Atatürk inkilapları [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] Çocuk sayfası



Atatürk inkilapları [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] Çocuk sayfası


fazasında ısrar eden milletlerin ge-lişmesi çok güç olur; belki de hiç olmaz." ATATÜRK KÜLTÜR İNKILABI      Atatürk'ün temel siyasî yaklaşı-mı inkılâplar yoluyla millîleşme ve batılılaşma yönünde köklü bir deği-şimi gerçekleştirmektir. Atatürk dö-neminin kültür ve eğitim politika-sını inceleyen Ali Ata Yiğit şöyle diyor:      "Atatürk inkılâpları, temelde kültürel yapının yeni baştan inşa edilmesi hareketidir. Bu bakımdan bütün inkılâplar, doğrudan veya so-nuçları itibarıyla, kültür politikasının kapsamında mütalaa edilebilir. Tevhid-i tedrisat kanunu veya Harf İnkılâbı, kültür açısından özel bir önem taşımakla birlikte, diğer inkı-lâplardan daha özel bir önem taşımakla birlikte diğer inkılâplardan bağımsız bir zeminde değildir."
     Bütün inkılâplar millîleşme ve batılılaşma yönünde bir değişiklik getirmiştir. Bu değişikliklerin topla-mına sosyolojik olarak kültür değiş-mesi denilebilir. Değişiklikler devlet gücü kullanılarak gerçekleştirildiği için bu tür kültür değişmelerine "mecburî kültür değişmesi" denil-mektedir. Bir kültür inkılâbı olarak da görülen Atatürk inkılâplarını Ali Ata Yiğit'in tasnifiyle buraya aktararak inkılâplara daha yakından bakmaya çalışalım. ATATÜRK İNKILAPLARI ü1 Kasım 1922 : Hilâfetin salta-nattan ayrılarak, saltanatın kaldırılması
ü29 Ekim 1923 : Cumhuriyetin ilanı  ü3 Mart 1924 : Hilâfet ile Şer'iye ve Evkaf Vekâletlerinin kaldırılması. Tevhid-i Tedrisat Kanunun kabulü ü25 Kasım 1925 : Şapka İktisası (Giyilmesi) Hakkında Kanunun ka-bulü  ü30 Kasım 1925 : Tekkelerin, za-viyelerin ve türbelerin kapatılması ve bunlarla ilgili bir takım unvanla-rın yasaklanması  ü26 Aralık 1925 : Milletlerarası takvim ve saatin kabulü  ü17 Şubat 1926 : Batıdan çeviri yoluyla hazırlanan Türk Medenî Kanunu’nun kabulü  üMart 1926 : Dârülelhanda alaturka musiki eğitiminin kaldırılması
ü1927 : Orta öğretimde karma eğitime geçilmesi  ü16 Nisan 1928 : Anayasadan "Türkiye Devletinin dini; din-i İs-lâmdır" maddesinin kaldırılması  ü24 Mayıs 1928 : Milletlerarası rakamların kabulü  ü1 Kasım 1928 : Yeni alfabenin kabulü ü1 Eylül 1929 : Okullarda Arapça ve Farsça derslerinin kaldırılması  ü1930 : İmam-Hatip okullarının bütünüyle kapanması ve orta öğretimden din derslerinin kaldırılması  ü3 Nisan 1930 : Mahallî seçimlerde kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi ü15 Nisan 1931 : Türk Tarihi Tet-kik Cemiyetinin (Türk Tarih Kuru-mu) kurulması  ü19 Şubat 1932 : Halkevlerinin kurulması ü12 Temmuz 1932 : Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin (Türk Dil Kuru-mu) Kurulması  ü18 Temmuz 1932 : Ezanın Türk-çe okunması ü31 Mayıs 1933 : İstanbul Dârül-fünu’nun kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi’nin kurulmasına dair kanunun kabulü. Bu reform kapsamında İlâhiyat Fakültesi’nin yerine İslâm Tetkikleri Enstitüsü’-nün kurulması.  ü21 Haziran 1934 : Soyadı Kanu-nu’nun kabulü ü26 Kasım 1934 : Efendi, Bey, Paşa gibi lâkap ve unvanların kal-dırılması
ü3 Aralık 1934 : Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun’un kabulü  ü5 Aralık 1934 : Milletvekili se-çimlerinde kadınlara seçme ve se-çilme hakkının verilmesi  ü1935 : Köy okulları hariç ilk öğ-retimden din derslerinin kaldırılma-sı  ü1937 : Lâiklik ilkesinin anayasada yer alması       Atatürk inkılâpları, özü itibarıyla, milliyetçi ve medeniyetçi bir ba-kış açısının ürünüdür. Peyami Safa, Türk İnkılâbına Bakışlar adlı klâsik eserinde, inkılâpların bu ilkelere ic-ra edilebileceğini ve bu şekilde tasnif edilebileceğini kaydediyor.  SONUÇ
Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyeti'-nin temeli kültürdür" sözü bir haki-kati ifade etmektedir. Cumhuriyet, her şeyden önce bir kültür inkılâbı-dır. Atatürk Osmanlı modernleşme hareketlerinden beri çeşitli şekiller-de süregelen kültür-medeniyet ayrı-mını reddederek radikal bir batılı-laşmayı ve onun üzerinde yükselecek millî bir kimli-ği kültür inkılâbıyla ger-çekleştirmek istemektedir. İnkılâbı eski müesse-seleri gerekirse zor kullanarak ortadan kaldırmak ve yeni müesseseler kurmak olarak tanımlayan Atatürk, Cumhuriyet inkı-lâbını da bu şekilde ger-çekleştirmiştir. Toplumun içindeki geleneksel-mo-dern ayrımına son veren ve geleneksel kurumları ortadan kaldıran Cumhuriyet inkılâbı, yeni modern kurumlar inşa etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ülkedeki farklı hukukî yapıyı kaldırarak mülkî esa-sa uygun üniter bir hukukî yapıyı gerçekleştirmiştir. Bu şekilde dış müdahalelerin önüne geçilmiş ve toplumsal meseleleri çözemeyecek geleneksel hukukun yarattığı engel-ler aşılmıştır. Bu şekilde modern hukukun temel kavramı olan eşitlik, vatandaşlık temelinde mümkün olabilmiştir. Önce medenî hukukta sağlanan eşitlik daha sonra siyasî alana da taşınmış ve kadınlar her bakımdan erkeklerle eşit hale getirilmiştir. Kadınlara eğitimde sağla-nan fırsat eşitliğiyle, bu kanunî dü-zenlemelerin sözde kalmadan uygulanabilmesinin yolu açılmıştır. Eski kültürün yerine millî ve modern bir kültür inşa edebilmek için hukukî değişiklikler ve yaygın eğitim yanında yeni kurumlar da oluşturulmuştur. Bu kurumların en önemlileri Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumudur. Böylece ilmî verilere dayanan ve sürekli araştırmalarla beslenen güçlü, modern bir Türk kimliği oluşturulmak istenmektedir. Bu şekilde tespit edilen tarih, dil ve kültür görüşü Millî Eğitim Bakanlığı marifetiyle topluma aktarılacaktır. Yeni kültürün topluma aktarılarak benimsetilmesi için eğitim alanında inkılâplar yapılmıştır. Önce eğitim-de ikiliğe son verilerek tevhid-i ted-risat kanunu çıkarılmıştır. Sonra kadınların eğitim hakkından eşit bir şekilde yararlanması sağlanmıştır. Eğitim kurumlarının yaygınlaştırılmasına ve bunun için de öğretmen yetiştirilmesine öncelik verilmiştir. Üniversite eğitiminin yaygınlaştırılması ve iyileştirilmesi için de üni-versite reformu yapılmıştır.      Atatürk'ün Cumhuriyet'in te-meli olarak gördüğü kültüre belki bunlar kadar mühim hizmeti de, bu inkılâbın yapılabileceği ve yaşayabi-leceği iç ve dış siyasî şartları inşa et-miş olmasıdır. Atatürk "Yurtta barış, dünyada barış" politikasının samimi bir uygulayıcısı olarak kül-tür inkılâbının yürüyebileceği, Cum-huriyet kurumlarının ve vatandaşla-rının gelişip serpilebileceği bir siya-sî iklim yaratmıştır. Çağının komü-nizm, faşizm, nasyonel sosyalizm gibi totaliter ideolojilerine kapılma-yan pragmatizmi ve nihai hedef olarak demokrasi idealini benim-semesiyle Atatürk "fikri hür, vicdanı hür" nesillerin yetişmesini temin etmiştir.       Atatürk'ün ölüm döşeğindey-ken hazırladığı ve Başbakan Celal Bayar tarafından 1 Kasım 1938'de TBMM'nin açılış konuşmasındaki sözleri kendisinin kültür konusundaki kararlılığını sergilemektedir:     "Yüksek tahsil gençlerini istedi-ğimiz ve muhtaç olduğumuz gibi millî şuurlu ve modern kültürlü ola-rak yetiştirmek için İstanbul Üniversitesinin tekâmülü, Ankara Üniversitesinin tamamlanması ve Şark Üniversitesi’nin yapılan etüdlerle tesbit edilmiş olan esaslar dairesin-de, Van gölü civarında kurulması mesaisine hızla ve önemle devam edilmektedir.      "Geçen sene tecrübelerinin ümit verici mahiyette olduğunu kaydettiğim eğitmen okulları çok iyi neticeler vermiş ve eğitim kadrosu-na bu yıl 1500 kişi daha ilâve edil-miştir. Önümüzdeki yıllar içinde bu miktarın artırılacağı şüphesizdir.”       "Türk Tarih ve Dil Kurumları-nın çalışmaları takdire lâyik kıymet ve mahiyet arzetmektedir. Tarih te-zimizi reddedilmez delil ve vesika-larla ilim dünyasına tanıtan Tarih Kurumu memleketin muhtelif yerlerinde yeniden kazılar yaptırmış ve beynelmilel toplantılara muvaffa-kiyetle iştirak ederek yaptığı tebliğ-lerle ecnebi uzmanların alâka ve takdirlerini kazanmıştır.”      "Dil Kurumu en güzel ve feyizli bir iş olarak türlü ilimlere ait Türk-çe terimleri tesbit etmiş ve bu su-retle dilimiz yabancı dillerin tesirin-den kurtulma yolunda esaslı adımı-nı atmıştır.”       "Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hâdise olarak kaydetmek isterim."     Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümünü kutlarken, bugün gurur duyduğumuz çağdaş ve modern Türkiye’nin katettiği yolları ve Ata’mıza neleri borçlu olduğumuzu anımsamalıyız.