Belçika'da yeni "elektronik kimlik kartları" dağıtılmaya başlandı.
Çeşitli bölgelerde ilk uygulaması görülen bu kartlar kısa sürede ülke
çapında herkese verilecek. Önümüzdeki beş yıl içindeyse eski kimlik
kartları tamamen kalkmış olacak. Belçika
hükümeti 2001 yazında verdiği bir kararla elektronik kimlik kartı
uygulamasına geçilmesini istemişti. Bugünkü durumda, pilot bölge
olarak belirlenen 11 belediyede 70.000 kadar Belçikalı yeni kartları
kullanıyor. 2005 yılında ülkedeki 578 belediyenin tamamı gerekli
cihazlarla donatılacak ve kimlik kartı dağıtımı ülke çapında
genelleştirilecek. Bir banka kartı boyutunda
olan yeni kimlik kartlarında elektronik hücreler üzerine yapılacak
kayıtlar önemli işlevleri beraberinde getiriyor. Bu kartlar sayesinde
ayrıca ehliyet taşımak gerekmeyecek, banka işlemlerinde ve çeşitli
resmi belgelerde "elektronik imza" atılabilecek, internet iletişimi
daha güvenli olacak. Yabancı uyruklulara
da verilecek olan bu kartlarda isim ve soyadı, doğum yeri ve tarihi,
tabiyet, cinsiyet, ulusal kayıt numarası, adres, fotoğraf ve imza gibi
veriler yer alıyor. Bu kartlarla bireylerin kimlikleri elektronik
kontrola açılıyor. Merkezi sisteme bağlı olan bu kartları kullananlar,
banka kartlarında olduğu gibi, bir şifre ile devreye sokabiliyorlar.
Kartın kaybolması veya çalınması halinde, aynı banka kartlarında olduğu
gibi, elektronik sistem dışı bırakılıyor.
Elektronik kimlik kartı uygulamasının en yaygın olduğu ülkeler İsveç ve
Finlandiya ancak bu kartlar kısa sürede tüm AB ülkelerinde
görülecek. Belçika frankı, ekonomiden çekileli
neredeyse üç yıl oluyor ama piyasalarda hâlâ 9,2 milyar franklık kağıt
para, 7,8 milyar franklık madeni para bulunuyor. Yani 17 milyar frank
“unutulmuş” durumda... “Yastık altında” kalan
kağıt paralar için sorun yok, bunlar Merkez Bankası’dan
değiştirilebiliyor. Buna karşılık, madeni paraların euro’ya çevrilmesi
için son tarih 31 Aralık 2004 ! Ortak para
birimi euro 1 Ocak 2002’de piyasaya sürülmüştü. Belçika frankı da aynı
yıl, 28 Şubat’ta piyasadan çekilmişti. Madeni paraların değiştirilmesi
için verilen süre de 2004 sonu olarak belirlenmişti. Bu yıl sonundan
itibaren piyasadaki madeni Belçika franklarının hiçbir değeri kalmıyor
ve değiştirme olanağı bulunmuyor. Atatürkçü
Düşünce Derneği Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Saltık,
Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çerçevesinde, Belçika’daki ADD’ler
tarafından düzenlenen etkinliklere katılarak konferanslar
verdi. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk
Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olan Prof. Saltık, bugüne kadar
Şırnak'tan, Trabzon'a, Datça'dan Kars'a, Edirne'den Van'a bine yakın
konferans düzenledi. Prof. Dr. Ahmet Saltık, Mons, Anvers ve Brüksel
ADD'lerinde düzenlenen konferans-lara katılarak Belçika'da yaşayan
Türklere mesajlar verdi. Laik Türkiye
Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 81. yılında Türkiye’nin emperyalizm
tarafından yeniden ve çok ciddi bir şekilde kuşatıldığını belirten
Prof. Saltık, bu kuşatmanın “konvansiyonel” değil "postmodern"
yöntemlerle yürütülen bir savaş olduğunu, saldırının arkasında
uluslararası sermaye örgütünün bulunduğunu, Dünya Bankası, IMF, Dünya
Ticaret Örgütü gibi kurumların vitrinde yer aldığını
anlattı. AB’nin de söz konusu kuşatmanın bir
parçası olduğunu savunan Prof. Saltık, “Atatürk'ün deyimiyle, bizi
yutmak isteyen kapitalizmin ve bizi mahvetmek isteyen emperyalizmin son
derece sinsi yöntemlerle, içerideki işbirlikçilerle, Lozan'ı Sevr'e
dönüş-türmeye çabaladıklarını ve çok da yol aldıklarını gözlüyoruz”
dedi. “Türkiye'nin AB karasevdasının kaçınılmaz
bir yok oluş getireceğini görmek ve Batı emperyalizmi dışında yeni
uluslararası seçenekler yaratmak zorunda olduğumuzu fark etmemiz
gerekiyor” diyen Prof. Saltık, “20. yüzyıl başında bağımsızlık
savaşını yedi düvele karşı örgütleyip başaran Türkiye Cumhuri-yeti'nin,
yeni yüzyılda da küreselleştirmeye yem olmaksızın direnişinin” önemine
değindi. Kuşatmayı yarmak için de, Atatürk'ün
deyimiyle, "Ulusçu ve Cumhuriyetçi" tüm kesimleri ulusal birlik
eylemine ivedilikle çağırdıklarını söyleyen Prof. Saltık, “Ulusumuzun
şaşmaztarihsel sağduyusuyla bu kuşatmayı da yaracağına ve Türkiye
Cumhuriyeti'ni sonsuza dek özgür ve tam bağımsız yaşatacağına
inanıyoruz” diye konuştu.