ü Ben son
derece müspet bakı-yorum. Bugün dünyada artık kıtala-rın yerleri
değişti. Türkiye yepyeni bir kıtanın ortasında oturan bir ül-ke.
Dünyanın enerji yollarını elinde tutan bir coğrafi bölgenin
dengele-rinin ortasında bulunuyor. Bugün Türkiye'yle ilişkilerini iyi
tutan ya-bancı kuruluşlar uzun vadede kendi yatırımlarının garantisini
alırlar. Belki fazla iddialı görünüyorum ama gerçek böyle. Çünkü bugün
dünyanın her tarafında verilen sa-vaşlar enerji savaşlarıdır. Eskiden
altın, maden vs idi bugün bunlar kalktı. Bugün enerjiye dönük
hammaddelerin bulunduğu bölgeler en büyük zenginlik bölgeleri olarak
görülüyor. Bu zenginliği de sanayisi gelişmiş olan ülkeler kullanıyor.
Onların bizlerden daha fazla ihti-yacı var bu enerjiye... Sanayileri
tükenmeyen bir iştahla bu enerjiyi kullanmak zorunda. Örneğin
doğalgazda Avrupa % 60 oranında Rus-ya bağımlısı ve Ortadoğu gazına
dönmek zorundadır. Nereden dönecek? Tek koridor Türkiye. Yoksa deniz
yoluyla taşıması lazım ki bunlar çok daha külfetli ve tehlikeli
işlemler. Bu nedenle Avrupa bugün Türkiye'ye bambaşka bir gözle
yaklaşmak ve bakmak durumundadır. Amerika'nın sorunu da buna benzer.
Amerika bütün bölgelerden uzak bir ülke. Dolayı-sıyla bu hassas
bölgelere yakın dostlarla el ele olmak zorunda. Türkiye bu konuda diğer
Ortadoğu ülkeleri içinde en dengeli olanı ve bu güvenceyi en rahat
verebilecek bir dost ülke olarak görülüyor. Özellikle Amerika ve Avrupa
için Türkiye'nin vereceği güvence son derece önemli. Yani bizim
stratejik konumumuz eskisine, Soğuk Savaş dönemine nazaran azalmış
değil daha da artmış durumdadır.ü Türkiye'deki yatırımlarınızı ve
projelerinizi biraz özetleyebilir misi-niz? ü Biz Türkiye'de iki tip
yatırım yapıyoruz. Bir tanesi enerji, diğeri turizm sektöründe. Turizm
sektö-ründeki yatırımlardan çok söz et-meye gerek yok, kendi içinde
geli-şen bir sistem. Doğrusu ben de bu konuyla doğrudan
ilgi-lenmiyorum. Enerji konusunda biz Türkiye'deki ilkleri yapmaya
çalıştık. Her şeyin ilki en fazla şimşek çekendir. Çünkü hem pahalıdır,
hem risklidir, hem de şok eden yatırımlardır. Biz bu deneyimleri
yaşadığımız için şu anda yatırım yapan yabancılara na-zaran kendimizi
daha şanslı görü-yorum. Çünkü atılan okları nasıl karşılayabileceğimizi
öğrenmiş ol-duk. Zırhımız kalınlaştı. Türkiye'ye yapılacak yeni
yatırımlar için diğer firmalara nazaran tabiyatıyla daha istekliyiz ve
hazırız. Hem finansman yönünden, hem teknik yönden, hem de genel
yatırım stra-tejisi ve politikası yönünden Türki-ye bizim en öncelikli
bir ülkemiz.