UNIT GROUP İşadamı Ünal Aysal ile söyleşi Aşılması gereken bürokrasi
“UNIT International”, Türkiye’-de ve dünyanın çeşitli
bölgelerinde milyarlarca dolarlık büyük proje ve yatırımlara imza atmış
güçlü ve saygın bir kurum. Bu kuruluşu oluşturan ve bugünlere taşıyan
Ünal Aysal ile güncel konuları konuştuk ve başarılarının sırlarını
anlamaya çalıştık:
ü Türkiye'de büyük enerji, turizm ve altyapı yatırımları yapan bir
Bel-çika şirketini yönetiyorsunuz. Tür-kiye'nin AB'ye katılım sürecinde
önemli bir dönemeçteyiz. AB'yi ve Türkiye'yi tanıyan bir işadamı ve
yönetici olarak bu hassas dönemde AB'ye ve Türkiye'ye mesajlarınız
nelerdir? ü AB'ye verilecek mesaj son de-rece basit: Türkiye çok
büyük ve enerjik bir piyasadır. Dar bir bakış açısından yaklaşarak
böyle bir piyasayı küstürmemek ve süratle de devreye sokmak her
Avrupalı’nın önceliği olmalıdır. Avupalılar Türki-ye'ye tereddütle
yaklaşıyorlar. Tür-kiye'nin AB'ye katılımının Avrupa'-nın lehine
çalışacak bir etken ol-duğunu, Türkiye'nin neler getirebi-leceğini
anlatmak lazım. Biz, sivil kuruluşlar olarak bunu elimizden geldiğince
yapmaya çalışıyoruz. Benim mesajım özellikle
Türkiye'ye. Avrupa bunu bir yere kadar anlamaya başladı. Çarklar
dönmeye başladı. Her düzende ve her seviyede Avrupalı, Türkiye
üze-rinden ne tip beklentileri olabilece-ğinin farkında. Türkiye
açısında ise, AB'ye katılım konusunda büyük bir istek ve gayret
görülmekle bera-ber, gerçek anlamda gerekenlerin yapıldığına
inanmıyorum. Türkiye'nin bu
katılımdan en büyük beklentisi büyük para akışla-rının, sermaye
akışının sağlanması, üretimin artması, bunun olabilmesi için de
yatırımların yapılması... An-cak bu hedefler için Avrupa'ya ye-teri
kadar cazip ortamları yaratamadık. Kanunlarla yarattık ama bu kanunları
yavaş yavaş bürokrasinin baskısıyla geri saydırmaya başladık. Avrupalı
politikacıların söyledikleri son derece doğru: Yasalarımız çıktı fakat
pratik uygulama yürümüyor. Türk bürokrasisi bugün özelleştir-meyi ciddi
anlamda engelliyor. Ben, mesela kendi sektörümde, gaz kanununu okudum,
iki senedir herkes buna hazırlanıyor. Özel yatı-rımcı gaz piyasasına
girecek, büyük para akacak. Geçenlerde Meclis'e bir kanun taslağı
gönderildi. Bir maddesinde, daha önce gazın özel-leştirilmesine yönelik
çıkan kanunu tek maddeyle iptal eden bir tuzak söz konusu... Bunun
gibi, elektrik santrallerinin özelleştirilmesi, satışı, yeniden
yapılandırılması gibi konular son derece yavaş yürüyor. Oysa Türkiye'ye
buradan milyarlarca do-lar para girebilir. Türkiye'de bugün-kü sistem
yenilenebilir. Yabancı firmalar kâr eder, Türkiye de kazanır ve
şirketlerin kazancından vergilerini alır.
Bütün bu idame yatırımlarının başkaları
tarafından yapılmasını te-min etmek de önemlidir. Eldeki
malzemeyi mümkün olduğunca paraya çevirmek de... Türkiye elindeki büyük
kozları, avantajları ge-reği gibi kullanamıyor. Türkiye'ye bu konuda
verilebilecek tek mesaj, özellikle siyasilerin bürokratlarıyla
hesaplarını iyi yapmaları ve dengeleri iyi kurmaları... Bürokrasi
güçleri elinde tutmaya çalışıyor. Dün bu böyleydi, bugün de hâlâ bu
kavga veriliyor. Sistemden beslenenler sistemi değiştiremezler. Bu-gün
sistemden beslenenler de sistemin değişmesinin önünde durmaktadırlar.
Bu konuyu vurgulamak istedim. ü AB dosyasını bir kenara bıra-kırsak,
Türk ekonomisine ve Tür-kiye'nin potansiyeline bakış açınız nedir?
Küresel boyutta Türkiye'nin yerini nasıl görüyorsunuz? Ülkenin AB ile
veya AB'siz geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?