Brüksel'de göreve başlayan Başkonsolos Mehmet Özyıldız, hem personel
açısından, hem de vatandaşlarla kurulmuş diyalog unsuruyla iyi
yerleşmiş bir başkonsolosluk bulduğunu belirterek, "Bunları en iyi
niyetimle sürdüreceğim ve değerlendireceğim" dedi.
Belçika'ya gelişinden birkaç hafta sonra "Anadolu"
dergisine ilk izlenimlerini aktaran Başkonsolos Özyıldız, 1975 yılından
beri diplomasi dünyasında görev yaptığını, Mısır, Brezilya, Fransa ve
Alman-ya'da bulunduğunu, son 6 yıldır Ankara'da genel müdür
yardımcılığı ve daire başkanlığı yaptığını belirtti.
Belçika'daki ilk izlenimlerinin çok olumlu olduğunu
söyleyen Baş-konsolos Özyıldız, Brüksel'i kent özellikleri açısından
beğendiğini, vatandaşların bütünleşme sorunları-nı geniş ölçüde aşmış
olduklarını görmekten de mutluluk duyduğunu anlattı.
Evli ve iki çocuk babası olan Özyıldız, "Belçika
içinde bir karşı-laştırma olanağım yok ama daha önce Essen ve Paris'te
görev yaptım. Oralarda vatandaşların yerel makamlarla olan sorunları
daha çe-şitli ve daha fazlaydı. Bunların bü-yük ölçüde giderilmiş
olması mutlu kılan unsurlardan biri. Vatandaş ar-tık bize sıradan ve
gerekli işlemlerini yaptırmaya geliyor" dedi.
Büyükelçi Erkan Gezer'in giri-şimleriyle her ay düzenlenen danışma
toplantılarının yararına değinen ancak bu toplantılara katılımın çok
düşük olmasına dikkat çeken Baş-konsolos Mehmet Özyıldız, mevcut
projelere destek vereceğini ve va-tandaşları daha mutlu kılmak için
elinden geleni yapacağını belirtti. Özyıldız,
hapishanelerdeki Türk-lere ilişkin çalışmaların ve bu kişi-lerle
temasların sürdürüleceğini de bildirerek, Belçika'ya gelişinden sonra
ikinci ziyaretini Hapishaneler Genel Müdürü'ne yaptığını ifade
etti. Mehmet Özyıldız, Belçika'daki Türk
toplumuna ilk mesajını şu söz-lerle yansıttı:
"Burayı herkes biliyor. Elimiz-den geldiğince, güleryüzlü olarak
vatandaşlarımızın işlerini çözümlemeye çalışıyoruz. Yasal açıdan
be-lirsizlik olan veya bize takdir yetkisi verilmiş durumlarda bu
yetkiyi va-tandaşın lehine kullanacağımızdan her zaman emin olsunlar.
Başkon-solos'un görevi sadece belgelere imza atmak değil, vatandaşın
çıkarları doğrultusunda dış ilişkiler kurmaktır. Kapım hep açıktır,
benimle görüşmek isteyenler randevu alırlarsa daha kolay olur, aksi
halde de, buradaysam isteyen vatandaş-larımızla her zaman görüşmeye
hazırım." BİNA DOSYASI BEKLEMEDE
"Anadolu" dergisi, yeni Baş-konsolos Mehmet
Özyıldız'ı okuyucularına tanıtmaya yönelik bu kısa söyleşi sırasında
Brüksel Başkonso-losluğu binasındaki yer sorununa da değindi. Hem
Başkonsolosluk çalışanları, hem de işlem yaptıran kişilerin uzun
süredir sıkıntı yaşa-dıkları, dar alanda sorunlarla karşı-laşıldığı
biliniyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son Brüksel zi-yaretlerinde
verdiği "mekan deği-şikliği" sözü unutulmadı ancak bu konunun kısa bir
süre için askıya alındığı gözlemleniyor. Anlaşılan, Türkiye'nin pek çok
başka sorunu gibi bu dosya da "AB'den tarih alınması" konusuna
odaklanmış. Aynı binada, Türkiye'nin AB Daimi Temsilciliği,
Büyükelçilik ve Baş-konsolosluk bulunuyor. Eğer AB, aralık ayında
Türkiye'ye tam üyelik müzakereleri tarihi verirse AB Daimi Temsilciliği
personel sayısı çok artacak. Eğer tarih verilirse, AB Daimi
Temsilciliği belki bütün binaya yayılacak, belki başka yere taşınarak
Büyükel-çilik ve Başkonsolosluk için yer aç-mış olacak. (AB tarih
vermezse personel durumunun ve Daimi Temsilcilik geleceğinin ne olacağı
meçhul galiba ! Herkes iyimser, hiç kimse kötü senaryo ve olasılıkları
düşünmek istemiyor. Türkiye’ye ta-rih verileceği bu kadar kesin ise
ne-den bekleyerek vakit kaybedildiğini, bina sorunun süratle çözülerek
“yo-ğun günlere” hazırlık yapılmadığını anlamak da biraz zor...)
Neticede Başkonsolosluk hiz-metlerinin
dar alanda yapılmasının getirdiği sıkıntıların aşılması gereği-nin
herkes bilincinde gözüküyor. Bu konuda, bugünkü aşamada somut bir bilgi
verilemiyor. "Anadolu" dergisi olarak,
Türkiye'nin AB'den "koşulsuz" ve "adil bir tavırla" tarih almasını bir
kez daha diliyoruz ama, aynı Kıbrıs konusunda olduğu gibi, ciddi bir "B
Planı" bulunmadı-ğını görmenin hüznünü de yaşıyo-ruz. Kocaman bir
Devlet, bir baş-konsolosluktaki mekân sıkıntısını çözme işini bile
"AB'nin vereceği tarih" meselesine bağlayıp bugüne kadar (yıllarca)
bekletiyorsa, bu işte bir terslik var demektir.
Başkonsolos Mehmet Özyıldız'a çalışmalarında
kolaylık ve başarılar diliyor, yerel bir basın organı olarak kendisiyle
sağlıklı bir diyalog kurabilmekten mutluluk duyuyoruz. Anadolu Kredi