Kadın sözü Dolunay Uluç "Anadolu" dergisinin son İngilizce özel
sayı-sına gelen tepkiler o kadar güzel ve olumlu oldu ki,
"Yorulduğumuza değdi" dedik. Emeklerin boşa gitmemesi, ortaya ciddi ve
kaliteli bir ürün çıkması güzel oluyor. Türkiye ve Türkler için bir
şeyler yapabiliyor olmanın mutluluğunu yaşamak da büyük
keyif... "Züğürt" olduğumuz için, her seferinde
çevremizden, tanıdıklardan ilan desteği istiyoruz, kimseyi zorlamadan,
kimseye yalvarmadan... Ekipten bir arkadaşımız, bir işadamından ilan
istemiş ve o kişi, "Anadolu dergisinin paraya ihtiyacı yoktur.
Arkalarında Türk Devleti varmış" gibilerden bir şeyler söylemiş. Bu
söylenti ilk değil ve artık bize bir "iltifat" gibi gözüküyor. De-mek o
kadar kaliteli bir iş yapıyoruz ki arkamızda koskoca bir devletin
bulunduğu varsayılıyor. Türk Devleti'nden yana
olduğumuzu hiç saklamadık. Bu Devlet'in, ilkelerinin, bu ülkenin ve
insanlarının uğruna can verecek kadar sevgi doluyuz. Keşke söylentiler
doğru olsa, Devlet yurtdışında bizim gibi insanlara sahip çıkıp destek
olsa... Keşke !.. Keşke
Türk Devleti, kendi bürokratlarına hiç yaptıramadığı işleri yapan
binlerce insanın arkasına geçip yardım
sağlasa... Daha önce de yazmıştım:
Demokrasilerde "devlet" vatandaştır. Devlet biziz. Bizim yaptığımız,
vatandaşlık görevidir. Elimizden geldiğince, ülkemize ve devletimize
faydalı bir şeyler üretmek için çaba harcıyoruz.
"Anadolu" dergisinin bugüne kadar elde ettiği
tek sübvansiyon Belçika Valonya Sağlık Bakanlığı'ndan geldi. Geçen yıl
ve bu yıl 3.000 euro verdiler. Yılda 3.000 euro. Hepsi bu. Ve biz bu
sembolik katkıdan büyük mutluluk duyduk.
Derginin arkasında AB'nin olduğu söylentileri
de güzel de biraz fazla mantıksız ve saçma... AB'nin Kemalistlere
bakışını anlamayanlar, bu kurumun Türkiye ve Türkler üzerindeki gerçek
emellerini de anlamıyorlar zaten... Biz laik
Türkiye Cumhuriyeti'nin neferleri-yiz. "Kanla, irfanla kurduk biz
Cumhuriyet'i ; cehennemler kudursa, ölmez nigahvanıyız"
diyoruz. İçimizde bölücü yok, terör destekçisi yok; sadece barış,
demokrasi ve insan sevgisi var. AB bize niye destek olsun
ki? Türk Devleti'nden de, Belçika'dan da,
AB'den de resmen, yazılı belgelerle, senelerdir sübvansiyon desteği
istiyoruz. Taleplerimiz hep reddediliyor.
Okuyucularımız olarak artık bizi iyi tanıyorsunuz. Söylentileri sizler
de bir "iltifat" gibi görün ve yaptığımız işin zorluğunu, boyutlarını
anlayın. "Anadolu" dergisi, kaliteli, iyiniyetli ve yetenekli bir
gönüllüler ekibinin sizlere hizmetidir. Gönlünüzden geldiği gibi
değerlendirin.
Yine de, ben size bir söz vermek
istiyorum. Türkçede, "Erkek Sözü" diye bir
deyim vardır. Ne demekse!.. "Erkek sözü", herhalde "verildiği
zaman kesinlikle tutulan söz" anlamına geliyor. Oysa bizim etrafımızda
söz verip de tutmayan ve sonra hiç utanmadan gözlerimizin içine
bakabilen o kadar çok "erkek" var ki! Ben size
bir söz vereyim:
Eğer günün birinde bir yerlerden maddi destek
bulursak, bu güzel haberi hemen okuyucularımıza aktaracağım.
Bu, "erkek sözü"
değil... "Kadın
sözü"... Güvenebilirsiniz!
Dolunay Uluç Candan Marchee