Merhaba / Kadın Sözü [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]



Merhaba / Kadın Sözü [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]


  UNIT GROUP İşadamı Ünal Aysal ile söyleşi Aşılması gereken bürokrasi    “UNIT International”, Türkiye’-de ve dünyanın çeşitli bölgelerinde milyarlarca dolarlık büyük proje ve yatırımlara imza atmış güçlü ve saygın bir kurum. Bu kuruluşu oluşturan ve bugünlere taşıyan Ünal Aysal ile güncel konuları konuştuk ve başarılarının sırlarını anlamaya çalıştık:
ü Türkiye'de büyük enerji, turizm ve altyapı yatırımları yapan bir Bel-çika şirketini yönetiyorsunuz. Tür-kiye'nin AB'ye katılım sürecinde önemli bir dönemeçteyiz. AB'yi ve Türkiye'yi tanıyan bir işadamı ve yönetici olarak bu hassas dönemde AB'ye ve Türkiye'ye mesajlarınız nelerdir? ü AB'ye verilecek mesaj son de-rece basit:  Türkiye çok büyük ve enerjik bir piyasadır. Dar bir bakış açısından yaklaşarak böyle bir piyasayı küstürmemek ve süratle de devreye sokmak her Avrupalı’nın önceliği olmalıdır. Avupalılar Türki-ye'ye tereddütle yaklaşıyorlar. Tür-kiye'nin AB'ye katılımının Avrupa'-nın lehine çalışacak bir etken ol-duğunu, Türkiye'nin neler getirebi-leceğini anlatmak lazım. Biz, sivil kuruluşlar olarak bunu elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz.      Benim mesajım özellikle Türkiye'ye. Avrupa bunu bir yere kadar anlamaya başladı. Çarklar dönmeye başladı. Her düzende ve her seviyede Avrupalı, Türkiye üze-rinden ne tip beklentileri olabilece-ğinin farkında. Türkiye açısında ise, AB'ye katılım konusunda büyük bir istek ve  gayret görülmekle bera-ber, gerçek anlamda gerekenlerin yapıldığına inanmıyorum.         Türkiye'nin bu katılımdan en büyük beklentisi büyük para akışla-rının, sermaye akışının sağlanması, üretimin artması, bunun olabilmesi için de yatırımların yapılması... An-cak bu hedefler için Avrupa'ya ye-teri kadar cazip ortamları yaratamadık. Kanunlarla yarattık ama bu kanunları yavaş yavaş bürokrasinin baskısıyla geri saydırmaya başladık. Avrupalı politikacıların söyledikleri son derece doğru: Yasalarımız çıktı fakat pratik uygulama yürümüyor. Türk bürokrasisi bugün özelleştir-meyi ciddi anlamda engelliyor. Ben, mesela kendi sektörümde, gaz kanununu okudum, iki senedir herkes buna hazırlanıyor. Özel yatı-rımcı gaz piyasasına girecek, büyük para akacak. Geçenlerde Meclis'e bir kanun taslağı gönderildi. Bir maddesinde, daha önce gazın özel-leştirilmesine yönelik çıkan kanunu tek maddeyle iptal eden bir tuzak söz konusu... Bunun gibi, elektrik santrallerinin özelleştirilmesi, satışı, yeniden yapılandırılması gibi konular son derece yavaş yürüyor. Oysa Türkiye'ye buradan milyarlarca do-lar para girebilir. Türkiye'de bugün-kü sistem yenilenebilir. Yabancı firmalar kâr eder, Türkiye de kazanır ve şirketlerin kazancından vergilerini alır.       Bütün bu idame yatırımlarının başkaları tarafından yapılmasını te-min etmek de önemlidir. Eldeki  malzemeyi mümkün olduğunca paraya çevirmek de... Türkiye elindeki büyük kozları, avantajları ge-reği gibi kullanamıyor. Türkiye'ye bu konuda verilebilecek tek mesaj, özellikle siyasilerin bürokratlarıyla hesaplarını iyi yapmaları ve dengeleri iyi kurmaları... Bürokrasi güçleri elinde tutmaya çalışıyor. Dün bu böyleydi, bugün de hâlâ bu kavga veriliyor. Sistemden beslenenler sistemi değiştiremezler. Bu-gün sistemden beslenenler de sistemin değişmesinin önünde durmaktadırlar. Bu konuyu vurgulamak istedim. ü AB dosyasını bir kenara bıra-kırsak, Türk ekonomisine ve Tür-kiye'nin potansiyeline bakış açınız nedir? Küresel boyutta Türkiye'nin yerini nasıl görüyorsunuz? Ülkenin AB ile veya AB'siz geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?