ü Örnek
verir misiniz? ü Bizim şu anda beklemekte ol-duğumuz iki tip yatırım
var. Birinci-si, Türkiye'deki devlet santrallerinin satış yoluyla
özelleştirilmesi ve özel sektörün bu santralleri aldıktan sonra yeniden
yapılandırması, çev-re koşullarına uydurması gibi geniş kapsamlı bir
yatırım programıyla ilgiliyiz. İkincisi elektrik dağıtımı, ithalatı ve
ihracatı alanında çoktan beri bekleyen kanunlarımızdan bir tanesinin
olumlu hale gelmesi ve bürokrasiden destek görmesi halin-de oradaki
yatırımlarla da ilgiliyiz. Bunlar için dış bankalarımızın des-teği var,
kendi sermaye imkanları-mız müsait. Özellikle bu iki sektör-de çok
ciddi çalışıyoruz. ü Bu yatırımlar için hangi ülke-lerden kredi ve para
aktarılıyor? Yabancı bankaların ve yatırımcı-ların Türkiye'ye güven
derecesi ne-dir? ü AB'nin bu sene sonunda Türkiye'yle müzakere sürecini
başlatması bizim gibi yatırımcılar için son derece önemli. Bugünkü
aşamada bankalar firmalara güvenerek ve firmaları daha fazla sorumluluk
altında tutarak bu işlere finansman sağlıyorlar. Müzakereler
başladıktan sonra artık Türkiye'ye güvenerek bunu yapacakları için
yatırımcının sırtındaki yük ve mesuliyet biraz daha hafifleyeceğinden
biz daha büyük yatırımlara daha rahat girebileceğiz. Türkiye'ye sermaye
akışının artması beklentisinin arkasındaki sebep de bu. Ben yaşayan bir
örnek vermeye çalışıyorum. Şu anda ben kendi imkanlarımla ve
bankalardaki kredi limitlerimle 100 liralık bir yatırım yapabileceksem,
sene sonunda eğer Türkiye'yle müsbet bir şekilde müzakereler başlarsa
bankaların bana tanıyacağı kredi limitleriyle bu imkanım 200'e çıkacak.
Böylece Türkiye'ye 100 lira yerine 200, hatta 300 liralık yatırım
getirilecek. Her yatırımcının kendi bankasından alacağı kredi limitleri
artacağı için Türkiye'ye nakit girecek miktar artacak. ü
Türkiye dışında yaptığınız yatı-rımlarınız ve projeleriniz hakkında da
bilgi verir misiniz? ü Daha çok Ortadoğu ağırlıklı çalışıyoruz. Diğer
çalıştığımız ülke-ler Arap Emirlikleri, İran, Suriye gibi komşu
ülkeler. Irak'la hiç çalışmadık. Bugünkü koşullarda daha bir sene
Irak'la çalışma imkanı gö-remiyorum. İran'da 4 santral yaptık. Şu anda
da 3 santrallı bir pa-ketle, iki santrallı bir paket, yani 5 santralın
inşasını ve geliştirilmesini yapıyoruz. İran'ın çok fazla elektrik
yatırımına ihtiyacı var. Bu yeni 5 santral de özel yatırım, yani İran
bile bizden önce özel yatırımları desteklemeye başladı.
Suriye'yle de elektrik santrallerinin inşaatına dö-nük bir çalışmamız
var. Türkiye'de bu program için bekliyoruz çünkü Türkiye için ayırmış
olduğumuz fonların bu sene sonuna kadar reel olarak kullanılabilir
duruma gelme-mesi halinde biz o imkanlarımızı AB'ye yeni katılan veya
katılma sü-recinde bekleyen Romanya, Bulga-ristan gibi ülkelerde
kullanmak isti-yoruz. ü UNIT International'in başlan-gıçtan bu yana
katettiği yolları özetler misiniz? Şirketin bugünkü boyutları nedir? ü
1974'te ithalat-ihracat firması olarak başladı. Zamanla para yeri-ne
enerji sistemlerini kullanmaya başladık. O zaman için bu yöntem geçerli
idi. Şansımıza, hep zor ül-kelerle çalıştık. Tesadüfen 1970'te Libya
ihtilali oldu. Herkes kaçarken biz Libya'ya girdik. 79'da İran ihtilali
oldu. Herkes kaçarken biz İran'-a girdik. Bir tek Rusya'da bunu
yapmadık, Rusya 89'da çökünce herkes koştu, bu sefer biz gitmedik.
Politika olarak herkesin kolay gir-mediği ülkelere girmeye çalıştık.
Türkiye'de 80 ihtilalinden sonraki ilk turizm sektöründeki yatırım
hamlesine katılma da bu ilkemizden geliyor. İlkini ve zorunu yapmaya
çalıştık. Hiç kolay olmadı ama daha zevkli oldu. Para yerine
kullandığımız enerji malları, yani petrol, doğalgaz, akaryakıt, bunları
dünyanın diğer ülkelerine pazarlar-ken enerji sektörüne girmiş olduk.
İlk defa da 1986 yılında İran'daki ilk elektrik santralı ihalesine
girdik, kazandık ve ilk santralı kurduk. Ondan sonra müşterilerimiz
memnun oldular ve 4 santral inşaatını ihalesiz bize verdiler.
Türkiye'de, 1993'te ilk "bioti"yi özel santral