Sanat [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] İş Dünyası



Sanat [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] İş Dünyası



    Türk yönetmen ve senarist Ferzan Özpetek, Belçika'da gerçekleşen 31. Uluslararası Film Festivali'nde ödül aldı.     Gand kentinde yapılan festivalin jüri heyeti-nin açıkladığı sonuçlara göre Özpetek'in “La Finestra di Fronte” (Karşı Pencere) isimli son filmi, “Canvas Kamuoyu Ödülü”ne layık görüldü.     Başta İtalya'da olmak üzere çeşitli ülkelerde çok sayıda ödül alan “Karşı Pencere”, genç bir çift ile komşu olan, geçmişi sırlarla dolu yaşlı bir adamın hikayesini anlatıyor.      Ferzan Özpetek 1959 yılında İstanbul'da doğdu. 1976 yılında, Roma'daki La Sapienza Üniversitesi'nde Sinema Tarihi öğrenimi yapmak üzere İtalya'ya gitti. Accademia Navona'-da ve Accademia d'Arte Drammatica'da Silvio D'Amico yönetimindeki sanat tarihi ve kostüm derslerine devam etti.     Yapımcılığını Marco Risi ve Maurizio Tedesco'nun birlikte üstlendiği ilk filmi “Hamam”, 1997 Cannes Film Festivali'nde ses getirdi ve büyük beğeni kazandı.     Uluslararası alanda başarı sağlayan film, İtalya'nın yanı sıra, İngiltere, Fransa, İskandinavya, Almanya, Hollanda, Japonya ve ABD'de gösterildi.     Yönetmenin ikinci filmi “Harem Suare”nin çekimlerine 1998 yılında başlandı. Türk-İtalyan-Fransız ortak yapımı olarak gerçekleş-tirilen film, 1999 yılında Cannes Film Festivali'nin resmi kategorisine seçildi ve gösterildiği tüm Avrupa ülkelerinde önemli gişe başarıları elde etti. “Harem Suare” aycıca Toronto, Palm Springs ve Londra festivallerin-den de resmi davet aldı.     Özpetek'in “Cahil Periler”                   filmi de, İtalya'da göste-                            rimde bulunduğu         haftalar boyunca en        fazla izlenen         İtalyan filmi        oldu.      Belçika’da müzik ve sanat dünyasının tanınan isimlerin-den Mahir Tezerdi yeni proje-lere imza atıyor.     Kahramanmaraş'ta doğan ve 1975 yılında, 1 yaşınday-ken Belçika'ya gelen Tezerdi, 5 yıl sonra babası Türkiye’ye kesin dönüş yapınca anavata-na gitmiş ve ilkokula orada başlamış:   “Kurufasulyelerle alfabe ya-zıyor, öğreniyorduk.  Köyü-müzde eletrik yoktu. Çok ma-ceralı bir dönemdi. Babam, her gurbetçi gibi, biraz para kazanıp dönmek isteyenlerdendi. Bunu da yaptı ama ül-kemize döndüğümüzde Belçi-ka'daki olanakların daha ca-zip olduğunu gördük ve bir yıl sonra geri geldik.”     İlkokul döneminde “Cura” ile tanışan Tezerdi, kendi ken-dine çalmayı öğrendiği bu müzik aletini yıllar içinde ge-liştirerek Belçika'nın çeşitli şe-hirlerindeki müzik akademile-rinde öğretmenlik yapacak kadar uzmanlaşıyor.     "10-12 yaşlarımda düğünlerde müzik yapıyordum. Mü-zik, özellikle de bağlama beni çok etkiliyordu."     Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümünden mezun olan Tezerdi, müziğin ağır bastığını ve bu nedenle resmi bıraktığını anlatıyor.     "16 yaşımdan beri ders veriyorum: Limburg Akademi-si'nde, Beringen'de, Anvers'-te, Brüksel'de ve daha birçok yerde dersler verdim. 1992-93 yıllarında Flaman Kültür Bakalığı'nın teklifiyle halk mü-ziği dersleri verdim. Altyapı sorunları ve öğrenci azlığı ne-deniyle maalesef  akademideki dersler kesildi. Çeşitli projelerde yer aldım. Flaman Kültür Bakanlığı desteğiyle bir albüm çalışması yapıldı. Bir-çok kültürün halk müziğinden oluştu bu albüm. Kubat'la be-raber çalışmalar başlamıştık. Birinci albüm çalışmaları ma-ceralı oldu. O sırada Türkiye'-de deprem yaşandı, stüdyo aramalarımızda sorunlar oldu. Derken, "İki Keklik" albümü ancak geçen sene piyasaya çıkabildi."     Bir yandan çeşitli derneklerde çalışan ve Houthalen Mü-zik Akademisi’n-de yeni başlayacak olan halk mü-ziği derslerinin çalışmalarını yürüten Tez-erdi, bir yandan da ye-ni albüm hazırlıkları; diğer müzisyenlerin al-büm hazırlıklarına yar-dım; Belçika, Almanya ve Hollanda'da Erol Parlak ile yapılan çalışmalar; bozlak ve flemenkonun ahenkli bu-luşmasıyla festivalden festivale koşuşturuyor.       Gent'te başlayan ve birçok ülkenin mü-zisyeninin buluşacağı bir projeye de Tezerdi bağlamasıyla katı-lacak:     "Çok güzel bir çalışma. Bu proje kapsamında bü-yük bir turne dü-şünülüyor. İngilte-re, Amerika, Porte-kiz,  Hollanda gibi ülkelere gidilecek. En son projem de bu" di-yor Tezerdi.q     Cem Yılmaz, 17 Kasım’dan itibaren gösterime girecek olan yeni filmi “G.O.R.A.”nın galasına katılmak üzere Brüksel’e geliyor.     Hollanda’dan Serdar Köker ve Tonguç Oksal’ın yönetimindeki Multi Tone Production tarafından gerçekleştirilen bir organizasyon çerçevesinde, “G.O.R.A.” Belçika’nın 7 kentinde sanatseverlere sunulacak. Cem Yılmaz, 20 Kasım’da, filmde rol alan diğer sanatçılarla birlikte, Brüksel’deki Kinepolis’de galaya katılacak.     Fransızca ve Flamanca altyazılı filmin çok yüksek bir bütçeyle gerçekleştirildiği ve büyük ilgi gördüğü belirtiliyor.     Serdar Köker ve Tonguç Oksal, ocak ayında da, Şener Şen ve Meltem Cumbul’un başrolleri paylaştıkları “Yürek Yarası” isimli filmin Belçika sinemalarında gösterime sunulacağını bildirdiler.