Base [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] UNIT INTERNATIONAL



Base [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] UNIT INTERNATIONAL


Merhaba Ulus Olmak      AB zirvesi yaklaştıkça, Türkiye üzerinde oynanmak istenen oyunlar da giderek daha fazla gündeme taşınıyor. Gelecek ay tablo netleşecek: AB ya müzakerelerin 2005’in ilk yarısında ve koşulsuz başlamasını isteyen Türkiye’nin bu talebini olumlu yanıtlayacak veya her zamanki gibi vakit kazanmaya yönelik formüllerle oyalama taktiği izleyecek.      Bugünkü durumda AB Komisyonu’nun Türkiye’ye ilişkin “koşullu evet” önerisinde öylesine ayırımcılık ve adaletsizlikler var ki, o önerilerin altına imza atıp genç nesillerin geleceğini ipotek altına aldırmak cesaretini herkes gösteremez. Kıbrıs konusunda yaşananların ardından, AB’den bir de bu “kazık” yenemez.      Türkçe olmayan belgelere imzalar atmak durumunda kalan siyasetçilerin işi zor. “İki ucu pis değnek” hikayesi...     Bu gelişmeleri heyecan ve endişeyle izler-ken, AB Komisyonu’nun ve Avrupa Parlamen-tosu’nun Türkiye hakkındaki yaklaşımlarını, şaşı bakışlarını hayretle gözlemlerken, Brüksel’deki bazı kulis gelişmelerini de görmezden gelmemek gerekiyor.    Örneğin Leyla Zana’nın “resmi ziyareti” sırasında olup bitenleri...     Bazı Belçikalı politikacılar, “Belçika Federal Anayasası”nın Türkiye’de uyarlanabileceği gibi “dâhiyane” bir fikri Zana ile paylaşmışlar. Kapalı kapılar ardında, bu konunun incelenmesi için heyetler oluşturulmasından bile söz edildiği belirtiliyor.     Türkiye’de de Belçika sistemi örnek alınarak bazı sorunlara çözüm bulunabileceğini ileri sürenler ortaya çıkmaya başladı. Bunların başında terör örgütü yandaşları geliyor. Bir de, dünyadan haberi olmayan bazı köşe yazarları...     Belçika Anayasası’nın en temel ilkelerinden ve hedeflerinden birinin “bölücülük” olduğunu, Belçika Devleti’nin artık sonunun geldiğini, bunu bizzat kendi üst düzey politikacı ve yöneticilerinin söylediğini, sistemin çöktüğünü, tek çözümün “bağımsız devletler kurmak” olarak görüldüğünü ve bu yönde çok ciddi, yoğun çalışmalar yapıldığını anlatmak gerekiyor.      Türkiye’yi bu hallere düşürmek isteyenlerin Brüksel’deki arayışları doğaldır. Diğer cahillere anlatmak gerekiyor ki, Türkiye’de, Belçika’da-kinin aksine, bir “ulus” vardır. Bölünmeyi, azınlık sayılmayı, iç çatışmaları her zaman reddetmiş olan insanlardan oluşan bir “ulus”!      Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan bu “ulus” Belçika’yı örnek almaz. Keşke Belçika Türk Ulusu’nu örnek alsaydı da haritadan silinme noktasına gelmeseydi!           Dolunay  Uluç