Türk yönetmen ve senarist Ferzan Özpetek, Belçika'da gerçekleşen 31.
Uluslararası Film Festivali'nde ödül aldı. Gand
kentinde yapılan festivalin jüri heyeti-nin açıkladığı sonuçlara göre
Özpetek'in “La Finestra di Fronte” (Karşı Pencere) isimli son filmi,
“Canvas Kamuoyu Ödülü”ne layık görüldü. Başta
İtalya'da olmak üzere çeşitli ülkelerde çok sayıda ödül alan “Karşı
Pencere”, genç bir çift ile komşu olan, geçmişi sırlarla dolu yaşlı bir
adamın hikayesini anlatıyor. Ferzan
Özpetek 1959 yılında İstanbul'da doğdu. 1976 yılında, Roma'daki La
Sapienza Üniversitesi'nde Sinema Tarihi öğrenimi yapmak üzere İtalya'ya
gitti. Accademia Navona'-da ve Accademia d'Arte Drammatica'da Silvio
D'Amico yönetimindeki sanat tarihi ve kostüm derslerine devam
etti. Yapımcılığını Marco Risi ve Maurizio
Tedesco'nun birlikte üstlendiği ilk filmi “Hamam”, 1997 Cannes Film
Festivali'nde ses getirdi ve büyük beğeni
kazandı. Uluslararası alanda başarı sağlayan
film, İtalya'nın yanı sıra, İngiltere, Fransa, İskandinavya, Almanya,
Hollanda, Japonya ve ABD'de gösterildi.
Yönetmenin ikinci filmi “Harem Suare”nin çekimlerine 1998 yılında
başlandı. Türk-İtalyan-Fransız ortak yapımı olarak gerçekleş-tirilen
film, 1999 yılında Cannes Film Festivali'nin resmi kategorisine seçildi
ve gösterildiği tüm Avrupa ülkelerinde önemli gişe başarıları elde
etti. “Harem Suare” aycıca Toronto, Palm Springs ve Londra
festivallerin-den de resmi davet aldı.
Özpetek'in “Cahil
Periler”
filmi de, İtalya'da
göste-
rimde bulunduğu
haftalar boyunca en fazla
izlenen İtalyan
filmi oldu.
Belçika’da müzik ve sanat dünyasının tanınan
isimlerin-den Mahir Tezerdi yeni proje-lere imza
atıyor. Kahramanmaraş'ta doğan ve 1975 yılında,
1 yaşınday-ken Belçika'ya gelen Tezerdi, 5 yıl sonra babası Türkiye’ye
kesin dönüş yapınca anavata-na gitmiş ve ilkokula orada
başlamış: “Kurufasulyelerle alfabe ya-zıyor,
öğreniyorduk. Köyü-müzde eletrik yoktu. Çok ma-ceralı bir
dönemdi. Babam, her gurbetçi gibi, biraz para kazanıp dönmek
isteyenlerdendi. Bunu da yaptı ama ül-kemize döndüğümüzde Belçi-ka'daki
olanakların daha ca-zip olduğunu gördük ve bir yıl sonra geri
geldik.” İlkokul döneminde “Cura” ile tanışan
Tezerdi, kendi ken-dine çalmayı öğrendiği bu müzik aletini yıllar
içinde ge-liştirerek Belçika'nın çeşitli şe-hirlerindeki müzik
akademile-rinde öğretmenlik yapacak kadar
uzmanlaşıyor. "10-12 yaşlarımda düğünlerde
müzik yapıyordum. Mü-zik, özellikle de bağlama beni çok
etkiliyordu." Güzel Sanatlar Akademisi resim
bölümünden mezun olan Tezerdi, müziğin ağır bastığını ve bu nedenle
resmi bıraktığını anlatıyor. "16 yaşımdan beri
ders veriyorum: Limburg Akademi-si'nde, Beringen'de, Anvers'-te,
Brüksel'de ve daha birçok yerde dersler verdim. 1992-93 yıllarında
Flaman Kültür Bakalığı'nın teklifiyle halk mü-ziği dersleri verdim.
Altyapı sorunları ve öğrenci azlığı ne-deniyle maalesef
akademideki dersler kesildi. Çeşitli projelerde yer aldım. Flaman
Kültür Bakanlığı desteğiyle bir albüm çalışması yapıldı. Bir-çok
kültürün halk müziğinden oluştu bu albüm. Kubat'la be-raber çalışmalar
başlamıştık. Birinci albüm çalışmaları ma-ceralı oldu. O sırada
Türkiye'-de deprem yaşandı, stüdyo aramalarımızda sorunlar oldu.
Derken, "İki Keklik" albümü ancak geçen sene piyasaya
çıkabildi." Bir yandan çeşitli derneklerde
çalışan ve Houthalen Mü-zik Akademisi’n-de yeni başlayacak olan halk
mü-ziği derslerinin çalışmalarını yürüten Tez-erdi, bir yandan da ye-ni
albüm hazırlıkları; diğer müzisyenlerin al-büm hazırlıklarına yar-dım;
Belçika, Almanya ve Hollanda'da Erol Parlak ile yapılan çalışmalar;
bozlak ve flemenkonun ahenkli bu-luşmasıyla festivalden festivale
koşuşturuyor. Gent'te başlayan ve birçok
ülkenin mü-zisyeninin buluşacağı bir projeye de Tezerdi bağlamasıyla
katı-lacak: "Çok güzel bir çalışma. Bu proje
kapsamında bü-yük bir turne dü-şünülüyor. İngilte-re, Amerika,
Porte-kiz, Hollanda gibi ülkelere gidilecek. En son projem de bu"
di-yor Tezerdi.q Cem Yılmaz, 17 Kasım’dan itibaren
gösterime girecek olan yeni filmi “G.O.R.A.”nın galasına katılmak üzere
Brüksel’e geliyor. Hollanda’dan Serdar Köker ve
Tonguç Oksal’ın yönetimindeki Multi Tone Production tarafından
gerçekleştirilen bir organizasyon çerçevesinde, “G.O.R.A.” Belçika’nın
7 kentinde sanatseverlere sunulacak. Cem Yılmaz, 20 Kasım’da, filmde
rol alan diğer sanatçılarla birlikte, Brüksel’deki Kinepolis’de galaya
katılacak. Fransızca ve Flamanca altyazılı
filmin çok yüksek bir bütçeyle gerçekleştirildiği ve büyük ilgi gördüğü
belirtiliyor. Serdar Köker ve Tonguç Oksal, ocak
ayında da, Şener Şen ve Meltem Cumbul’un başrolleri paylaştıkları
“Yürek Yarası” isimli filmin Belçika sinemalarında gösterime
sunulacağını bildirdiler.