceği hatırlatılıyor. Elektrikli
cihazların geceleri iyi kapatılması, gaz ve elektrik sistemlerinde
köhneleşmenin engellenmesi gibi öneriler ve sigara tiryakilerine
izmarit uyarıları da dikkate alınması gereken unsurlar arasında
bulunuyor.